"İçtihat Metni"
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2021/63 Esas, 2021/1625 Karar
SUÇ : İhmali davranışla görevi kötüye kullanma
HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteğinin süresinde olduğu, temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1.Denizli 6. Ağır Ceza Mahkemesinin, 05.11.2020 tarihli ve 2020/288 Esas, 2020/379 sayılı Kararı ile sanık hakkında atılı suçtan, 5271 sayılı Kanun'un 223/2-a madde, fıkra ve bendi uyarınca beraatine hükmolunmuştur.
2.Katılanın istinaf talebi üzerine dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesinin, 09.07.2021 tarihli ve 2021/63 Esas, 2021/1625 sayılı Kararı ile istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Katılanın temyiz istemi; sanık avukatın süre tutum dilekçesi sonrası gerekçeli istinaf dilekçesi sunmaması sebebiyle, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından yapılan istinaf incelemesinin sadece kamu düzenine aykırılık yönünden yapıldığı, sanığın istinaf dilekçesini gerekçelendirmemesi sebebiyle işin esasına girilmediği, bu nedenle menfaatinin zarar gördüğü, sanığın vekililik görevini layıkıyla yerine getirmediği, sanık hakkında eksik inceleme ile karar verilmiş olması sebebiyle kararın bozulması gerektiği hususlarına ilişkindir.
III. GEREKÇE
Her ne kadar ilk derece mahkemesince sanığın üzerine atılı suçun yasal unsurlarının oluşmadığından bahisle verilen beraat kararına karşı Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş ise de, Denizli Barosunda kayıtlı avukat olan sanığın, davacı katılan vekili sıfatıyla, Denizli 1. İş Mahkemesinin 2017/43 esas sayılı dosyasında görülen işçi ile işveren ilişkisinden kaynaklı alacak davasında, davanın reddine dair 11.09.2018 tarihli ve 2018/130 sayılı karar verildikten sonra mahkemeye süre tutum dilekçesi ibraz ettiği, gerekçeli kararın sanık avukata 24.09.2018 tarihinde tebliğ edilmesine rağmen sanık avukatın 6100 sayılı Kanun'un 345. maddesinde düzenlenen iki haftalık sürede gerekçeli istinaf dilekçesi vermemesi sebebiyle, Denizli 1. İş Mahkemesinin, 06.11.2018 tarihli ve 2017/43 Esas, 2018/130 sayılı ek kararı ile 6100 sayılı Kanun'un 344. maddesi uyarınca davacı katılan vekilinin istinaf başvurusunun yapılmamış sayılmasına karar verildiği, ilgili ek kararın sanık avukata 27.11.2018 tarihinde tebliğ edildiği, sanık avukatın 03.12.2018 havale tarihli dilekçe ile ek karar ve davanın reddine dair karara karşı istinaf başvurusunda bulunduğu, istinaf incelemesi yapan Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesinin, 14.03.2019 tarihli ve 2019/215 esas, 2019/473 sayılı kararı ile "Son duruşmayı takiben gerekçesiz süre tutum dilekçesi verdiği görülen davacı vekilinin gerekçeli kararın (24.09.2018 tarihinde) tebliğinden sonra gerekçeli istinaf dilekçesini karar ve tebliğ anında, 7036 sayılı Yasa'nın 9. maddesi yollamasıyla uygulanması gereken 6100 sayılı Yasa'nın 345. maddesinde düzenlenen sürede (iki haftada) vermediği anlaşılmakla ve dosyada kamu düzenine aykırılık da bulunmadığından ilk derece mahkemesince verilen ek kararın kaldırılarak istinaf talebinin esastan reddine" dair karar verildiği, sanık avukatın süresinde gerekçeli istinaf dilekçesi vermemesi sebebiyle istinaf incelemesinin, 6100 sayılı Yasa'nın 342/3 ve 355. maddeleri gereğince, İş Mahkemesince verilen kararda kamu düzenine aykırılık olup olmadığı hususunda sınırlı olarak yapılarak işin esasına girilmeden istinaf başvurusunun esastan reddine karar verildiğinin anlaşılması karşısında, sanığın üzerine atılı görevi kötüye kullanma suçuna ilişkin olarak objektif cezalandırma şartı olan kamu zararına veya kişilerin mağduriyetine neden olma ya da kişilere haksız bir menfaat sağlama koşullarından birinin gerçekleşip gerçekleşmediği karar yerinde tartışılarak sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesince işin esası yönünde de inceleme yapıldığına dair hatalı değerlendirme yapılarak dosya kapsamına ve oluşa uygun düşmeyen gerekçelerle yazılı şekilde sanığın beraatine karar verilmesi hukuka aykırı bulunmuştur.
IV. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle katılanın temyiz istemi yerinde görüldüğünden hükmün, 5271 sayılı Kanun’un 302/2. madde ve fıkrası gereği, Tebliğname'ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/2-a maddesi uyarınca Denizli 6. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
18.11.2024 tarihinde karar verildi.