"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2023/39 Esas, 2023/157 Karar
SUÇ : Zincirleme basit zimmet
HÜKÜM : Eylemin ihmali davranışla görevi kötüye kullanma suçunu oluşturduğu kabulüyle bu suçtan mahkumiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek gereği düşünüldü:
5237 sayılı TCK'nın 257/2. maddesinde düzenlenen ihmali davranışla görevi kötüye kullanma suçunun oluşması için "Kamu görevlisinin görevinin gereklerini yapmakta ihmal veya gecikme göstererek, kişilerin mağduriyetine veya kamunun zararına neden olması ya da kişilere haksız bir menfaat sağlaması"nın gerektiği, yazı işleri müdürleri ile zabıt katiplerinin görev, sorumluluklarını düzenleyen ve suç tarihinde yürürlükte bulunan Bölge Adliye ve Adli Yargı İlk Derece Mahkemeleri ile Cumhuriyet Başsavcılıkları İdari ve Yazı İşleri Hizmetlerinin Yürütülmesine Dair Yönetmeliğin yazı işleri müdürünün görevlerine ilişkin 169/3-ğ maddesindeki hüküm ile aynı maddenin 7. fıkrasındaki ''Yazı işleri müdürü, yerine getirmekle yükümlü olduğu görevleri yazı işleri hizmetlerinde görevli personele devredemez'' ve 4. fıkrasındaki zabıt katibinin görevlerine ilişkin düzenlemeler ile 263. maddesindeki ''Bu Yönetmelikte açık hüküm bulunmayan hâllerde ... Bakanlığı ve ilgili kurumlarca yürürlüğe konulan diğer yönetmeliklerin ilgili hükümleri uygulanır'' hükmü ışığında 11.07.2015 tarihli Bölge İdare Mahkemeleri, İdare Mahkemeleri ve Vergi Mahkemelerinin İdari İşler İle Yazı İşleri Hizmetlerinin Yürütülmesi Usul ve Esaslarına İlişkin Yönetmeliğin harç ve masrafları almaya yetkili olanlara ilişkin düzenlemesini içeren 89. maddesindeki ''Ön büro teşkilatı bulunan yerlerde bu iş yalnızca veznedara aittir. Zabıt kâtipleri, memurlar veya mübaşirler, bir işlemin ifası için ödenmesi gerekli harç ve masrafları iş sahiplerinden alamazlar. Harç ve masrafların tahsili işi kendisine verilmiş olan yazı işleri müdürü, görev sebebiyle yerinden ayrıldığı zaman iş sahiplerinin beklememesi için başkanın onayı ile önlem alır'' ve son olarak da suç tarihinde yürürlükte bulunan ... Bakanlığı Teftiş Kurulu Yönetmeliğinin mahkeme veznelerinin denetimine ilişkin 67/1. maddesindeki ''Mahkeme veznelerinin sayım ve hesapların kontrolü ile denetimi bu Yönetmeliğin Dördüncü Kısmının Birinci, İkinci ve Üçüncü Bölümlerinde gösterilen esaslar dairesinde yapılır. Banka ve PTT vasıtasıyla mahkemelere gönderilen ve mutemet defteri ile yazı işleri müdürleri tarafından bu yerlerden alınan paralar vezne kayıtlarıyla karşılaştırılır'' şeklindeki düzenlemeler hep birlikte değerlendirildiğinde;
Suç tarihinde Asliye Hukuk Mahkemesinde mübaşir olarak görev yapan sanığın, dosyalardaki posta masraflarını, yapılacak işlemler için mahkemeler veznesinden para çekme ve paraların teslimi hususunda görevlendirilmesinin yasal olarak mümkün olmaması karşısında, suça konu paraların kendisine görevi nedeniyle tevdi edilmiş sayılamayacağı, bu paralar üzerinde muhafaza ve gözetim sorumluluğunun olmadığı, yasal tevdi unsurunun da gerçekleşmediği, bu nedenle zimmet ve görevi kötüye kullanma suçlarının unsurlarının oluşmadığı, çıkartılan tebligatlar PTT’ye teslim edilmemiş ve parası mal edinilmiş olduğundan eylemlerinin TCK’nın 155/2 ve 43/1. maddelerinde düzenlenen zincirleme şekilde hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma suçunu oluşturduğu gözetilmeksizin, yanılgılı değerlendirmeyle ihmali davranışla görevi kötüye kullanma suçundan mahkumiyetine karar verilmesi,
Kanuna aykırı, katılan bakanlık vekili ile O yer Cumhuriyet savcısının ve sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden 5320 sayılı Yasa'nın 8/1. maddesi de gözetilerek hükmün 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddesi de gözetilerek 1412 sayılı Kanun'un 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA 09.09.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.