Logo

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi

SAYISI : 2022/1413 Esas, 2022/1409 Karar

SUÇ : Zimmet, görevi kötüye kullanma

HÜKÜM : İstinaf başvurularının esastan reddi

TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama

Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararların katılanlar ... ve ... vekili, katılanlar Hazine ve ... vekili ile sanık müdafii tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde;

Dairemizce de benimsenen Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 14.02.2017 tarihli, 2015/5-95 Esas, 2017/71 sayılı ve benzer Kararlarında da belirtildiği üzere "suçtan zarar görme" kavramının "suçtan doğrudan doğruya zarar görmüş bulunma hali" olarak anlaşılması gerektiği, dolaylı veya muhtemel zararların davaya katılma ... vermeyeceği, bu nedenle 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 237. maddesine göre sanığa isnat edilen zimmet ve görevi kötüye kullanma suçlarından doğrudan zarar görmeyen ... Bakanlığının keza görevi kötüye kullanma suçundan doğrudan zarar görmeyen Hazinenin kamu davasında katılma ve temyiz hakkının bulunmadığı kabul edilmiştir.

Sanık hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteklerinin süresinde olduğu, temyiz istemlerinin reddini gerektirir başkaca bir durumun bulunmadığı tespit edilmiştir.

Dosya kapsamına göre katılanlar ... ve ... vekilinin uygun görülmeyen duruşmalı inceleme talebinin 5271 sayılı Kanun'un 299. maddesi uyarınca takdiren reddine ve incelemenin duruşmasız olarak yapılmasına karar verildikten sonra gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ

1.Uşak 2. Ağır Ceza Mahkemesinin, 01.03.2022 tarihli ve 2017/345 Esas, 2022/75 sayılı Kararı ile sanığın atılı suçlardan 5271 sayılı Kanun'un 223/2. maddesinin (e) bendi uyarınca ayrı ayrı beraatine hükmolunmuştur.

2.Sanığın, katılanlar ... ve ... vekilinin, katılanlar Hazine ve ... vekilinin istinaf başvuruları üzerine duruşma açılmaksızın yapılan inceleme neticesinde İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 10. Ceza Dairesinin, 16.06.2022 tarihli ve 2022/1413 Esas, 2022/1409 sayılı Kararı ile istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ

Katılanlar ... ve ... vekilinin temyiz sebepleri, sanığın, usulüne uygun hapis ... kullanmamış olması ve eksik inceleme ile hazırlanan bilirkişi raporunun hükme esas alınmış olması nedeni ile kararın bozulması gerektiğine yöneliktir.

Katılan Hazine ve ... vekili temyiz dilekçesinde, bölge adliye mahkemesinin eksik inceleme ile hüküm kurduğunu belirtmiştir.

Sanık müdafiinin temyiz istemi, 5271 sayılı Kanun'un 223/2. maddesinin (a) bendi gereğince beraat hükmü kurulması gerekirken aynı maddenin (e) bendine göre hüküm kurulmasının hukuka aykırı olduğuna ilişkindir.

