"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇLAR : Zimmet, 1163 sayılı Kooperatifler Kanunu'na (1163 sayılı Kanun) muhalefet
HÜKÜMLER : Mahkumiyet (tüm sanıklar hakkında zimmet suçundan, ayrıca sanık ... hakkında 1163 sayılı Kanun'a muhalefet suçundan), beraat (sanık ... dışındaki tüm sanıklar hakkında 1163 sayılı Kanun'a muhalefet suçundan)
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
Mahalli mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle dosya incelendi:
Hazinenin vekili aracılığıyla verdiği 05.03.2018 tarihli dilekçesinin temyiz iradesi içermediği, kamu davasına katılma istemine yönelik olduğu anlaşılmakla, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 260/1. maddesine göre zimmet suçundan katılan sıfatını alabilecek surette zarar görmüş olan ... ile ...Bakanlığının kanun yoluna başvurma haklarının bulunması ve hükümlerin ...Bakanlığı vekili tarafından 7417 sayılı Kanun'un yürürlük tarihi olan 05.07.2022 tarihinden önce temyiz edilmesi, ... vekilinin ise davaya katılma talebinde bulunması karşısında, 7417 sayılı Kanun'un 40. maddesiyle değişik 3628 sayılı Kanun'un 18/2. madde ve fıkra hükmü uyarınca başvuru tarihinde müdahil sıfatını kazandıkları keza ...Bakanlığının 1163 sayılı Kanun'a muhalefet suçundan kurulan hükümler yönünden temyiz hakkının bulunduğu gözetilerek, başvurularının kapsamına göre incelemenin, sanıklar müdafiinin mahkumiyet hükümlerine, beraat hükümlerine yönelik vekalet ücretine münhasır, katılan Bakanlık vekilinin 1163 sayılı Kanun'a muhalefet suçundan verilen beraat hükümlerine ilişkin temyiz itirazlarıyla sınırlı yapılmasına karar verildikten sonra gereği düşünüldü:
1)Sanıklar hakkında 1163 sayılı Kanun'a muhalefet suçundan verilen beraat ve mahkumiyet hükümlerine yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Sanıklara isnat edilen 1163 sayılı Kanun'a muhalefet suçunun aynı Kanun'un ek 2/1. maddesinde öngörülen cezasının üst sınırı itibarıyla 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 66/1-e maddesinde belirtilen 8 yıllık asli dava zamanaşımı süresine tabi olduğu, zamanaşımını kesen son işlem olan 17.12.2014 tarihli mahkumiyet hükmü ile inceleme günü arasında bu sürenin gerçekleştiği anlaşıldığından, hükümlerin 5320 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun'un (5320 sayılı Kanun) 8/1. maddesi de gözetilmek suretiyle 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu'nun (1412 sayılı Kanun) 321. maddesi uyarınca ayrı ayrı BOZULMASINA ancak bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun'un 322/1 ve 5271 sayılı Kanun'un 223/8. maddeleri uyarınca sanıklar hakkında açılan kamu davalarının zamanaşımı nedeniyle ayrı ayrı DÜŞMESİNE,
2)Sanıklar hakkında zimmet suçundan verilen mahkumiyet hükümlerine yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde ise;
... başkanı olan sanık ... hakkında, yetkilisi olduğu ....'den kooperatife 11.800,00 TL tutarında yakacak odun alınmış gibi göstermek suretiyle bu meblağı uhdesinde tuttuğundan bahisle, tüm sanıklar hakkında ise stoklarda gözüken ancak var olmadığı tespit edilen 51.111,04 TL tutarındaki odun ve tomruğun uhdelerinde bulunduğu iddiasıyla zimmet suçundan cezalandırılmaları talebiyle açılan kamu davasında sanıkların mahkumiyetine karar verilmiş ise de; 51.111,04 TL tutarındaki zimmet isnadına ilişkin olarak; kooperatifin eski muhasebecisi olan tanık ...'