"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2021/320 E., 2021/410 K.
SUÇ : Zimmet
HÜKÜM : İstinaf başvurularının hükmün düzeltilerek esastan reddi
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında kurulan hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
A. İlk Derece
Fethiye Ağır Ceza Mahkemesinin, 10.03.2020 tarihli ve 2019/460 Esas, 2020/131 sayılı Kararı ile sanığın zincirleme nitelikli zimmet suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 247/1, 247/2, 43/1, 248/2 ve 62. maddeleri uyarınca 6 yıl 3 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, 53/1-5. maddeleri uyarınca hak yoksunluklarına hükmolunmuştur.
B. İstinaf
İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 10. Ceza Dairesinin, 04.03.2021 tarihli ve 2021/320 Esas, 2021/410 sayılı Kararı ile istinaf başvurularının hükmün 5237 sayılı Kanun'un 53/5. maddesinde düzenlenen hak yoksunluğu bakımından düzeltilerek esastan reddine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Sanık Müdafiinin Temyiz İstemi
Sanığın farklı tarihlerde icra müdürlüğünün hesabından kendi hesabına doğrudan para aktardığı ve gizlemediğinden sübutu kabul edilen eylemin basit zimmet olduğuna, İlk Derece Mahkemesince anılan hususta bilirkişi raporu alınmadan hüküm kurulduğuna, iddianamede 5237 sayılı Kanun’un 43. maddesinin uygulanması talep edilmediği halde sanığa ek savunma hakkı verilmeden hakkında zincirleme suç hükümlerini düzenleyen 5237 sayılı Kanun’un 43. maddesinin uygulaması suretiyle savunma hakkının kısıtlandığına, sanık hakkında verilen adli kontrol tedbirinin kaldırılmasına ve Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulması gerektiğine ilişkindir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
06.02.2020 tarihli celsede, 5237 sayılı Kanun'un 43. maddesinin uygulanma ihtimaline binaen 5271 sayılı Kanun'un 226. maddesi uyarınca sanığa ek savunma hakkı verildiği anlaşılmakla, sanık müdafiinin temyiz dilekçesinde yer alan, ek savunma alınmadan sanık hakkında 5237 sayılı Kanun'un 43. maddesinin uygulandığına ilişkin itirazına itibar edilmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine,
Ancak;
Suç tarihinde Fethiye İcra Müdür yardımcısı olarak görev yapan sanığın, icra dairesi hesabından kendi hesabına farklı tarihlerde para aktardığının ve bu işlemlerin ortaya çıkmasını engellemek için çeşitli icra dosyalarından farkı tarihlerde usulsüz şekilde reddiyat makbuzları düzenlediği iddia ve kabul olunarak sanığın cezalandırılmasına karar verilmiş ise de; sanığın işlem yaptığı tüm dosyalar tespit edilip getirtilerek zimmet miktarının belirlenmesi ile sanığın zimmetin açığa çıkmamasını sağlamaya yönelik hileli davranışlarının bulunup bulunmadığının somut olarak tespiti hususunda ayrıntılı ve gerekçeli bilirkişi raporu alınmasının ardından tüm deliller birlikte değerlendirilerek hasıl olacak sonuca göre hukuki durumunun takdir ve tayini gerekirken eksik inceleme ve yanılgılı gerekçeler ile yazılı şekilde karar verilmesi,
Sanığın zimmetine geçirdiği kabul edilen miktarı kovuşturma aşamasında hükümden önce ödediği nazara alındığında, Mahkemece sanığın cezasından 1/3 oranında indirim yapılması isabetli ise de, kararın gerekçe kısmında soruşturma başlamadan önce zimmete konu miktarın ödendiği belirtildiği halde, hüküm fıkrasında kovuşturma başlamadan önce zimmete konu paranın tamamen ödendiği belirtilmek suretiyle gerekçe ile hüküm arasında çelişki yaratılması,
Hukuka aykırı görülmüştür.
III. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle sanık müdafiinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden, İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 10. Ceza Dairesince verilen kararın 5271 sayılı Kanun'un 302/2 ve 307/5. maddeleri uyarınca, Tebliğname'ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun'un 304/2-b maddesi uyarınca Fethiye Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 10. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
Tedbirin veriliş tarihi, hükmedilen cezanın miktarı, adli kontrol altında geçen süre nazara alındığında orantılılık ilkesi gözetilerek sanık hakkındaki adli kontrol kararının KALDIRILMASINA, gereğinin ifası için ilgili Cumhuriyet Başsavcılığına müzekkere yazılmasına, karardan bir suretin ilgilisine tebliğine,
05.02.2025 tarihinde karar verildi.