Logo

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi

SAYISI : 2012/285 Esas, 2013/21 Karar

SUÇ : Rüşvet alma

HÜKÜM : Mahkumiyet

TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama

Mahalli mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle dosya incelenerek gereği düşünüldü:

1-13.07.2009 tarihli ve 2009/2890 Esas sayılı iddianameye konu olay yönünden, sanıklardan ... hakkında rüşvet alma suçundan, ... hakkında bu suça yardım etmeden verilen mahkumiyet hükümlerine yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde;

5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 53. maddesinin uygulanması ile ilgili olarak Anayasa Mahkemesi'nin 08.10.2015 tarihli ve 2014/140 Esas, 2015/85 sayılı Kararının infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görülmüştür.

Delillerle iddia ve savunma duruşma göz önünde tutularak tahlil ve takdir edilmiş sübutu kabul olunan fiillerin unsurlarına uygun şekilde tavsif ve tatbikatı yapılmış bulunduğundan yerinde görülmeyen sanıklar müdafiilerinin temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun olan hükümlerin ONANMASINA,

2- 27.07.2009 tarihli ve 2009/3286 Esas sayılı iddianameye konu olay yönünden, sanıklardan ... hakkında rüşvet alma suçuna teşebbüsten, ... hakkında bu suça yardım etmeye teşebbüsten verilen mahkumiyet hükümlerine yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde ise;

Temel amacı maddi gerçeğin ortaya çıkartılması olan ceza yargılamasının en önemli ve evrensel nitelikteki ilkelerinden biri "Şüpheden sanık yararlanır". ilkesi olup, bu kapsamda sanığın bir suçtan cezalandırılmasına karar verilebilmesi için suçun hiçbir şüpheye mahal bırakmayacak kesinlikle ispat edilmesi ve sanığın mahkumiyetine karar verilebilmesi bakımından göz önünde bulundurulması gereken herhangi bir soruna ilişkin şüphenin mutlaka sanık yararına değerlendirilmesi gerektiği diğer yandan rüşvet suçunun oluşabilmesi için bir rüşvet anlaşmasının bulunması, bu anlaşmanın da işin yapılmasından önce veya en geç yapılması anında olmasının zorunlu olduğu, iletişimin tespiti, dinlenmesi ve kayda alınması tedbirinin uygulanması sırasında tespiti yapılan ikili görüşmelerin görüşmenin tarafı olmayan ve görüşme içeriklerini inkar eden kişiler aleyhine delil olarak kullanılamayacağı ayrıca iletişim tespitlerinin tek başına delil olarak kabul edilemeyeceği nazara alındığında; sanıklar arasında ... Kozmetik Hediyelik Eşya İç ve Dış Tic. Ltd. Şti ve ... Tekstil İç ve Dış Tic. Ltd. Şti. hakkında yapılacak vergi incelemesine dair görüşmeler olmakla birlikte, sanıklar ile şirket yetkilileri arasında menfaat teminine ilişkin bir görüşmenin bulunmadığı, rüşvet anlaşması için görüşüldüğüne dair iletişimin tespitine konu görüşme içeriklerini destekler nitelikte başkaca delil bulunmadığı, bu itibarla sanıkların savunmalarının aksine mahkumiyetlerine yeterli her türlü kuşkudan uzak, somut ve yasal delil de elde edilemediğinden yüklenen suçtan beraatlerine karar verilmesi gerektiği gözetilmeden, yanılgılı değerlendirmeler sonucu yazılı şekilde mahkumiyetlerine hükmolunması,

Kabule göre de;

Dairemizce de benimsenen Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 26.04.2016 tarihli ve 2014/118 Esas, 2016/208 sayılı Kararında da benzer şekilde belirtildiği üzere rüşvet suçu ile korunan hukuki yarar ve bu bağlamda suçun topluma karşı işlenen suçlar bölümünde düzenlenmiş olması karşısında, bu suçun mağdurunun toplumu oluşturan bireylerin tamamı diğer bir ifadeyle kamu olduğu, eylemin belirli bir kişinin zararına olarak işlenmesi halinde bu kişinin suçun mağduru değil zarar göreni olacağı nazara alınarak, haklarında birden fazla mahkumiyet hükmü kurulan sanıklar hakkında tek suçtan hüküm kurulup zincirleme suç nedeniyle 5237 sayılı Kanun'un 43. maddesi uygulanmak suretiyle artırım yapılarak ceza belirlenmesi yerine, eylemlerinin ayrı suç olarak kabulüyle yazılı şekilde hükümler kurulması,

Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 tarihli ve 2014/140 Esas, 2015/85 sayılı iptal Kararının 24/11/2015 tarihli ve 29542 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanmış olması nedeniyle 5237 sayılı Kanun'un 53. maddesiyle ilgili yeniden değerlendirme yapılmasında zorunluluk bulunması,

Kanuna aykırı, sanıklar müdafiilerinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükümlerin 5320 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun'un 8/1. maddesi de gözetilerek 1412 sayılı Kanun'un 321 ve 326/son maddeleri uyarınca BOZULMASINA 02.07.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

***