Logo

"İçtihat Metni"

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi

SAYISI : 2020/384 Esas, 2021/592 Karar

SUÇ : İcrai davranışla görevi kötüye kullanma

HÜKÜM : Mahkumiyet

TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma

Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz isteklerinin süresinde olduğu, temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ

1)Ankara 12. Ağır Ceza Mahkemesinin, 05.12.2019 tarihli ve 2018/675 Esas, 2019/573 sayılı Kararı ile; sanık hakkında görevi kötüye kullanma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 257/1. maddesi gereği 1 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına, 58. maddesi gereğince tekerrür hükümlerinin uygulanarak cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine ve aynı Kanun'un 53. maddesi uyarınca hak yoksunluklarına hükmolunmuştur.

2)Katılan vekili ile sanığın istinaf istemleri üzerine duruşma açılarak yapılan inceleme neticesinde Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesinin, 02.06.2021 tarihli ve 2020/384 Esas, 2021/592 sayılı Kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan mahkumiyet hükmünün 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 280/2. maddesi uyarınca kaldırılarak sanığın görevi kötüye kullanma suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 257/1. maddesi gereği 1 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına ve aynı Kanun'un 53. maddesi uyarınca hak yoksunluklarına karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ

Sanığın temyiz istemi, suçun maddi ve manevi unsurlarının oluşmadığına,

Katılan vekilinin temyiz istemi, sanığın eyleminin zimmet suçu kapsamında olduğuna,

İlişkindir.

III. GEREKÇE

Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine,

Ancak;

Sanığın mahkemece oluşa uygun olarak sübutu kabul edilen eyleminin 5237 sayılı Kanun'un 155/2. maddesinde düzenlenen hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma suçunu oluşturduğu gözetilmeden suç vasfında yanılgıya düşülerek yazılı şekilde hüküm kurulması,

Hukuka aykırı bulunmuştur.

IV. KARAR

Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle katılan vekilinin ve sanığın temyiz istemleri yerinde görüldüğünden hükmün, 5271 sayılı Kanun'un 302/2. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,

Dava dosyasının, bozmaya konu kararın niteliği de gözetilerek 5271 sayılı Kanun’un 304/2. maddesi uyarınca Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

09.10.2024 tarihinde karar verildi.

***