III. GEREKÇE

A. Zimmet suçundan kurulan hüküm yönünden

Suç tarihinde Uşak Barosuna kayıtlı avukat olan sanığın, müvekkili olan katılan ...'nın alacaklı olduğu Uşak 2. İcra Müdürlüğünün 2012/592 Esas ve 2013/507 Esas sayılı icra takip dosyaları ile Uşak 4. İcra Müdürlüğünün 2011/460 Esas sayılı icra takip dosyasında tahsil ettiği paraları katılana vermeyerek uhdesinde tuttuğu iddiası ile açılan kamu davasında sanığın hapis hakkını kullandığı savunmasına yönelik olarak alınan 09.09.2021 tarihli bilirkişi raporunda vekalet ücreti hesaplamasına dahil edilen Uşak 2. İcra Müdürlüğünün 2013/3689 Esas, 2013/3690 Esas ve 2013/3691 Esas sayılı icra takip dosyaları ile Uşak 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2017/172 Esas ve Uşak 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2014/68 Esas sayılı dava dosyalarının sanığın vekalet ücreti alacağı olduğundan bahisle katılana karşı açmış olduğu davalar ve icra takip dosyaları olması ve bu dosyaların sanığın katılanın vekili sıfatı ile takip ettiği dosyalar olmaması karşısında vekalet ücreti hesaplamasında toplam alacak miktarına dahil edilmemesi gerekmekte ise de, anılan icra ve dava dosyalarına ilişkin olarak bilirkişi heyetinin hesaplamış olduğu toplam 25.878,93-TL'nin, 41 adet dosya için hesaplanan 91.790,86-TL vekalet ücreti alacağından mahsup edilmesi halinde bakiye 65.911,93-TL vekalet ücreti alacağının da sanığın uhdesinde kaldığı iddia edilen miktardan fazla olması nedeni ile bu husus sonuca etkili görülmemiştir.

Sanığın leh ve aleyhindeki toplanan tüm kanıtları inceleyip, irdeleyen ve iddianın reddine ilişkin sebepleri karar yerinde ayrı ayrı gösteren, savunmayı tercih nedenlerini açıklayan, aleyhteki kanıtları hükümlülük için yeterli görmeyen mahkemenin beliren takdir ve kanaati ile beraat hükmüne karşı istinaf başvurularının esastan reddine ilişkin kararın usul ve kanuna uygun olması karşısında yerinde görülmeyen temyiz sebeplerinin reddine karar verilmesi gerektiği anlaşılmıştır.

B. İcrai davranışla görevi kötüye kullanma suçundan kurulan hüküm yönünden

Sanığın yargılama konusu eylemleri için, 5237 sayılı Kanun’un 257/1. maddesi uyarınca belirlenecek cezanın üst haddine göre aynı Kanun’un 66/1-e maddesi gereği 8 yıllık olağan dava zamanaşımı süresinin öngörüldüğü anlaşılmıştır.

5237 sayılı Kanun’un 67/2-a maddesi uyarınca zamanaşımı süresini kesen son işlemin 17.03.2016 tarihli sorgu olduğu ve bu tarihten, temyiz incelemesi tarihine kadar, 8 yıllık olağan dava zamanaşımı süresinin gerçekleşmiş olduğu belirlenmiştir.

IV. KARAR

1.Ön inceleme bölümünde açıklanan nedenle ... vekilinin görevi kötüye kullanma ve zimmet suçlarına, Hazine vekilinin ise görevi kötüye kullanma suçuna yönelik temyiz istemlerinin, 5271 sayılı Kanun'un 298. maddesinin birinci fıkrası uyarınca, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle ayrı ayrı REDDİNE,

2.Gerekçe bölümünün (A) bendinde açıklanan nedenle hükümde katılanlar Hazine, ... ve ... vekillerince ve sanık müdafiince öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun'un 289/1. maddesi ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden aynı Kanun'un 302/1. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,

3.Gerekçe bölümünün (B) bendinde açıklanan nedenle katılanlar ... ve ... vekillerinin ve sanık müdafiinin temyiz istekleri yerinde görüldüğünden hükmün, 5271 sayılı Kanun’un 302. maddesinin ikinci fıkrası gereği BOZULMASINA, ancak bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 303. maddesinin birinci fıkrasının (a) bendinin verdiği yetkiye dayanılarak sanık hakkında görevi kötüye kullanma suçundan açılan kamu davasının 5271 sayılı Kanun’un 223. maddesinin sekizinci fıkrası gereğince gerçekleşen olağan dava zamanaşımı nedeniyle, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle DÜŞMESİNE,

Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun'un 304/1. maddesi uyarınca Uşak 2. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 10. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

02.07.2024 tarihinde karar verildi.

***