Logo

"İçtihat Metni"

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi

SAYISI : 2021/533 Esas, 2022/371 Karar

SUÇ : Tefecilik

HÜKÜM : Mahkumiyet

TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama

Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:

Sanık hakkında, katılana ve mağdur ...'ye faiz karşılığı ödünç para verdiği iddiasıyla tefecilik suçundan cezalandırılması istemiyle açılan kamu davasında, Yargıtay 9. Ceza Dairesinin 20.05.2021 tarihli ve 2020/8996 Esas, 2021/2428 sayılı 24.05.2016 tarihli mahkumiyet hükmünün bozulmasına dair kararı sonrasında yeniden mahkumiyet kararı verilmiş ise de 01.06.2005 tarihinde yürürlüğe giren 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 241. maddesinde tefecilik suçunun; "Kazanç elde etmek amacıyla başkasına ödünç para veren kişi..." biçiminde tanımlandığı, bu düzenlemeye göre suçun oluşması için sanığın yalnızca bir kişiye bile kazanç gayesiyle ödünç para vermesi yeterli olup, bu işi meslek haline dönüştürüp dönüştürmemesinin öneminin bulunmadığı ayrıca suçun konusunun para ve suç tarihinin ödünç paranın verildiği tarih, zincirleme suçlarda ise son suçun işlendiği gün olduğu, somut olayda ise sanıktan 2013 yılında faiz karşılığı 2 adet cumhuriyet altını aldığını beyan eden katılanın bu iddiasının, suçun konusunun faiz karşılığı alınan ödünç para olmaması sebebiyle tefecilik suçunu oluşturmayacağı ancak sanığın, mağdur ... ve katılana kazanç karşılığı ödünç para verme şeklinde eylemlerinin de bulunduğu gözetildiğinde, sanığa yüklenen tefecilik suçunun, suç tarihleri itibarıyla lehe olan 7242 sayılı Kanun ile yapılan değişiklik öncesi 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 241/1. maddesinde öngörülen cezasının üst sınırına göre aynı Kanun'un 66/1-e ve 67/4. maddelerinde belirtilen 8 yıllık asli ve 12 yıllık ilaveli dava zamanaşımı sürelerine tabi olduğu, mağdur ... yönünden 01.01.2011, katılan yönünden ise 01.01.2009 yılı olan son suç tarihleri ile inceleme günü arasında ilaveli dava zamanaşımı süresinin gerçekleştiği anlaşıldığından, hükmün 5237 sayılı Kanun'un 7/2 ile 5320 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun’un 8/1. maddeleri de gözetilmek suretiyle 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu'nun 321. maddesi gereğince BOZULMASINA ancak bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Yasa’nın 322/1 ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 223/8. maddeleri uyarınca sanık hakkında açılan kamu davasının zamanaşımı nedeniyle DÜŞMESİNE 03.12.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

***