Logo

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi

SAYISI : 2021/1493 Esas, 2021/1487 Karar

SUÇLAR : Zimmet, icrai davranışla görevi kötüye kullanma

HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddine

TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma

İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 1136 sayılı Avukatlık Kanunu'nun 59. maddesinin son fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 260/1. maddesi gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291/1. maddesi gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294/1. maddesine istinaden temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi gereğince temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:

I. HUKUKİ SÜREÇ

1) Konya 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 30.03.2021 tarihli ve 2019/400 Esas, 2021/181 sayılı Kararı ile sanığın zimmet suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 247/1, 62, 53/1, 53/5. maddeleri gereğince 4 yıl 2 ay hapis cezası ile hak yoksunluklarına, icrai davranışla görevi kötüye kullanma suçundan ise aynı Kanun'un 257/1, 62, 53/1, 53/5. maddeleri gereğince 5 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hakkında hak yoksunlukları uygulanmasına karar verilmiştir.

2) Konya Bölge Adliye Mahkemesi 6. Ceza Dairesinin 06.07.2021 tarihli ve 2021/1493 Esas, 2021/1487 sayılı Kararı ile istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ

Sanığın temyiz istemi, katılanın kendisine hiçbir masraf vermediğine, buna ilişkin delil sunamadığına, tüm masrafları kendi cebinden karşıladığına, görevini gereği gibi yerine getirdiğine, beraatine karar verilmesi gerektiğine ve sair hususlara ilişkindir.

III. GEREKÇE

1-Görevi kötüye kullanma suçundan verilen mahkumiyet hükmüne yönelik istinaf başvurusunun esastan reddi kararı yönünden

Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine,

Ancak;

Sanığın sübutu kabul edilen eyleminin 5237 sayılı Kanun'un 257/2. maddesinde düzenlenen ihmali davranışla görevi kötüye kullanma suçuna uymasına rağmen yanılgılı değerlendirme sonucu aynı Kanun maddesinin birinci fıkrası gereği cezalandırılmasına karar verilmesi,

Yüklenen suçu bir suç işleme kararının icrası kapsamında değişik zamanlarda birden fazla kez işlediği anlaşılan sanık hakkında zincirleme suç hükümlerini içeren 5237 sayılı Kanun'un 43/1. maddesinin uygulanmaması,

5237 sayılı Kanun'un 53/1-e madde-fıkra ve bendindeki hak ve yetkileri kötüye kullanmak suretiyle işleyen sanık hakkında aynı Kanun'un 53/5. madde ve fıkrası gereğince bu bentteki hak ve yetkilerin tamamını kullanmaktan yasaklanması yerine avukatlık görevini yapmaktan yasaklanmasına karar verilmek suretiyle sınırlı uygulama yapılması.

2-Zimmet suçundan kurulan mahkumiyet hükmüne yönelik istinaf başvurusunun esastan reddi kararı yönünden

Dairemizce de benimsenen Ceza Genel Kurulunun 17.06.2021 tarihli ve 2021/5-43 Esas, 2021/287 sayılı Kararında da açıklandığı üzere; sanık ile katılan arasındaki vekalet ilişkisinde kamu otoritesi ve kamu gücünün kullanılmadığı, söz konusu paranın teslim edilmesinin sanığın avukat olmasının doğal sonucu değil katılan tarafından şahsına duyulan ... ilişkisi nedeniyle verilen ahzu kabz yetkisi kapsamında gerçekleştirildiği ve buna bağlı olarak da aralarındaki ilişkinin hizmet ilişkisi kapsamında kaldığı gözetildiğinde, sanığın eyleminin 5237 sayılı Kanun'un 155. maddesinin ikinci fıkrasında tanımı yapılan hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma suçunu oluşturacağı ve 24.10.2019 tarihinde 30928 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren 7188 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un 26. maddesi ile değişik 5271 sayılı Kanun'un 253. maddesinin birinci fıkrasının (b) bendine eklenen alt bentler arasında yer alan hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma suçunun da uzlaşma kapsamına alındığının anlaşılması karşısında; 5237 sayılı Kanun'un 7. maddesinin ikinci fıkrasının ''Suçun işlendiği zaman yürürlükte bulunan kanun ile sonradan yürürlüğe giren kanunların hükümleri farklı ise, failin lehine olan kanun uygulanır ve infaz olunur.'' hükmü de gözetilerek, 6763 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu İle Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un 35. maddesi ile değişik 5271 sayılı Kanun'un 254. maddesi uyarınca aynı Kanun'un 253. maddesinde belirtilen esas ve usûle göre uzlaştırma işlemleri yerine getirildikten sonra, sonucuna göre sanığın hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,

Hukuka aykırı bulunmuştur.

IV. KARAR

Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle sanığın temyiz istemi yerinde görüldüğünden, zimmet suçundan kurulan mahkumiyet hükmü yönünden esası incelenmeyen hükümlerin 5271 sayılı Kanun'un 302/2. maddesi ve 307/5. maddesi gereği, Tebliğname'ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,

Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun'un 304/2. maddesi uyarınca Konya 1. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Konya Bölge Adliye Mahkemesi 6. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

30.09.2024 tarihinde karar verildi.

***