Logo

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi

SAYISI : 2013/65 Esas, 2015/8 Karar

SUÇ : İhaleye fesat karıştırma, rüşvet alma

HÜKÜM : Mahkumiyet, hükmün açıklanmasının geri bırakılması, beraat

TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama

EK TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama

Mahalli mahkemece verilen hükümler ve karar temyiz edilmekle dosya incelendi;

Sanık ... hakkında ihaleye fesat karıştırma suçundan verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair kararın, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 231/12. maddesi karşısında itiraza tabi olup temyizi mümkün bulunmadığı, aynı Kanun'un 264. maddesi de gözetilerek sanık müdafinin bu yöndeki temyiz isteminin itiraz mahiyetinde olduğu ve Sinop Ağır Ceza Mahkemesinin, 06.04.2015 tarihli ve 2015/160 Değişik iş sayılı Kararı ile de değerlendirilip gerekli kararın verildiği görüldüğünden dosyanın bu yönden incelenmeksizin İADESİNE, temyiz dilekçelerinin içeriklerine göre incelemenin katılan vekilinin 03.05.2008 tarihli iddianamedeki isnatlar yönünden sanıklar ..., ..., ... ve ... hakkında ihaleye fesat karıştırma ve ... hakkında rüşvet alma suçlarından verilen beraat, sanıklar ..., ..., ... ve ... müdafilerin adı geçen sanıklar hakkında ihaleye fesat karıştırma suçundan kurulan mahkumiyet hükümlerine yönelik temyiz itirazlarıyla sınırlı olarak yapılmasına karar verildikten sonra gereği düşünüldü:

Temyiz incelemesi yapılan bu dava ile Dairemizin 2020/430 ve 2022/9843 Esasına kayıtlı davaların adli soruşturma işlemlerinin başlangıçta aynı dosya üzerinden yürütüldüğü, aralarında iddia konusu eylemler, suçlar ve bir kısım sanıklar yönünden fiili ve hukuki bağlantı bulunduğu görülerek, gerek ortak delillerin gerekse zincirleme suç hükümlerinin değerlendirilebilmesi açısından belirtilen tüm dava dosyaları birlikte incelenmiştir.

Mahkemece ihaleye fesat karıştırma suçundan verilen mahkumiyet hükümleri yönünden kamu zararı oluşmadığı şeklindeki kabulde bir isabetsizlik görülmediği, aynı suçtan verilen beraat kararlarına konu ihalelerde ise oluştuğu iddia olunan zararın somut olarak belirlenmediği, yapılan ihalelerin tamamının yaklaşık maliyetin altında ve en uygun teklifi veren istekli üzerine bırakıldığı, bu haliyle beraat hükümlerine konu ihaleye fesat karıştırma eylemlerinin sübutu halinde de suç tarihlerinden sonra yürürlüğe giren ve sanıklar lehine olan 6459 sayılı Kanun'un 12. maddesi ile değişik 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 235/3-b maddesindeki suçu oluşturacağı,

Sanıklardan ... hakkında 03.05.2008 tarihli iddianamenin 3. olay başlığı altında anlatılan 14.06.2007 tarihli Bürnük Orman İşletme Şefliği 034-014 kod no.lu yolda B-tipi orman yolu yapım işi ihalesine fesat karıştırdığının, ihale üzerine bırakılan Maviş Ltd. Şirketi yetkilisi temyiz dışı sanık ...'e ihale ile ilgili bilgi verme karşılığı menfaat temin etmek suretiyle rüşvet aldığının iddia edildiği, yukarıda değinildiği üzere bu ihale yönünden kamu zararı meydana gelmemesi sebebiyle ihaleye fesat karıştırma eyleminin sübutu halinde 6459 sayılı Kanun'un 12. maddesi ile değişik 5237 sayılı Kanun'un 235/3-b maddesindeki suçun oluşacağı ve suç tarihi ile inceleme günü arasında ilaveli dava zamanaşımı süresinin dolduğu, aynı Kanun'un rüşveti tanımlayan ve 05.07.2012 tarihinde yürürlüğe giren 6352 sayılı Kanun ile değişiklik yapılıncaya kadar yürürlükte kalan 252/3. maddesinde "Rüşvet, bir kamu görevlisinin, görevinin gereklerine aykırı olarak bir işi yapması veya yapmaması için kişiyle vardığı anlaşma çerçevesinde bir yarar sağlamasıdır" denilerek sadece nitelikli rüşvete yer verildiği, kamu görevlisinin yapması gereken bir işi yapması ya da yapmaması gereken işi yapmaması için yarar sağlanmasının (05.07.2012 tarihine kadar) rüşvet suçu kapsamından çıkarıldığı, bu eylemlerin 5237 sayılı Kanun'un 257/3. maddesine uyan görevinin gereklerine uygun davranmak için çıkar sağlama suçu kapsamında değerlendirildiği, somut olayda rüşvet anlaşmasına konu olduğu belirtilen ihaleye fesat karıştırma eyleminin oluşturduğu suçun ilaveli dava zamanaşımı süresinin dolduğu nazara alındığında sanık ...'in rüşvet almaya konu menfaat temini iddiasının sübutu halinde lehe değerlendirmeyle suç tarihinde yürürlükte bulunan 5237 sayılı Kanun'un 257/3. maddesinde düzenlenen görevinin gereklerine uygun davranmak için çıkar sağlama suçunu oluşturacağı,

Bu suçların 5237 sayılı Kanun'un 235/3-b ve 257/3. maddelerinde öngörülen cezalarının üst sınırları itibarıyla aynı Kanun'un 66/1-e ve 67/4. maddelerinde belirtilen 8 yıllık asli ve 12 yıllık ilaveli dava zamanaşımı sürelerine tabi olduğu, suç tarihleri ile inceleme günü arasında ilaveli dava zamanaşımı süresinin gerçekleştiği anlaşıldığından tüm hükümlerin 5237 sayılı Kanun'un 7/2 ile 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddeleri de gözetilmek suretiyle 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu'nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun'un 322/1 ve 5271 sayılı Kanun'un 223/8. maddeleri gereğince sanıklar hakkında açılan kamu davalarının zamanaşımı nedeniyle ayrı ayrı DÜŞMESİNE 13.06.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

***