Logo

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi

SAYISI : 2020/1333 Esas, 2021/1173 Karar

SUÇ : Tefecilik

HÜKÜM : İlk Derece Mahkemesince verilen beraat hükmünün kaldırılarak zincirleme tefecilik suçundan mahkumiyet

TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama

Sanık hakkında tefecilik suçundan kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteğinin süresinde olduğu, temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ

1.Manavgat 3. Asliye Ceza Mahkemesinin, 27.02.2020 tarihli ve 2018/200 Esas, 2020/265 sayılı Kararı ile; sanığın tefecilik suçundan 5271 sayılı Kanun'un 223. maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi gereği beraatine hükmolunmuştur.

2.Katılan vekilinin istinaf talebi üzerine duruşma açılarak yapılan inceleme neticesinde Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesinin, 27.05.2021 tarihli ve 2020/1333 Esas, 2021/1173 sayılı Kararı ile ilk derece mahkemesince verilen beraat kararının kaldırılarak sanığın zincirleme tefecilik suçundan mahkumiyetine karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ

Sanığın temyizi, atılı suçu işlediğine dair, kesin ve inandırıcı bir delil olmaması karşısında beraat yönündeki mahkeme kararının kaldırılmasının usul ve yasaya aykırı olduğuna ilişkindir.

III. GEREKÇE

Maliye Bakanlığı Vergi Denetim Kurulunun 13.07.2017 tarihli ve 2017-A-7100/29 sayılı vergi tekniği raporunda belirtildiği üzere, sanığın 2015 yılı içerisinde ...'ın hesabına değişik tarihlerde 1.596.873,00 TL para gönderdiği, ... tarafından geri ödemesinin 1.864.494,00 TL olarak yapıldığı, arada 267.621,00 TL fark tespit edildiği, farkın faiz ve eylemin tefecilik olarak değerlendirilerek sanığın mahkumiyetine karar verildiği anlaşılmış ise de; Vergi İnceleme Raporunda ve mahkeme huzurunda dinlenen tüm tanıkların sanıktan faiz karşılığında para almadıklarını beyan etmeleri, yine sanığın savunmalarında, olay tarihlerinde avukatlık yapan ...'a paralar verdiğini kabul etmekle birlikte ...'in kendisine, "İcralık mallar ile uğraştığını, burada satılan taşınmazları alıp satıp kar ettiklerini, kendisine de girip kar edebileceğini," söylemesi üzerine verdiğini beyan etmesi karşısında, maddi gerçeğin hiçbir kuşkuya yer vermeyecek şekilde ortaya çıkarılması açısından, avukat olan ...'ın beyanının alınarak, taraflar arasındaki hukuki ilişkinin kaynağının da araştırılması, sonrasında hasıl olacak sonuca göre hukuki durumunun takdir ve tayini gerekirken, eksik araştırma ve yetersiz gerekçe ile yazılı şekilde mahkumiyet hükmü kurulması,

Hukuka aykırı görülmüştür.

IV. KARAR

Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle sanığın temyiz istemi yerinde görüldüğünden hükmün, 5271 sayılı Kanun'un 302. maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğname'ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,

Dava dosyasının, yeniden incelenmek ve hüküm verilmek üzere 5271 sayılı Kanun’un 304. maddesinin ikinci fıkrası uyarınca Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

12.06.2024 tarihinde karar verildi.

***