"İçtihat Metni"
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2021/1165 Esas, 2021/1620 Karar
SUÇTAN ZARAR GÖRENLER : Hazine, Adalet Bakanlığı
HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma
Bölge Adliye Mahkemesince verilen hükümlerin temyizi üzerine yapılan ön incelemede;
Dairemizce de benimsenen Yargıtay Ceza Genel Kurulunun, 14.02.2017 tarihli, 2015/5-95 Esas, 2017/71 sayılı ve benzer Kararlarında da belirtildiği üzere "suçtan zarar görme" kavramının "suçtan doğrudan doğruya zarar görmüş bulunma hâli" olarak anlaşılması gerektiği, dolaylı veya muhtemel zararların davaya katılma hakkı vermeyeceği, bu nedenle 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 237. maddesine göre sanık ...'a isnat edilen rüşvet verme suçundan doğrudan zarar görmeyen Adalet Bakanlığının kamu davasında katılma ve temyiz hâkkının bulunmadığı anlaşılmıştır.
5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260/1. maddesine göre rüşvet alma ve rüşvet verme suçlarından katılan sıfatını alabilecek surette zarar görmüş olan Hazine ile rüşvet alma suçundan katılan sıfatını alabilecek surette zarar görmüş olan Adalet Bakanlığının kanun yoluna başvurma hâklarının bulunması ve hükümlerin vekilleri tarafından 7417 sayılı Devlet Memurları Kanunu ile Bazı Kanunlarda ve 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamede Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un (7417 sayılı Kanun) yürürlük tarihi olan 05.07.2022 tarihinden önce temyiz edilmesi ile usul hükümlerinin derhal uygulanacağı hususu karşısında, 3628 sayılı Mâl Bildiriminde Bulunulması, Rüşvet ve Yolsuzluklarla Mücadele Kanunu'nun değişiklik öncesindeki 18/2. madde ve fıkra hükmü uyarınca Hazinenin rüşvet alma ve rüşvet verme, 7417 sayılı Kanun'un 40. maddesiyle değişik 18/2. madde ve fıkra hükmü gereğince de Adalet Bakanlığının rüşvet alma suçundan başvuru tarihinde müdahil sıfatını kazandıkları kabul edilmiştir.
İlk Derece Mahkemesince verilen hükümlere yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararların; 5271 sayılı Kanun'un 260. maddesi gereği temyiz edenlerden katılanlardan Hazinenin tüm sanıklar hakkında, Adalet Bakanlığının ise sanıklar ... ve ... hakkında kurulan hükümleri temyize hâk ve yetkilerinin bulunduğu, 291. maddesi uyarınca temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294. maddesine istinaden temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298. maddesi gereğince temyiz istemlerinin reddini gerektirir başkaca bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
A. İlk Derece
Sivas 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 12.03.2021 tarihli ve 2020/179 Esas, 2021/108 sayılı Kararı ile sanıklar hakkında atılı suçlardan, 5271 sayılı Kanun'un 223/2. maddesinin (e) bendi uyarınca ayrı ayrı beraatlerine hükmolunmuştur.
B. İstinaf
Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 6. Ceza Dairesinin, 08.09.2021 tarihli ve 2021/1165 Esas, 2021/1620 sayılı Kararı ile sanıklar hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükümlere yönelik katılanlar vekilinin istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280/1-a. maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Katılanlar Vekilinin Temyiz İstemi
Sanıkların üzerlerine atılı suçların tüm unsurları ile sübut bulduğuna, sanıkların cezalandırılmaları gerektiğine ilişkindir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Fikir ve eylem birliği içinde hareket eden ve suç tarihinde Sivas E Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumunda infaz koruma memuru olarak görev yapan sanıkların, aynı ceza infaz kurumunun E-12 numaralı odasında hükümlü olarak bulunan sanık ...'a, kurum dışından temin ettikleri tespih, saat ve yüzük karşılığında Hasan'dan sigara aldıkları iddia ve kabul edilen somut olayda; sanıkların savunmaları, tanık beyanları ve tüm dosya içeriğine göre, tarafların belirli bir işe ilişkin olarak özgür iradeleri ile yaptıkları rüşvet anlaşmasının bulunduğuna ilişkin yeterli kanıt elde edilemediğinden rüşvet suçundan söz edilemeyeceği, infaz koruma memuru olan sanıkların hükümlü ...'a kurum dışından temin ettikleri tespih, yüzük ve saat gibi eşyaları verdikleri, Hasan'ın da bu eşyaları kendi koğuşundaki ve diğer koğuşlardaki diğer hükümlülere fahiş fiyattan sattığının anlaşılması karşısında, Hasan'a yönelik olarak haksız menfaat sağladıkları, sonrasında da bir takım yararlar temin ettikleri anlaşıldığından, eylemlerinin zincirleme görevi kötüye kullanma ve iştirak suçunu oluşturacağı gözetilmeden yazılı şekilde hükümler kurulması hukuka aykırı bulunmuştur.
III. KARAR
Değerlendirme ve gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle sanıklar hakkında rüşvet alma ve rüşvet verme suçundan kurulan hükümlerde katılanlar vekilleri tarafından öne sürülen temyiz sebepleri yerinde görüldüğünden Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 6. Ceza Dairesince verilen kararların, 5271 sayılı Kanun’un 302/2. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/1. maddesi uyarınca Sivas 1. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 6. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,07.05.2025 tarihinde karar verildi.