Logo

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi

SAYISI : 2018/3319 Esas, 2022/485 Karar

SUÇ : Rüşvet, ihaleye fesat karıştırma, edimin ifasına fesat karıştırma

HÜKÜM : 1) Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesinin 31.03.2022 tarihli ve 2018/3319 Esas, 2022/485 sayılı Kararı ile istinaf başvurularının esastan reddi,

2) Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesinin 07.07.2022 tarihli ve 2018/3319 Esas, 2022/485 sayılı ek Kararı ile sanıklardan ... ve ... hakkında ihaleye fesat karıştırma ve edimin ifasına fesat karıştırma suçlarından verilen mahkumiyet hükümlerine yönelik istinaf başvurularının esastan reddine dair hükümlere yönelik temyiz istemlerinin reddi.

TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama

Bölge Adliye Mahkemesince verilen hükümlerin ve ek Kararın temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde;

Tebliğname başlığında isimlerine yer verilen diğer sanıklar hakkında kurulan hükümlere yönelik temyiz talebi bulunmadığı anlaşılmıştır.

Dairemizce de benimsenen Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 14.02.2017 tarihli, 2015/5-95 Esas, 2017/71 sayılı ve benzer Kararlarında da belirtildiği üzere "suçtan zarar görme" kavramının "suçtan doğrudan doğruya zarar görmüş bulunma hali" olarak anlaşılması gerektiği, dolaylı veya muhtemel zararların davaya katılma ... vermeyeceği, bu nedenle 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 237. maddesine göre sanıklar ... ve ...'na isnat edilen rüşvet verme suçundan doğrudan zarar görmeyen TMO'nun bu suç yönünden kamu davasında katılma ve temyiz hakkının bulunmadığı, mahkemece usulsüz olarak verilen katılma kararının da temyiz ... vermeyeceği kabul edilmiştir.

Katılanlardan Hazine vekili tarafından ... adına da temyiz isteminde bulunulmuş ise de 25.04.2022 tarihli dilekçe ile temyiz isteminde bulunan katılan ... vekilinin 16.05.2022 tarihli dilekçe ile temyiz talebinden vazgeçtiği anlaşılmakla Hazine vekilinin bu kurum adına yaptığı temyiz başvurusunun reddine karar verilmesi gerektiği anlaşılmıştır.

5271 sayılı Kanun’un 286/2-a maddesinde yer verilen; “İlk derece mahkemelerinden verilen beş yıl veya daha az hapis cezaları ile miktarı ne olursa olsun adli para cezalarına ilişkin istinaf başvurusunun esastan reddine dair bölge adliye mahkemesi kararları"nın temyiz incelemesine tabi olmadığına ilişkin düzenleme ile aynı Kanun’un 286/3. maddesinde belirtilen suçlar ve aynı Kanun’un 296/1. maddesinin; “... temyiz edilemeyecek bir hüküm temyiz edilmiş [ise] …, hükmü temyiz olunan bölge adliye veya ilk derece mahkemesi bir karar ile temyiz istemini reddeder” şeklindeki hüküm birlikte değerlendirildiğinde, sanıklar ... ve ... müdafiilerinin müvekkilleri hakkında ihaleye fesat karıştırma ve edimin ifasına fesat karıştırma suçlarından verilen mahkumiyet hükümlerine yönelik istinaf başvurularının esastan reddi kararlarına ilişkin temyiz istemlerinin reddine dair 07.07.2022 tarihli ek Karara yönelik temyiz istemleri yerinde görülmemiştir.

İlk Derece Mahkemesince sanıklar hakkında rüşvet suçundan verilen beraat hükümlerine yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen istinaf başvurularının esastan reddi kararları ile sanıklar ... ve ... müdafiilerinin temyiz istemlerinin reddine dair ek Kararın; 5271 sayılı Kanun'un 286/1 ve 296/2. maddeleri uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260/1. maddesi gereği temyiz edenlerin hükümleri ve ek Kararı temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291/1. maddesi uyarınca temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294/1. maddesine istinaden temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi gereğince temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmiştir.

