Logo

"İçtihat Metni"

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi

SAYISI : 2015/48 Esas, 2015/108 Karar

SUÇTAN ZARAR GÖRENLER : Hazine, ...

SUÇ : Zincirleme basit zimmet ve icrai davranışla görevi kötüye kullanma (sanık ... hakkında), ihmali davranışla görevi kötüye kullanma (diğer sanıklar hakkında)

HÜKÜM : Basit zimmet ve icrai davranışla görevi kötüye kullanma (iki kez) suçundan mahkumiyet (sanık ... hakkında), atılı suçtan beraat (diğer sanıklar hakkında)

TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz isteminin reddi, onama

EK TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz isteminin reddi

Mahalli mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle dosya incelendi;

Dairemizce de benimsenen Ceza Genel Kurulunun 14.02.2017 tarihli, 2015/5-95, 2017/71 sayılı ve benzer Kararlarında da belirtildiği üzere "suçtan zarar görme" kavramının "suçtan doğrudan doğruya zarar görmüş bulunma hali" olarak anlaşılması gerektiği, dolaylı veya muhtemel zararların davaya katılma hakkı vermeyeceği, bu nedenle ihmali davranışla görevi kötüye kullanma suçundan açılan kamu davasına 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 237. maddesine göre suçtan doğrudan zarar görmeyen Hazine ile Tarım ve Orman Bakanlığının katılma haklarının olmadığı anlaşıldığından, vekillerinin bu suç yönünden kurulan beraat hükümlerine yönelik vaki temyiz istemlerinin 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddesi de gözetilerek 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu'nun (1412 sayılı Kanun) 317. maddesi uyarınca REDDİNE, başvurularının kapsamına göre incelemenin O yer Cumhuriyet savcısının ve müdafiinin sanık ... hakkında icrai davranışla görevi kötüye kullanma ve zimmet suçlarından kurulan mahkumiyet hükümlerine ilişkin temyiz itirazlarıyla sınırlı olarak yapılmasına karar verildikten sonra gereği düşünüldü:

1)Sanık ... hakkında icrai davranışla görevi kötüye kullanma suçundan verilen mahkumiyet hükümlerinin temyiz incelemesinde;

Sanığın mahkemece sübutu kabul edilen eylemlerine uyan icrai davranışla görevi kötüye kullanma suçunun 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 257/1. maddesinde öngörülen cezasının üst sınırına göre aynı Kanun'un 66/1-e maddesinde belirtilen 8 yıllık asli dava zamanaşımı süresine tabi olduğu, zamanaşımını kesen son işlem olan 21.05.2015 tarihli mahkumiyet hükümleri ile inceleme günü arasında bu sürenin gerçekleştiği anlaşıldığından hükümlerin 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddesi de gözetilmek suretiyle 1412 sayılı Kanun'un 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Yasa'nın 322/1 ve 5271 sayılı Kanun'un 223/8. maddeleri gereğince sanık hakkında açılan kamu davasının zamanaşımı nedeniyle DÜŞMESİNE,

2)Sanık ... hakkında zimmet suçundan kurulan mahkumiyet hükmünün temyiz incelemesinde ise;

Suç tarihinde Anamur Ziraat Odası başkanı olan sanığın odaya ait zirai gübre satış bayisinde gübre satışlarından elde edilen 30.160,00 TL'nin 10.476,32 TL'sini uhdesinde tuttuğu iddiası ile zimmet suçundan açılan kamu davasında, sanığın gübre satış bayisinde ziraat mühendisi olarak çalışan ...'ya Ziraat Odası Başkanlığı adına 2011 yılının Haziran ayında 10.000,00 TL avans verdiğini savunması karşısında, sanığın savunmasına esas olarak 18.03.2014 tarihinde dosyaya sunmuş olduğu tutanakta 10.000,00 TL parayı teslim aldığı görünen ...'nın tanık sıfatı ile beyanlarına başvurularak tutanaktaki imzanın kendisine ait olup olmadığının, Ziraat Odasına ait paradan 10.000,00 TL avans alıp almadığının sorulması, gerektiğinde grafolojik rapor alınması sonrasında tüm deliller birlikte değerlendirilerek hasıl olacak sonuca göre sanığın hukuki durumunun takdir ve tayin edilmesi gerektiği gözetilmeden eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması,

Sanığın Odaya ait zirai gübre satış bayisinin kira borcunu ödemeyerek icra takibi başlatılmasına ve bayide bulunan emtiaların cebri icra yolu ile haczedilerek ihale ile değerinin altına satılmasına sebebiyet vermesine ilişkin eyleminin 5237 sayılı Kanun'un 257. maddesinde düzenlenen görevi kötüye kullanma suçu kapsamında kaldığı gözetilmeden zimmet fiiline dahil edilmek suretiyle hüküm kurulması,

Kabule göre de;

Yüklenen suçu 5237 sayılı Kanun'un 53/1-a maddesindeki hak ve yetkileri kötüye kullanmak suretiyle işlediği kabul edilen sanık hakkında, 53/5. maddesi uyarınca, ayrıca, cezasının infazından sonra işlemek üzere hükmolunan cezanın yarısından bir katına kadar bu hak ve yetkinin kullanılmasının yasaklanmasına karar verilmesi gerektiğinin nazara alınmaması,

Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 tarihli ve 2014/140 Esas, 2015/85 sayılı Kararının 24.11.2015 tarihli ve 29542 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe girmiş olması nedeniyle 5237 sayılı Kanun'un 53. maddesiyle ilgili olarak yeniden değerlendirme yapılmasında zorunluluk bulunması,

Kanuna aykırı, sanık müdafii ile O yer Cumhuriyet savcısının temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden hükmün 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddesi de gözetilerek 1412 sayılı Kanun'un 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA 10.12.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

***