"İçtihat Metni"
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2022/729 Esas, 2022/1474 Karar
SUÇ : Tefecilik, 5464 sayılı Kanun'a muhalefet
HÜKÜMLER : 1)İlk Derece Mahkemesince 5464 sayılı Kanun'a muhalefet suçundan verilen mahkumiyet hükmünün kaldırılarak zincirleme tefecilik suçundan mahkumiyet,
2)5464 sayılı Kanun'a muhalefet suçundan hüküm kurulmasına yer olmadığına
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İncelenmeksizin mahalline iade
Sanık hakkında kurulan hükmün, karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteğinin süresinde olduğu, temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1.Adana Cumhuriyet Başsavcılığının 17.01.2020 tarihli ve 2020/1230 Esas, 2020/921 numaralı İddianamesiyle sanık hakkında 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 241/1 ve 43/1. maddeleri ile 5464 sayılı Kanun'un 36. maddesi uyarınca cezalandırılması, 5237 sayılı Kanun'un 53. maddesi gereğince hak yoksunluklarına karar verilmesi talebiyle kamu davası açılmıştır.
2.Adana 6. Asliye Ceza Mahkemesinin 30.11.2021 tarihli ve 2020/60 Esas, 2021/495 sayılı Kararı ile sanık hakkında zincirleme 5464 sayılı Kanun'a muhalefet suçundan mahkumiyet, tefecilik suçundan ise hüküm kurulmasına yer olmadığına dair hükümler kurulmuştur.
3.Katılan Hazine vekilinin istinaf talebi üzerine Adana Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesinin 09.11.2022 tarihli ve 2022/729 Esas, 2022/1474 sayılı Kararı ile İlk Derece Mahkemesince verilen kararların kaldırılmasına, sanığın zincirleme tefecilik suçundan 5237 sayılı Kanun'un 241 ve 43. maddelerinin birinci fıkraları, 62. ve 52. maddeleri uyarınca 2 yıl 1 ay hapis ve 5 tam gün karşılığı 100,00 Türk lirası adli para cezası ile cezalandırılmasına, 53/1. madde gereğince hak yoksunlukları uygulanmasına 58. maddesi uyarınca cezasının mükerrirlere özgü infaz rejime göre çektirilmesine, 5464 sayılı Kanun'a muhalefet suçundan ise hüküm kurulmasına yer olmadığına dair kararlar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanığın temyiz istemi, suçun unsurlarının oluşmadığına ve haksız yere cezalandırılmasının hukuka uygun olmadığına ilişkindir.
III. GEREKÇE
Dairemizce de benimsenen Ceza Genel Kurulunun 14.02.2017 tarihli, 2015/5-95 Esas, 2017/71 sayılı ve benzer Kararlarında da belirtildiği üzere "suçtan zarar görme" kavramının "suçtan doğrudan doğruya zarar görmüş bulunma hali" olarak anlaşılması gerektiği, dolaylı veya muhtemel zararların davaya katılma hakkı vermeyeceği, Hazinenin sanığa yüklenen 5464 sayılı Kanun'a muhalefet suçundan 5271 sayılı Kanun'un 237. maddesine göre doğrudan zarar görmediğinden kamu davasına katılma ve hükmü istinaf hakkı bulunmadığından vekilinin sanık hakkında zincirleme 5464 sayılı Kanun'a muhalefet suçundan kurulan mahkumiyet hükmüne yönelik istinaf başvurusunun reddedilmesi gerektiği ayrıca tefecilik suçundan hüküm kurulmasına yer olmadığına karar verilmesi ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 223/1. maddesinde sınırlı olarak sayılan hükümler arasında "hüküm kurulmasına yer olmadığına" dair bir ibare bulunmadığından bu suç yönünden de incelenmeksizin iade kararı verilmesi gerektiği halde yazılı şekilde 5464 sayılı Kanun'a muhalefet suçundan kurulan mahkumiyet hükmü kaldırılarak sanığın zincirleme tefecilik suçundan mahkumiyetine karar verilmesi,
Hukuka aykırı bulunmuştur.
IV. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle sanığın temyiz istemi yerinde görüldüğünden hükmün, 5271 sayılı Kanun'un 302/2. maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının bozmaya konu kararın niteliği de gözetilerek aynı Kanun'un 304/2-b maddesi gereğince Adana Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay C.Başsavcılığına TEVDİNE,
08.10.2024 tarihinde karar verildi.