"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2021/702 E., 2021/1041 K.
SUÇ : Rüşvet alma (sanık ... hak.), rüşvete yardım (sanık ... hak.), rüşvet verme (diğer sanıklar hak.)
HÜKÜM : İstinaf başvurusunun doğrudan ve düzeltilerek esastan reddi
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
Bölge Adliye Mahkemesince verilen hükümlerin temyizi üzerine yapılan ön incelemede;
Dairemizce de benimsenen Yargıtay Ceza Genel Kurulunun, 10.03.2009 tarihli ve 2009/2-43 Esas, 2009/56 sayılı Kararında; kesin nitelikteki hükümlerin, suç vasfına yönelik aleyhe temyiz yasa yoluna başvurulması halinde temyiz incelemesine konu olabilecekleri kabul edildiğinden ve katılan Hazine vekilinin sanıklardan ... hakkındaki hükmü "suç vasfına" ilişkin, eylemin rüşvet suçunu oluşturabileceğinden bahisle aleyhe temyiz ettiği, buna karşılık adı geçen sanık müdafiinin temyiz talebinde suç vasfına ilişkin bir temyiz itirazının bulunmadığı anlaşılmakla, temyiz incelemesinin katılan Hazine vekilinin temyiz istemi ile sınırlı ve tüm hükümlere yönelik yapılmasına karar verildikten sonra gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1)Bodrum Ağır Ceza Mahkemesinin, 03.03.2020 tarihli ve 2018/271 Esas, 2020/102 sayılı Kararı ile sanıklar hakkında rüşvet alma ve rüşvet verme suçlarından açılan kamu davasında, ... Kahraman dışındaki sanıkların 5271 sayılı Kanun'un 223/2-e maddesi gereği ayrı ayrı beraatlerine, sanık ...'ın ise değişen suç vasfına göre görevi kötüye kullanma suçundan, TCK'nın 257/1, 43 ve 62. maddeleri uyarınca 1 yıl 3 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına hükmolunmuştur.
2)İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 10. Ceza Dairesinin, 27.04.2021 tarihli ve 2021/702 Esas, 2021/1041 sayılı Kararı ile katılan vekili ile sanık ... müdafiinin istinaf başvurularının sanık ... hakkında 5237 sayılı Yasa'nın 53/1. maddesinin hükme eklenmesi suretiyle düzeltilerek esastan reddine, rüşvet verme suçundan diğer sanıklar hakkında ise doğrudan esastan reddine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Katılan vekilinin temyiz sebepleri, isnat edilen rüşvet alma ve rüşvet verme suçlarının tüm unsurlarının oluştuğuna, tüm sanıkların bu suçlardan cezalandırılmaları gerektiğine ilişkindir.
Sanık ... müdafiinin temyiz itirazları ise; görevi kötüye kullanma suçunun unsurlarının oluşmaması nedeniyle beraat kararı verilmesi gerektiğine ve hükmün açıklanmasının geri bırakılması kurumunun hukuka aykırı şekilde işletilmemesine yöneliktir.
III. GEREKÇE
Suç tarihlerinde Milas 75. Yıl Devlet Hastanesinde kadın doğum uzmanı olarak görev yapan sanık ...'ın, kendisinin icapçı olmadığı zamanlarda doğuma katılmasını isteyen hastalarından doğuma girme, kürtaj yapılmasını isteyen hastalarından da bu işlemi yapmak karşılığında para istediği, kabul eden hastaların doğumlarına katıldığı ya da kürtaj işlemlerini gerçekleştirdiği ve sonrasında anlaşılan parayı almak suretiyle üzerine atılı rüşvet alma, sanık ...'ın sekreterliğini yapan sanık ...'nin doktor olan sanık ... adına rüşvete konu parayı teslim almak suretiyle rüşvete yardım etme, diğer sanıkların ise sanık ...'ın talebi üzerine, kendisinin doğuma girmesi ya da kürtaj işlemini yapması karşılığında istenilen parayı vermek suretiyle rüşvet verme suçlarını işledikleri iddiası ile açılan kamu davasında yapılan yargılama sonucunda, her ne kadar sanık ...'ın eyleminin zincirleme şekilde icrai davranışla görevi kötüye kullanma suçunu oluşturduğunun kabulü ile bu suçtan mahkumiyetine, diğer sanıkların ise beraatlerine karar verilmiş ve anılan bu kararlara yönelik istinaf başvurularının da doğrudan ve düzeltilerek esastan reddine hükmedilmiş ise de; rüşvet verme suçundan kamu davası açılan kişilerin ya da yakınlarının hangi tarihlerde doğum ya da kürtaj işlemlerinin yapıldığı, sonra, tape kayıtlarındaki tespitler ile sanık ... tarafından yapılan doğum ve kürtaj işlemlerine ilişkin her bir olayın ayrı ayrı değerlendirilerek rüşvet anlaşmasının ne zaman yapıldığı, doğum ve kürtaj işinin ne zaman yapıldığı, paranın ne zaman verildiği hususlarında gerektiği takdirde bu konuda hastane ve tape kayıtlarından anlayan bilirkişilerden oluşacak heyetten rapor aldırılmasından sonra, para alıp vermeye ilişkin anlaşmanın yapılacak tıbbi müdahaleden önce olduğunun tespiti halinde rüşvet alma ve verme suçlarının, daha sonra olduğunun belirlenmesi halinde ise görevi kötüye kullanma suçunun oluşacağı gözetilmeden, rüşvet veren konumunda olan sanıkların beyanları arasındaki çelişki de göz önüne alındığında hangi beyana neden üstünlük tanındığı denetime olanak verecek şekilde karar yerinde tartışılmadan, eksik araştırma ve yetersiz gerekçe ile yazılı şekilde hükümler kurulması,
Hukuka aykırı bulunmuştur.
IV. KARAR
1)Ön inceleme bölümünde açıklanan nedenle sanık ... müdafiinin temyiz isteminin, 5271 sayılı Kanun'un 298. maddesinin birinci fıkrası uyarınca, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle REDDİNE,
2)Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle katılan Hazine vekilinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 10. Ceza Dairesinin, 27.04.2021 tarihli ve 2021/702 Esas, 2021/1041 sayılı Kararının, 5271 sayılı Kanun’un 302. maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğname'ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, bozmaya konu kararın niteliği de gözetilerek 5271 sayılı Kanun’un 304. maddesinin ikinci fıkrasının (a) ve (b) bentleri uyarınca gereği için Bodrum Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 10. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
04.07.2024 tarihinde karar verildi.