Logo

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi

SAYISI : 2015/12 Esas, 2015/61 Karar

SUÇ : Zimmet

HÜKÜM : Mahkumiyet

EK TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama

Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelendi;

5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260/1. maddesine göre zimmet suçundan katılan sıfatını alabilecek surette zarar görmüş olan Hazinenin kanun yoluna başvurma hakkının bulunması ve hükmün vekili tarafından 7417 sayılı Devlet Memurları Kanunu ile Bazı Kanunlarda ve 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamede Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un (7417 sayılı Kanun) yürürlük tarihi olan 05.07.2022 tarihinden önce temyiz edilmesi karşısında, 3628 sayılı Mal Bildiriminde Bulunulması, Rüşvet ve Yolsuzluklarla Mücadele Kanunu'nun değişiklik öncesindeki 18/2. madde ve fıkra hükmü uyarınca başvuru tarihinde müdahil sıfatını kazandığı gözetilerek yapılan incelemede;

5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 53. maddesinin uygulanması ile ilgili olarak Anayasa Mahkemesinin 08/10/2015 tarih ve 2014/140 Esas, 2015/85 sayılı Kararının infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görülmüş, bozmaya uyularak yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre sair temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.

Ancak;

Sanık hakkında kurulan mahkumiyet hükmünde 1412 sayılı Kanun'un 326/son maddesi gereğince kazanılmış hak nedeniyle cezanın 6000 TL ve 80 TL adli para cezası üzerinden infaz olunacağının belirtilmesi ile yetinilmesi gerekirken bozma öncesinde aleyhe temyiz bulunmadığı gerekçesiyle sanığın 6000 TL ve 80 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmesi,

Dairemizce de benimsenen Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 20.09.2011 tarihli ve 2011/5-104 Esas, 2011/183 sayılı Kararında belirtildiği üzere 5237 sayılı Kanun'un 53/5. maddesinin uygulanmamasının kazanılmış hak niteliğinde olduğu ve 12.10.2011 tarihli aleyhe temyiz bulunmayan hükmün Dairemizin 27.10.2014 tarihli ilamıyla kazanılmış hak saklı kalmak kaydıyla bozulmasına karar verilmesi nedeniyle sanık hakkında 5237 sayılı Kanun'un 53/5. maddesi gereğince hak yoksunluğuna hükmedilemeyeceğinin gözetilmemesi,

Kanuna aykırı, sanık müdafiinin ve katılan vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden hükmün 5320 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun'un 8/1. maddesi de gözetilerek 1412 sayılı Kanun'un 321. maddesi gereğince BOZULMASINA ancak bu hususlar yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun'un 322. maddesi uyarınca hüküm fıkrasının (7) numaralı bendinin "1412 sayılı Kanun'un 326/son maddesi uyarınca kazanılmış hakkı saklı tutularak sanığın infaz edilmesi gereken sonuç cezasının 6000 TL ve 80 TL adli para cezası olarak belirlenmesine" şeklinde değiştirilmesi ve 5237 sayılı Kanun'un 53/5. maddesi gereğince hak yoksunluğu uygulanmasına ilişkin (5) numaralı bendinin son paragrafının hüküm fıkrasından tamamen çıkarılması suretiyle sair yönleri usul ve kanuna uygun olan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA 03.02.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

***