Logo

"İçtihat Metni"

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi

SAYISI : 2021/1537 Esas, 2021/1729 Karar

SUÇ : Zincirleme nitelikli kullanma zimmeti

HÜKÜM : İlk Derece Mahkemesince verilen beraat hükümlerine yönelik istinaf başvurularının esastan reddi

İlk Derece Mahkemesince sanıklar hakkında kurulan beraat hükümlerine yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararların; 5271 sayılı Kanun’un 286/1. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260/1. maddesi gereği temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291/1. maddesince temyiz isteğinin süresinde olduğu, 294/1. maddesine istinaden temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi gereğince temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ

A. İlk Derece

Sanıklar hakkında zincirleme nitelikli kullanma zimmeti suçundan açılan kamu davasında, Karaman Ağır Ceza Mahkemesinin, 07.10.2020 tarihli ve 2019/358 Esas, 2020/350 sayılı Kararı ile sanıkların atılı suçtan 5271 sayılı Kanun'un 223/2-e maddesi gereği ayrı ayrı beraatlerine hükmedilmiştir.

B. İstinaf

Katılan vekili ile O yer Cumhuriyet savcısının istinaf talebi üzerine Konya Bölge Adliye Mahkemesi 6. Ceza Dairesinin, 14.09.2021 tarihli ve 2021/1537 Esas, 2021/1729 sayılı Kararı ile istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.

II. TEMYİZ

A. Temyiz Sebepleri

Katılan vekilinin temyiz istemi; sanıkların Belediye imkanlarını kullanmak ve vazifelerinden kaynaklı yetkilerini istismar etmek suretiyle kendilerine menfaat temin ettiklerine, kesin ifadeler kullanarak yetkisini aşan Bilirkişi Kurulu raporuna itibar edilmemesi gerektiğine ilişkindir.

B. Değerlendirme ve Gerekçe

1. Sanık ... hakkında kurulan hükme yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde;

Sanığın leh ve aleyhindeki toplanan tüm kanıtları inceleyip, irdeleyen ve iddianın reddine ilişkin sebepleri karar yerinde ayrı ayrı gösteren, savunmayı tercih nedenlerini açıklayan, aleyhteki kanıtları hükümlülük için yeterli görmeyen İlk Derece Mahkemesinin beliren takdir ve kanaati ile beraat hükmüne karşı istinaf başvurularının esastan reddine ilişkin kararın usul ve kanuna uygun olması karşısında katılan vekilinin temyiz itirazları ile hükümde dikkate alınan sair hususlar yönünden de hukuka aykırılık görülmemiştir.

2. Sanıklar ... ve ... hakkında kurulan hükümlere yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde ise;

Katılan ... nezdinde veznedar ve tahsildar olarak görev yapan ve nakit tahsilat yetkileri bulunan sanıkların nakit tahsilat yaptıkları halde kendilerine ait kredi kartlarıyla sistem üzerinden bu işlemleri kredi kartı tahsilatı olarak gösterdikleri iddia edilen somut olayda, sanıklara atfedilen eylemlerde zimmet fiiline ait maddi unsurların oluşmadığı ancak sanıkların kurum mevzuatında böyle bir düzenleme olmadığı halde ve kurum yetkililerinden de bu yönde herhangi bir izin alınmadığı halde kendilerine ait kredi kartlarını kullanmak suretiyle, aslında nakit olarak tahsil edilmiş olan paraları sanki kredi kartları ile tahsil edilmiş gibi göstererek, uhdelerinde veya sanıkların birbirini teyit eden savunmalarına göre bozuk para ihtiyacı için kasada tutmuş oldukları bu para miktarı kadar bir tutarı da kendilerine ait kredi kartlarını kullanmak suretiyle Belediye hesaplarına aktardıkları şeklinde sübut bulan eylemlerinin disiplin hükümleri çerçevesinde değerlendirilmesi gerektiği gerekçesiyle 5271 sayılı Kanun'un 223/2-e maddesi gereği beraatlerine karar verilmiş ise de, sanıkların nakit tahsilat yapma yetkilerinin bulunmasına nazaran, kredi kartıyla yapılan tahsilatların aynı gün içinde Belediye hesabına geçmesi halinde atılı zimmet suçunun oluşmayacağı ancak daha sonra hesaba intikal etmesi halinde ise kullanma zimmeti suçunun oluşacağı nazara alınarak sanıkların kullanma zimmeti olarak değerlendirilebilecek eylemlerinin var olup olmadığı araştırılarak varlığı halinde suçun konusunu geçici süreyle kullanılıp iade edilen paradan elde edilen nema oluşturacağından her bir sanık bakımından "nema miktarı" bilirkişiye hesaplattırılıp, toplam zimmet miktarının tespitiyle sonucuna göre hukukî durumlarının belirlenmesi ve 5237 sayılı Kanun'un 249. maddesinin uygulanma koşullarının oluşup oluşmadığı hususunun da karar yerinde tartışılması gerektiği gözetilmeden, eksik araştırma ve yetersiz gerekçeyle yazılı şekilde hükümler kurulması,

Hukuka aykırı görülmüştür.

III. KARAR

1. Değerlendirme ve Gerekçe bölümünün (1) numaralı bendinde açıklanan nedenle, sanık ... hakkındaki hükümde, katılan vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun'un 289/1. maddesi ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden, aynı Kanun'un 302/1. maddesi uyarınca, Tebliğname'ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,

2. Değerlendirme ve Gerekçe bölümünün (2) numaralı bendinde açıklanan nedenle, katılan vekilinin temyiz itirazı yerinde görüldüğünden sanıklar ... ve ... hakkındaki hükümlerin, 5271 sayılı Kanun'un 302/2. maddesi gereği, Tebliğname'ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,

Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun'un 304/2-a maddesi uyarınca, Karaman Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Konya Bölge Adliye Mahkemesi 6. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 20.05.2025 tarihinde karar verildi.

***