... Köylere Hizmet Götürme Birliğince 19.10.2010 tarihinde doğrudan temin usulü ile gerçekleştirilen Pusat Köyü İçme Suyu Enh İnşaatı Yapım İşi ile ilgili olarak sanıklar ..., ..., ..., ... ve ... hakkında ihaleye fesat karıştırma suçundan ayrıca 05.01.2011 tarihli, 2010/26456 Soruşturma, 2012/258 Esas ve 2012/19 sayılı İddianame ile hakkında yanlışlıkla dava açıldığı iddia olunan Sadettin ve ... oğlu 17.08.1980 doğumlu ... hakkında hüküm kurulmadığı anlaşılmakla, bu hususlarda mahallinde her zaman bir karar verilmesi mümkün görülmüştür.

Dosya kapsamına göre sanık ... müdafiinin uygun görülmeyen duruşmalı inceleme talebinin 5271 sayılı Kanun'un 299. maddesi uyarınca takdiren reddine ve incelemenin duruşmasız olarak yapılmasına karar verildikten sonra gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ

A.Konya 2. Ağır Ceza Mahkemesinin, 27.04.2018 tarihli ve 2012/34 Esas, 2018/104 sayılı Kararı ile sanıkların atılı suçlardan ayrı ayrı beraatlerine hükmolunmuştur.

B.Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesinin, 31.03.2022 tarihli ve 2018/3319 Esas, 2022/485 sayılı Kararı ile istinaf başvurularının ayrı ayrı esastan reddine karar verilmiştir.

C.Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesinin, 07.07.2022 tarihli ve 2018/3319 Esas, 2022/485 sayılı ek Kararı ile sanıklardan ... ve ... hakkında ihaleye fesat karıştırma ve edimin ifasına fesat karıştırma suçlarından verilen mahkumiyet hükümlerine ilişkin istinaf başvurularının esastan reddine dair hükümlere yönelik temyiz istemleri reddedilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ

Katılan TMO vekilinin temyiz sebepleri, sanıklar ..., ..., ... ve ... hakkında TMO Akşehir Şube Müdürlüğünce 26.04.2010 tarihinde 2010/39618 ihale numarası ile gerçekleştirilen Kadınhanı Ajans Lojman, İdari Binalar, Anbar ve Beton Silo bakım onarımı yapım işi ihalesiyle ilgili olarak rüşvet suçundan verilen beraat hükümlerine yönelik istinaf başvurularının esastan reddine hükmedildiğine, dosya kapsamı ile istinaf dilekçelerinin ve beyanlarının yeterince dikkate alınmadığına, dosya kapsamında bulunan resmi yazışma, rapor, tutanak, bilgi ve belgelerde atılı suçların işlediği tespit edilmiş olup sanıkların eylemlerine uyan sevk maddeleri gereğince üst sınırdan cezalandırılmaları yerine beraatlerine hükmedilmiş olması nedeniyle kararın bozulması gerektiğine, yeterli inceleme ve araştırma yapılmadığına, usul ve yasaya aykırı olan ilk derece ve bölge adliye mahkemesi kararlarının bozulması gerektiğine ve sair hususlara,

