"İçtihat Metni"
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ:Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI: 2014/96 Esas, 2015/9 Karar
SUÇ: Zincirleme basit zimmet
HÜKÜM: Mahkumiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Bozma
EK TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Bozma
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelendi;
5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 260/1. maddesine göre zimmet suçundan katılan sıfatını alabilecek surette zarar görmüş olan Sağlık Bakanlığının kanun yoluna başvurma hakkının bulunması ve hükmün vekili tarafından 7417 sayılı Devlet Memurları Kanunu ile Bazı Kanunlarda ve 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamede Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un yürürlük tarihi olan 05.07.2022 tarihinden önce temyiz edilmesi ile usul hükümlerinin derhal uygulanacağı hususu karşısında, 3628 sayılı Mal Bildiriminde Bulunulması, Rüşvet ve Yolsuzluklarla Mücadele Kanunu'nun 7417 sayılı Kanun'un 40. maddesiyle değişik 18/2. maddesi gereğince başvuru tarihinde müdahil sıfatını kazandığı kabul edilmiştir.
Tayin olunan cezanın miktarına nazaran yasal koşulları bulunmadığından sanık müdafiinin duruşma talebinin 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddesi de gözetilerek 1412 sayılı Kanun'un 318. maddesi uyarınca REDDİNE, katılan Hazine vekilinin Genel Müdürlük Makam Oluru'na istinaden 20.04.2015 tarihli dilekçesi ile temyizden feragat ettiği gözetilerek incelemenin katılan ... vekili ve sanık müdafiinin temyiz itirazları ile sınırlı ve duruşmasız olarak yapılmasına karar verildikten sonra gereği düşünüldü:
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine,
Ancak;
5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 61. maddesi uyarınca temel ceza belirlenirken söz konusu maddenin birinci fıkrasında yedi bent halinde sayılan hususlar, aynı Kanun'un 3. maddesinin birinci fıkrasındaki "Suç işleyen kişi hakkında işlenen fiilin ağırlığıyla orantılı ceza ve güvenlik tedbirine hükmolunur" şeklindeki yasal düzenlemeler ile dosyaya yansıyan bilgi ve kanıtlar birlikte ve isabetle değerlendirilip, sanığın suç kastındaki yoğunluk ve suça konu miktar, suç konusunun önem ve değeri ile meydana gelen zararın ağırlığı nazara alınarak ilgili kanun maddesindeki hapis cezasının belirlenmesinde alt ve üst sınırlar arasında takdir hakkının kullanılması zorunluluğuna uyulmayarak dosya içeriğine uygun olmayan gerekçelerle sanık hakkında kurulan mahkumiyet hükmünde temel cezanın alt sınırdan uzaklaşılması suretiyle fazla ceza tayini,
Etkin pişmanlık indirimi sırasında uygulama maddesi olan 5237 sayılı Kanun'un 248. maddesinin birinci fıkrasının hükümde gösterilmemesi suretiyle 5271 sayılı Kanun'un 232. maddesinin altıncı fıkrasına aykırı davranılması,
Kısa kararda, kamu davasında kendisini vekille temsil ettiren katılan Hazine lehine Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince vekalet ücretine hükmedilmemesine rağmen gerekçeli kararda bu hususa yer verilmesi suretiyle, kısa kararla gerekçeli karar arasında çelişkiye neden olunması,
Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 tarihli ve 2014/140 Esas, 2015/85 sayılı iptal Kararının 24.11.2015 tarihli ve 29542 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe girmiş olması nedeniyle 5237 sayılı Kanun'un 53. maddesinin birinci fıkrasıyla ilgili olarak yeniden değerlendirme yapılmasında zorunluluk bulunması,
Yüklenen suçu 5237 sayılı Kanun'un 53/1-a maddesindeki hak ve yetkileri kötüye kullanmak suretiyle işlediği kabul edilen sanık hakkında, 53/5. maddesi uyarınca, ayrıca, cezasının infazından sonra işlemek üzere, hükmolunan cezanın yarısından bir katına kadar aynı Kanun'un 53/1-a madde-fıkra ve bendindeki tüm hak ve yetkileri kullanmasının yasaklanmasına karar verilmesi yerine; sürekli, süreli veya geçici bir kamu görevinin üstlenilmesinden yasaklanmasına karar verilmek suretiyle sınırlı uygulama yapılması ile 5237 sayılı Kanun'un 53/1-a madde-fıkra ve bendinin hüküm fıkrasında gösterilmemesi, Kanuna aykırı, sanık müdafii ile katılan ... vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden hükmün 5320 sayılı Yasa'nın 8/1. maddesi de gözetilerek 1412 sayılı Kanun'un 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA 26.05.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.