"İçtihat Metni"
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ:Ceza Dairesi
SAYISI: 2020/2700 Esas, 2021/476 Karar
SUÇ: Zimmet
HÜKÜM: Hüküm düzeltilerek istinaf başvurularının esastan reddi
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Onama
Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında kurulan hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz istemlerinin süresinde olduğu, temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKİ SÜREÇ
A. İlk Derece
Rize Ağır Ceza Mahkemesinin 21.12.2018 tarihli ve 2018/94 Esas, 2018/564 sayılı Kararı ile sanığın, zimmet suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 247/1, 43/1 ve 62. maddeleri uyarınca 5 yıl 2 ay 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına ve aynı Kanun'un 53/1-2-3. madde ve fıkraları gereği hak yoksunluklarına hükmolunmuştur.
B. İstinaf
Sanık müdafiinin ve suçtan zarar gören Hazine vekilinin istinaf talepleri üzerine duruşma açılmaksızın yapılan inceleme neticesinde Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 6. Ceza Dairesinin 19.02.2021 tarihli ve 2020/2700 Esas, 2021/476 sayılı Kararı ile hüküm düzeltilerek istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
1. Katılan Bakanlık Vekilinin Temyiz İstemi
Sanığın zincirleme şekilde zimmet suçunu işlediğinin sabit olduğuna, üst sınırdan cezalandırılması gerektiğine, kurum lehine vekalet ücreti verilmemesinin hukuka aykırı olduğuna, kararın bozulması gerektiğine ve sair hususlara ilişkindir.
2. Sanık Müdafiinin Temyiz İstemi
Sanığın, katılana ait emekli aylığını kendisinin kullanmadığına, bu paraların sanık tarafından yeni vasi ... ve tanık ...'a paraların verildiğine, tanık ve vasinin bu hususu doğruladığına, sanığın rahatsızlığı nedeniyle askerlik görevini dahi gerçekleştirmemiş olduğuna, olayda kasıt unsurunun bulunmadığına, kararın bozulması gerektiğine ve sair hususlara ilişkindir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre sair temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
Ancak;
Sanık müdafii tarafından sunulan 17.12.2018 tarihli dilekçe ile sanığın mahkeme huzurundaki davranışları, kendisini ifade ediş biçimi ve vasi ...’ın beyanları gereğince bilirkişi raporunda belirtilen tutarı bizzat kendisi için harcayamayacak durumda olduğu ve rahatsızlığı nedeni ile askerlik görevini dahi ifa edemediğinin ileri sürülmesi karşısında, sanığın suç tarihi itibariyle işlediği iddia edilen eylemlerin 5237 sayılı Kanun'un 32. maddesi kapsamında hukuki anlam ve sonuçlarını algılama ve davranışlarını yönlendirme yeteneğini tamamen veya kısmen kaldıracak akıl hastalığı bulunup bulunmadığının tespiti bakımından usulüne uygun rapor alınarak, sonucuna göre hukuki durumunun tayin ve takdirinin gerektiğinin gözetilmemesi,
Hukuka aykırı bulunmuştur.
III. KARAR
Değerlendirme ve gerekçe bölümünde açıklanan nedenle, başkaca yönleri incelenmeyen, Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 6. Ceza Dairesinin Kararının, 5271 sayılı Kanun’un 302/2. maddesi uyarınca, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun'un 304/1. madde ve fıkrası uyarınca Rize Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 6. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,22.05.2025 tarihinde karar verildi.