Katılan Hazine vekilinin temyiz sebepleri, sanıklar ..., ..., ... ve ... hakkında Meram Belediye Başkanlığınca düzenlenen 31.03.2010 tarihli mahallelere muhtar ofisi yaptırılması ihalesi, ..., ... ve ... hakkında Tepeköy Belde Belediyesince 21.04.2010 tarihinde düzenlenen 300 m3 prizmatik servis deposu yapım işi ihalesi, ..., ..., ... ve ... hakkında Toprak Mahsûlleri Ofisi Akşehir Şube Müdürlüğünce 26.04.2010 tarihinde düzenlenen Kadınhanı Ajans Lojman, İdari Binalar, Anbar ve Beton Silo bakım onarımı yapım ihalesi, ..., ..., ..., ..., ... ve ... hakkında Eşmekaya Belediye Başkanlığınca 26.05.2010 tarihinde düzenlenen içme suyu isale hattı kazısı ve q125 mm'lik plastik boru döşemesi yapımı ihalesi, ..., ..., ..., ..., ..., ... ve ... hakkında Konya 3. Ana Jet Üs Komutanlığınca 14.07.2010 tarihinde düzenlenen 079 gayrimenkul no'lu yer destek binası çatı onarımı ihalesi ve 23.07.2010 tarihinde düzenlenen Harekat Alarm İskan Tesisleri (264-268-301-321-342-343-344-348-349) gayrimenkul numaralı binaların çatı onarımı ve mantolama işi ihalesi, ..., ..., ... ve ... hakkında Eşmekaya Belediye Başkanlığınca 01.10.2010 tarihinde düzenlenen kanalizasyon inşaatı kollektör yapımı işi ihalesi ile ilgili olarak rüşvet suçundan verilen beraat hükümlerine yönelik istinaf başvurularının esastan reddine hükmedildiğine, dosya kapsamı ile istinaf dilekçelerinin ve beyanlarının yeterince dikkate alınmadığına, dosya kapsamında bulunan resmi yazışma, rapor, tutanak, bilgi ve belgelerde atılı suçları işlediği tespit edilmiş olan sanıklar hakkında eylemlerine uyan sevk maddeleri gereğince üst sınırdan ceza tayin edilmesi gerekirken beraat kararları verilmiş olması nedeniyle kararın bozulması gerektiğine, yeterli inceleme ve araştırmanın yapılmadığına, usul ve yasaya aykırı olan ilk derece ve bölge adliye mahkemesi kararlarının bozulması lüzumuna ve sair hususlara,

