Logo

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi

SAYISI : 2021/522 Esas, 2023/128 Karar

SUÇ : Tefecilik

HÜKÜMLER : Sanıklardan ..., ..., ... ve hakkında mahkumiyet, ..., ..., ... ve ... hakkında beraat

TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz isteminin reddi, düşme, bozma

Mahalli mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle dosya incelenerek gereği düşünüldü:

Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 31.01.2017 tarihli ve 2016/13-982 Esas, 2017/29 sayılı ve benzer Kararlarında da belirtildiği üzere; çok sanıklı dosyalarda, sanıkların her birinin birbirlerinden bağımsız olarak kanun yoluna başvurma hakkının bulunduğu, kural olarak sanıklardan birinin verilen karara karşı yaptığı kanun yolu başvurusunun, diğer sanıklar hakkında verilen hükümleri kapsamadığı ve hükmün kanun yoluna başvuru için öngörülen sürenin sonunda kesinleştiği ancak temyiz kanun yolu bakımından gerek 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanun'un (1412 sayılı Kanun) 325. gerekse 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 306. maddelerinde yer alan ve hükmün bozulmasının diğer sanıklara sirayetini düzenleyen hükümlerdeki koşullar gerçekleştiği takdirde temyiz edenler lehine oluşacak durumdan temyiz yoluna başvurmayan, süresinden sonra başvuran veya temyize başvurmakla beraber talebi kabul edilmeyen sanıkların da yararlanmalarının sağlanması suretiyle bu kişilerin temyiz edenlerden daha ağır bir ceza ile cezalandırılmaları adaletsizliğinin giderilmesinin amaçlandığı ve bozmanın sirayetinde yerel mahkeme hükmünün, temyiz etmeyen sanık yönünden bozulmayıp sanığın sadece bozma kararının sonucundan yararlandırıldığı dikkate alındığında, 10.09.2015 tarihli ilk hükmü yasal süresinde temyiz etmeyen sanık ...'ın sirayet nedeniyle bozma sonrası verilen hükmü temyiz etme ... hukuken mümkün olmadığından, lehe bozmadan sirayet nedeniyle istifade eden sanık hakkında bozma sonrası verilen mahkumiyet hükmüne yönelik temyiz isteminin 5320 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun'un (5320 sayılı Kanun) 8/1. maddesi de gözetilerek 1412 sayılı Kanun'un 317. maddesi gereğince REDDİNE, sanık ... hakkında kurulan hükme yönelik temyiz isteği olmadığı gözetilerek, incelemenin katılan vekilinin sanıklardan ..., ..., ... ve ... hakkında yüklenen suçtan verilen beraat, sanıklar ... ve ... müdafiileri ile sanık ...'ın bu sanıklar hakkında kurulan mahkumiyet hükümlerine yönelik temyiz itirazları ile SINIRLI OLARAK yapılmasına karar verildikten sonra gereği düşünüldü:

1)Sanıklardan ... hakkında kurulan mahkumiyet ve ... hakkında verilen beraat hükümlerine yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde;

Sanıklara yüklenen tefecilik suçunun suç tarihleri itibarıyla lehe olan 7242 sayılı Kanun ile yapılan değişiklik öncesi 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 241/1. maddesinde öngörülen cezasının üst sınırına göre aynı Kanun'un 66/1-e ve 67/4. maddelerinde belirtilen 8 yıllık asli ve 12 yıllık ilaveli dava zamanaşımı sürelerine tabi olduğu, ... yönünden 21.06.2012, ... yönünden ise 30.03.2012 yılı olan son suç tarihleri ile inceleme günü arasında ilaveli dava zamanaşımı süresinin gerçekleştiği anlaşıldığından, hükümlerin 5237 sayılı Kanun'un 7/2 ile 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddeleri de gözetilmek suretiyle 1412 sayılı Kanun'un 321. maddesi gereğince BOZULMASINA ancak bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Yasa’nın 322/1 ve 5271 sayılı Kanun'un 223/8. maddeleri uyarınca sanıklar hakkında açılan kamu davalarının zamanaşımı nedeniyle ayrı ayrı DÜŞMESİNE,

2)Sanıklardan ... ve ... hakkında kurulan mahkumiyet hükümleri ile ..., ... ve ... hakkında verilen beraat hükümlerine yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde;

Mahkumiyet hükümleri yönünden, 24.11.2012 olan suç tarihinin gerekçeli karar başlığında 02.11.2012 olarak gösterilmesi mahallinde düzeltilebilir yazım hatası kabul edilmiştir.

Bozmaya uyularak gereği yerine getirilmiş, delillerle iddia ve savunma, yapılan yargılama göz önünde tutularak tahlil ve takdir edilmiş, sübutu kabul olunan fiillerinin unsurlarına uygun şekilde tavsif ve tatbikatı yapılmış bulunduğundan kurulan mahkumiyet hükümleri ile delilleri takdir ve gerekçesi gösterilmek suretiyle verilen beraat hükümleri usul ve kanuna uygun olduğundan yerinde görülmeyen katılan vekilinin, sanık ... müdafiinin ve sanık ...'ın temyiz itirazlarının reddiyle hükümlerin ONANMASINA 10.09.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

***