"İçtihat Metni"
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SUÇ : İhmali davranışla görevi kötüye kullanma
HÜKÜM : İlk derece mahkemesince icrai davranışla görevi kötüye kullanma suçundan kurulan mahkumiyet hükmünün kaldırılarak ihmali davranışla görevi kötüye kullanma suçundan mahkumiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz isteminin reddi
Bölge adliye mahkemesince verilen kararın sanık tarafından temyizi üzerine yapılan ön incelemede;
7343 sayılı Kanun'un 15. maddesi ile 1136 sayılı Avukatlık Kanunu'na (1136 sayılı Kanun) eklenen ve 30.11.2021 tarihinde yürürlüğe giren geçici 24. madde ile 15.07.2020 tarihli ve 31186 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren 7249 sayılı Kanun'un 10. maddesi ile 1136 sayılı Kanun'un 59. maddesine eklenen 5. fıkra gereğince avukatların görevlerinden doğan veya görev sırasında işledikleri suçlar nedeniyle verilen bölge adliye mahkemesi ceza dairelerinin kararları hakkında 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 286/2. maddesinin uygulanmayacağı hükmünün getirilmesi ve sanığın 14.12.2021 havale tarihli temyizi karşısında, temyiz isteminin reddine karar verilmesine dair tebliğnamedeki görüşe iştirak edilmemiştir.
İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 1136 sayılı Kanun'un 59. maddesinin son fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 5271 sayılı Kanun'un 260/1. maddesi gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291/1. maddesince temyiz isteminin süresinde olduğu, 294/1. maddesine istinaden temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi gereğince temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmiştir.
Dosya kapsamına göre uygun görülmeyen sanığın duruşmalı inceleme talebinin 5271 sayılı Kanun'un 299. maddesi uyarınca takdiren reddine ve incelemenin duruşmasız olarak yapılmasına karar verildikten sonra gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1)İstanbul Anadolu 9. Ağır Ceza Mahkemesinin, 14.11.2018 tarihli ve 2017/478 Esas, 2018/375 sayılı Kararı ile; sanık hakkında icrai davranışla görevi kötüye kullanma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 257/1, 62, 50/1-a ve 52/2. maddeleri uyarınca 7.500 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına hükmolunmuştur.
2)Sanığın istinaf başvurusu üzerine duruşma açılarak yapılan yargılama neticesinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Ceza Dairesinin, 27.02.2020 tarihli ve 2019/872 Esas, 2020/401 sayılı Kararı ile ilk derece mahkemesince kurulan mahkumiyet hükmünün kaldırılarak sanığın ihmali davranışla görevi kötüye kullanma suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 257/2, 62, 50/1-a ve 52. maddeleri uyarınca 7.500,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanığın temyiz istemi; bölge adliye mahkemesinin 27.02.2020 tarihli duruşmasına mazeret dilekçesi sunmasına rağmen hakkında kesin nitelikte karar verilerek savunma hakkının kısıtlandığına, ... tarafından vekaletname çıkarılmamasında kendisinin bir sorumluluğu olamayacağına, Yargıtay'da tanıdıkları olduğuna dair bir söylemde bulunmadığına, kendisinden Yargıtay'daki duruşmaya girmesinin talep edilmediğine, katılan ve tanıkların verilen parayı hiçbir zaman geri istemediklerine, katılanın dava açma ve taraf ehliyetinin bulunmadığına, tanıklar ve katılanın kendisini arayıp ulaşamadıkları iddiaları karşısında telefon görüşme kayıtlarının incelenmesi gerektiğine, görüşme yapmak üzere sekiz kez Adapazarı'na gittiğine, Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre bu giderlerin hesaplanarak bilirkişi raporu alınması ve ...'ın cinsel istismardan yargılandığı ceza dosyasının getirtilerek incelenmesi gerektiğine ve sair hususlara yöneliktir.
III. GEREKÇE
Sanığın sağlık mazereti nedeniyle duruşmaya katılamayacağından mazeretinin kabulü ile duruşmanın ertelenerek savunmasının avukatı tarafından yapılması talebini içeren 27.02.2020 tarihli mazeret dilekçesi hakkında herhangi bir karar verilmeden yargılamaya devam edilerek yokluğunda hüküm kurulması suretiyle savunma hakkının kısıtlanması hukuka aykırı bulunmuştur.
IV. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle sanığın temyiz istemi yerinde görüldüğünden esası incelenmeyen Kararın 5271 sayılı Kanun’un 302/2 ve 307/5. maddeleri gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun'un 304/2. maddesi gereği yeniden incelenmek ve hüküm verilmek üzere İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
25.11.2024 tarihinde karar verildi.