Sanık ... müdafiinin temyiz sebepleri, müvekkilinin Eskil Belediyesinde inşaat mühendisi olarak görev yapmaktayken 16.08.2010 tarihinde Eşmekaya Belediyesinin yapılacak ihalelerde inşaat mühendisi ihtiyacı olduğundan bahisle görevlendirme talep etmesi üzerine 24.08.2010 tarihinde Eşmekaya Belediyesine görevlendirildiğine, ihale konusunda uzman olmamasına rağmen bu görevlendirme neticesinde birçok ihalede görev aldığına, bu kapsamda 01.10.2010 tarihinde gerçekleştirilen kanalizasyon inşaatı kollektör yapımı işi ihalesinde komisyon başkanı olarak görev alıp ihalenin düşük teklifi veren Karacan Proje Müteahhitlik – ...’a 247.000,00 TL bedelle verildiğine, hileli bir davranışı bulunmadığına, ihaleye fesat karıştırma suçunun unsurlarının gerçekleşmediğine, ilk ve ikinci derece mahkeme kararlarının hukuki ve fiili gerekçelerden yoksun olup ceza kanununun uygulanmasında bariz takdir hatası, dosya kapsamına uymayan gerekçe, takdir hakkının dayanaklarının gösterilmemesi ve cezanın belirlenmesi konularında açıkça hukuka aykırılık olduğuna, müvekkilinin ihaleye fesat karıştırma kastının bulunmadığına, birleşen dosya kapsamında savunması alınmayarak adil yargılanma hakkının ihlal edildiğine ayrıca bilirkişi raporunun tebliğ edilmemesi nedeniyle de savunma hakkının kısıtlandığına, karar duruşmasına katılımı sağlanıp son sözü sorulmadan karar verilmesinin adil yargılanma hakkına aykırı olduğuna, yerel mahkemenin dosyanın kapsamlı olması nedeni ile yeterince inceleme yapmadığına ve delilleri takdirde hataya düşerek usul ve yasaya aykırı karar verdiğine, farazi ve yorum yoluyla kamu zararına neden olunduğu kanaatine varılıp hukuki ve teknik konularda gerekli araştırma yapılmadan karar verildiğine, müvekkiline isnat edilen eylemlerin en fazla disiplin cezasına konu usulsüzlükler (idari soruşturma) içerisine girmekte olup ilgili suçun unsurlarının oluşmadığına, müvekkilinin görevi bittiğinde ihale karar tutanağını komisyon üyeleri ile birlikte iki nüsha hazırlayıp belediyeye teslim ettiğine, bu belgeyi saklama ve muhafaza etme yükümlülüğü olmayıp bunun belediyeye ait olduğuna, kaybolmasından dolayı müvekkilinin veya komisyon üyelerinin sorumlu tutulup bunun ihaleye fesat karıştırma suçunun gerekçesi olarak gösterilmesinin usul ve yasaya aykırı olup delilin takdirinde açıkça hata yapıldığına, unsurları oluşmuş olsa da görevi ihmal suçu kapsamında düşünülebileceğine ancak bu suçun dahi unsurlarının oluşmadığına, komisyon yetkilisine, kesinleşen ihale kararında ihale bedeli 247.000,00 TL olarak sunulduğu halde sözleşmenin 255.000,00 TL olarak imzalanmasında yetkinin 4734 sayılı Kamu İhale Kanunu'nun 46. maddesi gereğince ihale yetkilisine ait olduğuna, kamu zararının imzalanan sözleşmenin kesinleşen ihale kararına uyulmamasından kaynaklandığına, müvekkilinin sorumlu tutulmasının açıkça kanuna aykırı olduğuna, iş makinesi kiralanması işi ve bunların alacaklarının tahsilinin ihale komisyonuna ait görevler arasında bulunmadığına, sözleşme imzalandıktan sonra ayrıca kira sözleşmesi yapıldığına, bu hususun bilirkişi raporunda açıkça belirtildiğine, bu konulara ilişkin olarak karar verilmeden önce müvekkilinden son savunma da alınmadığına, şartname bedelinin idari şartnamede yer aldığına, EKAP (Elektronik Kamu Alımları Platformu) sisteminde idari şartname ve sözleşme tasarısı hazırlanmadan ihale onayı alınamayacağına ve EKAP'ta yayınlanamayacağına, fiilen ve teknik olarak bunun mümkün olmadığına, müvekkilinin ihale komisyonunda görev alıp yaklaşık maliyetin belirlenmesi, ihale onayının alınması, idari şartnamenin hazırlanması ve ihalenin EKAP'ta yayımlanmasından sonra ihale komisyonunun oluşturulduğuna, müvekkilinin bu olayla ilgili bağlantısı olduğunu gösteren her türlü şüpheden uzak, kesin inandırıcı somut bir delil bulunmadığına, beraatine karar verilmesi gerekirken hakkında ceza kararı tertip edildiğine,

Sanık ... müdafiinin temyiz sebepleri, temyiz istemlerinin kabule değer sayılmamasından dolayı bu taleplerinin reddine dair kararın hiçbir hukuki yönünün bulunmadığına, mahkumiyet hükümlerinin temyize tabi olup bozulması gerektiğine, müvekkilinin isnat olunan suçlardan hiçbirini işlemediğine, isnat olunan suçun unsurlarının oluşmadığına, müvekkilinin mahkumiyetini gerektirir hiçbir somut delil bulunmadığına, ''Şüpheden sanık yararlanır'' ilkesi gereğince beraatine karar verilmesi gerekmekte iken mahkumiyetine ilişkin hüküm kurulmasının haksız ve hukuka aykırı olduğuna, ek karar ile müvekkilinin mahkumiyetine yönelik ilk derece mahkemesi kararının ve istinaf başvurularının esastan reddine ilişkin kararın bozulması gerektiğine,

İlişkindir.

