Logo

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi

SAYISI : 2020/262 Esas, 2021/1531 Karar

SUÇ : İhmali davranışla görevi kötüye kullanma

HÜKÜMLER : 1)Samsun 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 15.10.2019 tarihli ve 2018/167 Esas, 2019/976 sayılı Kararı ile; atılı suçtan mahkumiyet,

2)Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 6. Ceza Dairesinin 31.05.2021 tarihli ve 2020/262 Esas, 2021/1531 sayılı Kararı ile; istinaf başvurusunun esastan reddi.

TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama

İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 1136 sayılı Avukatlık Kanunu'nun (1136 sayılı Kanun) 59 uncu maddesinin beşinci fıkrası ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrasınca temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrasına istinaden temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereğince temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ

1.Çarşamba Cumhuriyet Başsavcılığının, 22.12.2017 tarihli ve 2017/7573 Soruşturma, 2017/1215 Esas, 2017/120 numaralı İddianamesiyle sanık hakkında ihmali davranışla görevi kötüye kullanma suçundan 1136 sayılı Kanun'un 59 uncu maddesi uyarınca son soruşturmanın açılması kararı verilmesi talep edilmiştir.

2.Çarşamba Ağır Ceza Mahkemesinin, 07.02.2018 tarihli ve 2018/7 Esas, 2018/23 sayılı Kararı ile sanık hakkında ihmali davranışla görevi kötüye kullanma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanun'un (5237 sayılı Kanun) 257 nci maddesinin ikinci fıkrası ve 53 üncü maddesi uyarınca yargılamasının yapılması ve delillerin takdiri için 1136 sayılı Kanun'un 59 uncu maddesine göre son soruşturmanın Samsun Ağır Ceza Mahkemesinde açılıp yapılmasına karar verilmiştir.

3.Samsun 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 15.10.2019 tarihli ve 2018/167 Esas, 2019/976 sayılı Kararı ile sanık hakkında ihmali davranışla görevi kötüye kullanma suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 257 nci maddesinin ikinci fıkrası, 62 nci, 50 nci ve 52 nci maddeleri uyarınca 2 ay 15 gün hapis cezası karşılığı 3.000 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına hükmedilmiştir.

4.Sanığın istinaf talebi üzerine duruşma açılmaksızın yapılan inceleme neticesinde Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 6. Ceza Dairesinin, 31.05.2021 tarihli ve 2020/262 Esas, 2021/1531 sayılı Kararı ile istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ

Sanığın temyiz istemi, mahkeme kararı doğrultusunda ihtar çekilmesi gereken süre içerisinde katılanın ihtar çekilecek olan iş yerinde çalışmakta olduğu, yine katılanın kıdem tazminatı ve diğer alacaklarını bizzat kendisinin iş yerine başvurarak tahsil ettiği, bu itibarla verilen kararın usul ve yasaya uygun olmadığı hususlarına ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR

Temyizin Kapsamına göre;

A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü

Samsun Barosuna kayıtlı avukat olarak görev yapan ve katılanın vekilliğini üstlenen sanığın; katılanın işine son verilmesi nedeniyle açtığı işe iade davasında işe iade kararı verilmesi ve kararın Yargıtay tarafından onanarak sanığa tebliğ edilmesine rağmen, on günlük hak düşürücü süre içerisinde davalı işverene katılanın işe başlaması için gereken ihtarı çekmeyip hak kaybına sebebiyet vermek suretiyle görevini ihmal ettiği kabul edilerek mahkumiyetine karar verilmiştir.

B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü

Kararın istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince duruşma açılmadan dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde, İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda, 5237 sayılı Kanun'un 53 üncü maddesinin beşinci fıkrası uyarınca hak yoksunluğuna karar verilmemesi aleyhe istinaf talebi olmadığından eleştiri konusu yapılmış ve istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

IV. GEREKÇE

Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre sair temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.

Ancak;

Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 03.06.2008 tarihli ve 2008/149 Esas, 2008/163 sayılı Kararında da belirtildiği gibi hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilip verilmeyeceğinin 5271 sayılı Kanun'un 231 inci maddesinin beşinci ve altıncı fıkralarındaki şartlar gözetilmek suretiyle seçenek yaptırımlara çevirme ve erteleme gibi diğer kişiselleştirme nedenlerinden önce hakim tarafından değerlendirilmesinin zorunlu bulunduğu nazara alınarak; 5271 sayılı Kanun'un 231 inci maddesinin altıncı fıkrası uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılması için suçun işlenmesiyle mağdurun veya kamunun uğradığı zararın, aynen iade, suçtan önceki hale getirme veya tazmin suretiyle tamamen giderilmesi gerekmekte ise de; Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 03.02.2009 tarihli, 2008/11-250 Esas, 2009/13 sayılı Kararında yer alan ''kanaat verici basit bir araştırma ile belirlenecek maddi zararların esas alınması, manevi zararların bu kapsama dahil edilmemesi gerektiği'' şeklindeki kabulü ile ilk derece mahkemesince katılanın hak kaybına sebebiyet verilmek suretiyle ihmali davranışla görevi kötüye kullanma suçunun işlendiğine dair gerekçesi ve katılanın ihtar çekilmesi gereken hak düşürücü süre içerisinde sigortalı olarak çalışıyor olması karşısında, atılı görevi kötüye kullanma suçu açısından oluşan maddi zararın nelerden ibaret olduğunun somut olarak belirlenmesinden, sanığa bu zararı giderme imkanı tanınmasından ve suçtan kaynaklı zararın giderilip giderilmediğinin araştırılmasından sonra, sanığın kişilik özellikleri ve duruşmadaki tutum ve davranışları da irdelenerek yeniden suç işleyip işlemeyeceği hususunda ulaşılacak kanaate göre hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasının gerekip gerekmediğine karar verilmesi gerekirken, 5271 sayılı Kanun'un 231 inci maddesinin 6 ncı fıkrasındaki objektif ve subjektif koşullar değerlendirilmeksizin "katılanın uğradığı zararı aynen iade, suçtan önceki hale getirme veya tazmin suretiyle tamamen gidermemesi" şeklindeki yasal ve yeterli olmayan gerekçeyle sanık hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yer olmadığına hükmolunması,

Kısa süreli adli para cezasının adli para cezasına çevrilmesi sırasında adli para cezasına esas alınan tam gün sayısının hüküm fıkrasında gösterilmemesi sebebiyle 5237 sayılı Kanun'un 52 nci maddesinin üçüncü fıkrasına ve 5271 sayılı Kanun'un 232 nci maddesinin altıncı fıkrasına muhalefet edilmesi,

Nedenleriyle İlk Derece Mahkemesi kararının bozulması yerine istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesi hukuka aykırı görülmüştür.

V. KARAR

Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 6. Ceza Dairesinin, 31.05.2021 tarihli ve 2020/262 Esas, 2021/1531 sayılı Kararına yönelik sanığın temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 5271 sayılı Kanun'un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası ve 307 nci maddesinin beşinci fıkrası gereği, Tebliğname'ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,

Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun'un 304 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi gereği Samsun 1. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 6. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

07.11.2023 tarihinde karar verildi.

***