ün malın doğrudan orman işletmesinden ... isimli firmaya gönderildiğini ancak faturaların orman işletmesi tarafından kooperatif adına kesildiğini, kooperatifin yalnızca aracı olduğunu beyan ettiği yine ... firmasının vekili olduğunu belirten ...'ın tanık olarak alınan beyanında, orman işletmesinden alınan malların ... firmasına transferini kamyoncular kooperatifinin bir üyesi olarak bizzat yaptığını, kooperatifçe fatura kesilmesinin unutulduğunu belirttiği, mahkemece mahkumiyet hükmüne esas alınan 21.03.2014 tarihli bilirkişi raporunun adı geçen tanıkların beyanlarının alınmasından önce düzenlendiği ve rapor düzenlenirken ... Müdürlüğünce müzekkereye cevaben dosyaya sunulan bilgi ve belgelerin nazara alınmadığı anlaşılmakla, buna ilişkin bilgi belge varsa getirtilmesinden sonra dosyanın tüm ekleri ile birlikte 21.03.2014 tarihli raporu düzenleyen heyete tevdii ile anılan hususlara yönelik ek rapor alınması, 11.800,00 TL tutarındaki zimmet isnadına ilişkin olarak ise; sanık ...'nın idari soruşturma aşamasındaki ifadesinde belgelendiremediği giderleri karşılamak için bu faturayı kestiğini beyan etmesi, soruşturma ve kovuşturma aşamasında ise yetkilisi olduğu şirketten kooperatife odun satışının gerçekte yapıldığını savunması karşısında, odunların gerçekte alınıp alınmadığı, alındı ise bu odunlar üzerinde kooperatifçe nasıl bir tasarrufta bulunulduğu hususlarında sanığın savunmasının alınması ve yönetim kurulu üyelerinin tanık olarak beyanına başvurulması, buna ilişkin bilgi ve belge varsa getirtilmesi sonrasında, Yönetim kurulu üyesi olan sanıkların kooperatif ile ilgili işlerin fiiilen başkan olan sanık ... tarafından yürütüldüğüne yönelik savunmaları nazara alınıp tüm deliller birlikte değerlendirilerek sanıkların hukuki durumunun takdir ve tayini gerekirken eksik inceleme ve yanılgılı değerlendirme sonucu yazılı şekilde hükümler kurulması,
Kabule göre de;
Adli sicil kaydına nazaran mükerrir olan sanık ... hakkında, 5237 sayılı Kanun'un 58/6-7. maddesindeki tekerrür hükümlerinin uygulanmaması,
Sanık ...'ın adli sicil kaydında yer alan Köyceğiz (Kapatılan) Sulh Ceza Mahkemesince verilen 2010/294 Esas, 2010/286 sayılı hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair Kararın 5271 sayılı Kanun'un 231/11. maddesi gereğince ele alınması için ilgili Mahkemeye ihbarda bulunulması gerektiğinin gözetilmemesi,
Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 tarihli ve 2014/140 Esas, 2015/85 sayılı iptal Kararının 24.11.2015 tarihli ve 29542 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanmış olması nedeniyle 5237 sayılı Kanun'un 53/1. maddesiyle ilgili yeniden değerlendirme yapılmasında zorunluluk bulunması,
Yüklenen suçu 5237 sayılı Kanun'un 53/1-d madde-fıkra ve bendindeki hak ve yetkileri kötüye kullanmak suretiyle işlediği kabul edilen sanıklar hakkında 53/5. maddesi gereğince bu bentteki hak ve yetkileri kullanmaktan yasaklanmaları yerine 53/1-a madde-fıkra ve bendinde sayılan hak ve yetkileri kullanmaktan yasaklanmalarına hükmolunması,
Kanuna aykırı, sanıklar müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden hükümlerin 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddesi de gözetilerek 1412 sayılı Kanun'un 321 ve 326/son maddeleri uyarınca BOZULMASINA 30.06.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.