III. GEREKÇE

1.Sanık ... hakkında rüşvet verme suçundan verilen beraat hükümlerine yönelik istinaf başvurularının esastan reddi kararları yönünden:

İddianamede Olay-8 olarak adlandırılan, Konya 3. Ana Jet Üs Komutanlığınca 14.07.2010 tarihinde 2010/85129 ihale numarası ile açık ihale usulü olarak yapılan 079 Gayrimenkul No’lu Yer Destek Binası Çatı Onarımı ve Olay-13 olarak adlandırılan, aynı kurum tarafından 23.07.2010 tarihinde 2010/79867 ihale numarası ile açık ihale usulü şeklinde yapılan Harekât Alarm İskân Tesisleri (264-268-301-321-342-343-344-348-349) Gayrimenkul Numaralı Binaların Çatı Onarımı ve Mantolama İşi ihaleleri ile ilgili olarak sanık ... hakkında rüşvet verme suçu ile ilgili herhangi bir anlatıma ve sevk maddesine yer verilmediği, bu itibarla söz konusu olaylar bakımından bu sanık hakkında usulüne uygun kamu davası açılmadığı halde kurulan beraat hükümlerine yönelik istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmek suretiyle 5271 sayılı Kanun'un 225/1. maddesine muhalefet edilmesi,

Hukuka aykırı görülmüştür.

2. Diğer sanıklar hakkında rüşvet verme ve rüşvet alma suçlarından verilen beraat hükümlerine yönelik istinaf başvurularının esastan reddi kararları yönünden:

5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) rüşveti tanımlayan ve 05.07.2012 tarihinde yürürlüğe giren 6352 sayılı Yargı Hizmetlerinin Etkinleştirilmesi Amacıyla Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılması ve Basın Yayın Yoluyla İşlenen Suçlara İlişkin Dava ve Cezaların Ertelenmesi Hakkında Kanun ile değişiklik yapılıncaya kadar yürürlükte kalan 252/3. maddesinde "Rüşvet, bir kamu görevlisinin, görevinin gereklerine aykırı olarak bir işi yapması veya yapmaması için kişiyle vardığı anlaşma çerçevesinde bir yarar sağlamasıdır" denilerek sadece nitelikli rüşvete yer verildiği, kamu görevlisinin yapması gereken bir işi yapması ya da yapmaması gereken işi yapmaması için yarar sağlanmasının (05.07.2012 tarihine kadar) rüşvet suçu kapsamından çıkarıldığı, bu eylemlerin 5237 sayılı Kanun'un 257/3. maddesine uyan görevinin gereklerine uygun davranmak için çıkar sağlama suçu kapsamında değerlendirildiği,

