"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2021/1197 Esas, 2021/1339 Karar
SUÇ : Hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma
HÜKÜMLER : 1)Mardin 5. Ağır Ceza Mahkemesinin 28.05.2021 tarihli ve
2020/208 Esas, 2021/173 sayılı Kararı ile; değişen suç vasfına göre
basit zimmet suçundan mahkumiyet,
2)Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 6. Ceza Dairesinin
30.09.2021 tarihli ve 2021/1197 Esas, 2021/1339 sayılı Kararı
ile; istinaf başvurusunun esastan reddi.
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz isteminin esastan reddi
İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrasınca temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrasına istinaden temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereğince temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir.
Dosya kapsamına göre sanığın uygun görülmeyen duruşmalı inceleme talebinin 5271 sayılı Kanun'un 299 uncu maddesi uyarınca takdiren reddine ve incelemenin duruşmasız olarak yapılmasına karar verildikten sonra gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1.Midyat Cumhuriyet Başsavcılığının, 04.03.2020 tarihli ve 2020/669 Soruşturma, 2020/319 Esas, 2020/47 numaralı İddianamesiyle sanık hakkında hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma suçundan 1136 sayılı Avukatlık Kanunu'nun (1136 sayılı Kanun) 59 uncu maddesi uyarınca son soruşturmanın açılması kararı verilmesi talep edilmiştir.
2.Midyat Ağır Ceza Mahkemesinin, 18.06.2020 tarihli ve 2020/83 Esas, 2020/95 sayılı Kararı ile sanık hakkında hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 155 inci maddesinin ikinci fıkrası, 43 üncü ve 53 üncü maddeleri uyarınca yargılamasının yapılması ve delillerin takdiri için 1136 sayılı Kanun'un 59 uncu maddesine göre son soruşturmanın Mardin Ağır Ceza Mahkemesinde açılıp yapılmasına karar verilmiştir.
3.Mardin 5. Ağır Ceza Mahkemesinin, 28.05.2021 tarihli ve 2020/208 Esas, 2021/173 sayılı Kararı ile sanık hakkında basit zimmet suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 247 nci maddesinin birinci fıkrası, 248 inci maddesinin ikinci fıkrasının ikinci cümlesi ve 62 nci maddesi uyarınca 2 yıl 9 ay 10 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına, 53 üncü maddesinin birinci ve beşinci fıkraları uyarınca hak yoksunluklarına hükmolunmuştur.
4.Sanığın istinaf talebi üzerine duruşma açılmaksızın yapılan inceleme neticesinde Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 6. Ceza Dairesinin, 30.09.2021 tarihli ve 2021/1197 Esas, 2021/1339 sayılı Kararı ile istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanığın temyiz istemi, istinaf aşamasında savunma hakkı kapsamında talep etmiş olduğu tanık dinletme ve bilirkişi incelemesi yaptırılması hususları hakkında olumlu veya olumsuz bir değerlendirmede bulunulmadan karar verilmesiyle savunma hakkının kısıtlanmış olduğuna, hapis hakkına ilişkin miktarın sadece dava konusu bu dosyayla sınırlı olmadığına, şikayetten vazgeçen her bir mağdur adına Anayasa Mahkemesinde açmış olduğu 6 adet bireysel başvuru dosyası ile Savur Kadastro Mahkemesinde yer alan 7 adet dosyaya ait vekalet ücretlerini de kapsadığına, şikayet edilmeden önce ödeme konusunda ... isimli şahsa yemin teklif ettiğine ...'ın şahit olduğuna ve adı geçenin bu konuda tanık olarak dinlenmesi gerektiğine, şikayetten vazgeçen taraf ile sulh olduğu için ödeme yaptığına, bu nedenle ortada zimmete konu bir etkin pişmanlık durumunun bulunmadığına, zimmet kastıyla hareket etmediğine ve sair hususlara yöneliktir.
III. OLAY VE OLGULAR
Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
Suç tarihinde Diyarbakır Barosuna kayıtlı avukat olarak görev yapan sanığın, şikayetten vazgeçen mağdurların vekili sıfatıyla Anayasa Mahkemesine yaptığı bireysel başvuru sonucunda lehlerine hükmedilen 33.526,90 TL maddi tazminatı Maliye Bakanlığından tahsil etmesine rağmen, mağdurlar adına takip etmiş olduğu diğer dava dosyalarındaki alacaklarının kendisine ödenmediği gerekçesiyle hapis hakkını kullandığı ve vekalet ücretine dair 1136 sayılı Kanun'un 164 üncü maddesinin ikinci fıkrasında yer alan tahsil ettiği paranın yüzde 25'ini aşan kısmını mağdurlara vermeyerek zilyetliğin devri amacı dışında tasarrufta bulunduğu iddiasıyla açılan kamu davasında, Mahkemece; sanığın kamu görevlisi sıfatına haiz olduğu ve tahsil ettiği para üzerinde alacağı oranında hapis hakkını kullanarak kalan tutarı mağdurlara vermeyerek uhdesinde tuttuğu hususu sabit görülerek basit zimmet suçundan cezalandırılmasına karar verildiği görülmüştür.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik görülmediği anlaşılmıştır.
IV. GEREKÇE
Sanığın tazminat davası sonucunda tahsil ettiği parayı mağdurlara ödemeyerek mal edindiği iddia ve kabul edilmiş ise de; avukat olan sanığın savunmalarında mağdurlar adına Anayasa Mahkemesinde yer alan bireysel başvuru dosyaları ile Savur Kadastro mahkemesindeki dava dosyalarını takip ettiğini ve bunlarla ilgili vekalet ücreti alacağından kaynaklanan hapis hakkını kullandığını bildirmesi karşısında, anılan dava dosyalarının sanıktan sorulup, getirtilmesi ve incelenmesi sonrasında toplam vekalet ücreti alacağının tespit edilerek uhdesinde para kalıp kalmadığı hususunda bilirkişi raporu alınmasının ardından tüm deliller birlikte değerlendirilerek, sanığın üzerine atılı eylemin sübutu halinde Dairemizce de benimsenen Ceza Genel Kurulunun 17.06.2021 tarihli ve 2021/5-43 Esas, 2021/287 sayılı Kararında da açıklandığı üzere, 5237 sayılı Kanun'un 155 inci maddesinin ikinci fıkrasında tanımı yapılan hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma suçunu oluşturacağı gözetilmek suretiyle hasıl olacak sonuca göre hukuki durumunun takdir ve tayini gerekirken eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması,
Sanığın birden fazla mağdura karşı zimmet suçunu işlediğinin kabul edilmesi karşısında sanık hakkında zincirleme suç hükümlerinin uygulanıp uygulanmayacağının karar yerinde tartışılmaması,
Hukuka aykırı görülmüştür.
V.KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle sanığın temyiz istemi yerinde görüldüğünden, Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 6. Ceza Dairesinin, 30.09.2021 tarihli ve 2021/1197 Esas, 2021/1339 sayılı Kararının, 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, aynı Kanun'un 307 nci maddesinin beşinci fıkrası hükmü gereğince sanığın kazanılmış hakkının saklı tutulmasına,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun'un 304 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca Mardin 5. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 6. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
17.10.2023 tarihinde karar verildi.