Logo

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi

SAYISI : 2019/1536 Esas, 2021/2171 Karar

SUÇ : Zimmet

HÜKÜM : İlk Derece Mahkemesince icrai davranışla görevi kötüye kullanma suçundan kurulan mahkumiyet hükmünün kaldırılarak zincirleme basit zimmet suçundan mahkumiyet

TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama

Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz isteklerinin süresinde olduğu, temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ

1) Giresun 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 18.10.2018 tarihli ve 2018/67 Esas, 2018/242 sayılı Kararı ile icrai davranışla görevi kötüye kullanma suçundan sanığın mahkumiyetine hükmolunmuştur.

2) Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 6. Ceza Dairesinin, 22.09.2021 tarihli ve 2019/1536 Esas, 2021/2171 sayılı Kararı ile Giresun 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 18.10.2018 tarihli ve 2018/67 Esas, 2018/242 sayılı mahkumiyet Kararının kaldırılarak, sanık hakkında zincirleme basit zimmet suçundan mahkumiyet hükmü kurulmuştur.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ

Sanık müdafiinin temyiz istemi; sanığın suça konu parayı kullanmadığına, parayı teslim etmek istediğine fakat muhatap bulamadığına, suç işleme kastı olmadığına, sanık hakkında beraat kararı verilmesi gerektiğine ve sair hususlara,

Katılan vekilinin temyiz istemi ise; sanık hakkında uygulanan takdiri indirimin hukuka aykırı olduğuna ve sair hususlara,

İlişkindir.

III. GEREKÇE

5237 sayılı TCK'nın 247. maddesinde düzenlenen zimmet suçunun oluşması için "kamu görevlisinin veya özel mevzuatları gereği kamu görevlisi gibi cezalandırılabilen kişilerin görevi nedeniyle zilyetliği kendisine devredilmiş olan veya koruma ve gözetimiyle yükümlü olduğu malı kendisinin veya başkasının yararına zimmetine geçirmesi"nin gerektiği, suç tarihinde sağlık memuru olarak görev yapan sanığa suça konu paraların görevi nedeniyle tevdi edilmiş sayılamayacağı, bu paralar üzerinde muhafaza ve gözetim sorumluluğunun olmadığı, yasal tevdi unsurunun da gerçekleşmediği, buna bağlı olarak da sanığın eyleminin 5237 sayılı Kanun'un 155. maddesinin ikinci fıkrasında tanımı yapılan hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma suçunu oluşturacağı ve 24.10.2019 tarihinde 30928 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren 7188 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un 26. maddesi ile değişik 5271 sayılı Kanun'un 253. maddesinin birinci fıkrasının (b) bendine eklenen alt bentler arasında yer alan hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma suçunun da uzlaşma kapsamına alındığının anlaşılması karşısında; 5237 sayılı Kanun'un 7. maddesinin ikinci fıkrasının ''Suçun işlendiği zaman yürürlükte bulunan kanun ile sonradan yürürlüğe giren kanunların hükümleri farklı ise, failin lehine olan kanun uygulanır ve infaz olunur'' hükmü de gözetilerek, 6763 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu İle Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un 35. maddesi ile değişik 5271 sayılı Kanun'un 254. maddesi uyarınca aynı Kanun'un 253. maddesinde belirtilen esas ve usûle göre uzlaştırma işlemleri yerine getirildikten sonra, sonucuna göre sanığın hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesi yerine zimmet suçundan hüküm kurulması,

Hukuka aykırı görülmüştür.

IV. KARAR

Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle sanık müdafii ile katılan bakanlık vekilinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 6. Ceza Dairesinin, 22.09.2021 tarihli ve 2019/1536 Esas, 2021/2171 sayılı Kararının 5271 sayılı Kanun’un 302. maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,

Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun'un 304/2. maddesi uyarınca Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 6. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

16.09.2024 tarihinde karar verildi.

***