Diğer yandan rüşvet suçunun oluşabilmesi için bir rüşvet anlaşmasının bulunması, bu anlaşmanın da işin yapılmasından önce veya en geç yapılması anında olması ayrıca cinsel yararların ekonomik yarar olmaması nedeniyle rüşvet suçunun konusunu oluşturmayacağı keza rüşvet anlaşmasına dair yeterli delil bulunmaması hususları nazara alındığında; kamu görevlisi olan sanıklara yüklenen, iddianamede Olay-3 olarak adlandırılan Tepeköy Belde Belediyesince 21.04.2010 tarihinde düzenlenen 300 m3 prizmatik servis deposu yapım işi ve Olay-17 olarak adlandırılan Eşmekaya Belediye Başkanlığınca 01.10.2010 tarihinde düzenlenen kanalizasyon inşaatı kollektör yapımı işi ihaleleri ile ilgili olarak rüşvet alma isnatlarının suç tarihlerinde yürürlükte bulunan 5237 sayılı Kanun'un mülga 257/3. maddesinde düzenlenen görevinin gereklerine uygun davranmak için çıkar sağlama ve Olay-2 olarak adlandırılan Meram Belediye Başkanlığınca düzenlenen 31.03.2010 tarihli mahallelere muhtar ofisi yaptırılması, Olay-4 olarak adlandırılan ... Akşehir Şube Müdürlüğünce 26.04.2010 tarihinde düzenlenen Kadınhanı Ajans Lojman, İdari Binalar, Anbar ve Beton Silo bakım onarımı yapımı, Olay-5 olarak adlandırılan Eşmekaya Belediye Başkanlığınca 26.05.2010 tarihinde düzenlenen içme suyu isale hattı kazısı ve q125 mm'lik plastik boru döşemesi yapımı, Olay-8 olarak adlandırılan Konya 3. Ana Jet Üs Komutanlığınca 14.07.2010 tarihinde düzenlenen 079 gayrimenkul no'lu yer destek binası çatı onarımı ihalesi ve 23.07.2010 tarihinde düzenlenen Harekat Alarm İskan Tesisleri (264-268-301-321-342-343-344-348-349) gayrimenkul numaralı binaların çatı onarımı ve mantolama işi ihaleleri ile ilgili olarak rüşvet alma isnatlarının ise aynı maddenin 1. fıkrası kapsamında icrai davranışla görevi kötüye kullanma suçunu, kamu görevlisi olmayan sanıklara yüklenen rüşvet verme eylemlerinin ise aynı Kanun'un 40/2. maddesi uyarınca özgü suç niteliğindeki bu suçlara iştirak etme olarak değerlendirilmesi gerektiği ve bu suçlar için belirlenecek cezaların üst haddine göre aynı Kanun’un 66/1-e ve 67/4. maddeleri gereğince 8 yıllık olağan ve 12 yıllık olağanüstü dava zamanaşımı sürelerinin öngörüldüğü anlaşılmıştır.

Dosya kapsamına göre son suç tarihinin 20.01.2011 olduğu ve bu tarihten, temyiz incelemesi tarihine kadar, 12 yıllık olağanüstü dava zamanaşımı süresinin gerçekleşmiş olduğu belirlenmiştir.

IV. KARAR

1.Ön inceleme bölümünde açıklanan nedenlerle katılan TMO vekilinin sanıklar ... ve ... hakkında rüşvet verme suçundan kurulan beraat hükümlerine yönelik istinaf başvurularının esastan reddi kararlarına yönelik temyiz talebi ile Hazine vekilinin katılan ... adına vaki temyiz isteminin, 5271 sayılı Kanun'un 298/1. maddesi uyarınca, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle ayrı ayrı REDDİNE,

2.Ön inceleme bölümünde açıklanan nedenle 07.07.2022 tarihli ek Kararda hukuka aykırılık görülmediğinden sanıklar ... ve ... müdafiilerinin temyiz istemlerinin, 5271 sayılı Kanun'un 296/2. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ayrı ayrı REDDİ İLE EK KARARIN ONANMASINA,

3.Gerekçe bölümünün ikinci bendinde açıklanan nedenlerle hükümlere yönelik katılanlar Hazine ve TMO vekillerinin temyiz istekleri yerinde görüldüğünden hükümlerin, 5271 sayılı Kanun’un 302. maddesinin ikinci fıkrası gereği BOZULMASINA, ancak bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 303. maddesinin birinci fıkrasının (a) bendinin verdiği yetkiye dayanılarak sanıklar hakkındaki kamu davalarının 5271 sayılı Kanun’un 223/8. maddesi gereğince gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle ayrı ayrı DÜŞMESİNE,

4.Gerekçe bölümünün birinci bendinde açıklanan nedenle sanık ... hakkında rüşvet verme suçundan kurulan hükümlere yönelik katılan Hazine vekilinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden hükümlerin, 5271 sayılı Kanun'un 302/2. maddesi uyarınca, Tebliğname'ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,

Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun'un 304/2-a maddesi uyarınca gereği için Konya 2. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilamının bir örneğinin ise Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

11.07.2024 tarihinde karar verildi.

***