"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2020/584 Esas, 2022/1074 Karar
SUÇ : Zincirleme tefecilik
HÜKÜM : Mahkumiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Ret, düzeltilerek onama
Mahalli mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle dosya incelendi;
Sanık ...'in 20.10.2022 tarihinde yüzüne karşı usulüne uygun olarak tefhim edilen hükmü, 1412 sayılı Kanun'un 310. maddesinde belirlenen bir haftalık yasal süre geçtikten sonra verdiği 04.11.2022 havale tarihli dilekçe ile temyiz ettiği anlaşılmakla, temyiz isteminin 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddesi de gözetilerek 1412 sayılı Kanun'un 317. maddesi uyarınca REDDİNE, başvurularının kapsamına göre incelemenin O yer Cumhuriyet savcısının tüm sanıklar hakkında kurulan mahkumiyet hükümlerine, müdafilerin sanıklar ..., ... ve ... hakkında, sanık ...'in de kendisi hakkında kurulan mahkumiyet hükümlerine yönelik, katılan vekilinin ise vekalet ücretine hasren temyiz itirazlarıyla sınırlı yapılmasına karar verildikten sonra gereği düşünüldü:
Sanıklar ..., ... ve ... hakkında tefecilik suçundan kurulan mahkumiyet hükümlerinin temyiz incelemesinde;
Bozmaya uyularak yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine,
Ancak;
Yargıtay 9. Ceza Dairesinin 08.10.2020 tarihli ve 2020/1802 Esas, 2020/1375; 08.10.2020 tarihli, 2020/1791 Esas, 2020/1376 ile 08.10.2020 tarihli ve 2020/4937 Esas, 2020/1374 sayılı Kararları ile bozulan ilk hükümlerin sanıklar tarafından temyiz edilmiş olmasına nazaran, kazanılmış hakları nedeniyle sanıklar hakkında infazı gereken adli para cezasının sanıklardan ... yönünden 11.240 TL; ... ve ... bakımından ise 10.000'er TL olarak belirlenmesine karar verilmesi ile yetinilmesi gerekirken ...'in 33.320,00 TL, ... ve ...'in ise 31.240,00'ar TL adli para cezası ile cezalandırılmasına hükmolunması,
Sanıklar hakkında mahkumiyet hükmü kurulmasına rağmen kamu davasında kendisini vekille temsil ettiren katılan ... lehine Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince maktu vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
Kanuna aykırı, O yer Cumhuriyet savcısı, katılan ... vekili ve sanık ... müdafii ile sanık ...'in temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden hükümlerin 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu'nun (1412 sayılı Kanun) 321. maddesi gereğince BOZULMASINA, ancak bu hususlar yeniden yargılamayı gerektirmediğinden, aynı Yasa'nın 322. maddesi uyarınca, hüküm fıkrasının 1 numaralı bendinin beşinci paragrafının "Sanık hakkında Yargıtay bozma ilamı öncesi Zonguldak 3. Asliye Ceza Mahkemesi tarafından verilen ve sadece sanık tarafından temyiz edildiğinden kazanılmış hak teşkil eden cezası nazara alınarak, 1412 sayılı Kanun'un 326/son madde ve fıkrası uyarınca kazanılmış ... saklı tutularak sanığın infaz edilmesi gereken sonuç adli para cezasının 10.000 TL olarak belirlenmesine,"; hüküm fıkrasının 2 numaralı bendinin beşinci paragrafının ""Sanık hakkında Yargıtay bozma ilamı öncesi Zonguldak 3. Asliye Ceza Mahkemesi tarafından verilen ve sadece sanık tarafından temyiz edildiğinden kazanılmış hak teşkil eden cezası nazara alınarak, 1412 sayılı Kanun'un 326/son madde ve fıkrası uyarınca kazanılmış ... saklı tutularak sanığın infaz edilmesi gereken sonuç adli para cezasının 10.000 TL olarak belirlenmesine,"; hüküm fıkrasının 3 numaralı bendinin beşinci paragrafının ise "Sanık hakkında Yargıtay bozma ilamı öncesi Zonguldak 1. ve 3. Asliye Ceza Mahkemeleri tarafından verilen ve sadece sanık ve müdafi tarafından temyiz edildiğinden kazanılmış hak teşkil eden cezalarının toplamı nazara alınarak, 1412 sayılı Kanun'un 326/son madde ve fıkrası uyarınca kazanılmış ... saklı tutularak sanığın infaz edilmesi gereken sonuç adli para cezasının 11.240 TL olarak belirlenmesine," şeklinde değiştirilmesi ile hüküm fıkrasının 6 numaralı bendine "Katılan ... kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden hüküm tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre takdir edilen 9.200,00 TL maktu vekalet ücretinin sanıklar ..., ... ve ...'dan alınarak katılan Hazineye verilmesine," ibaresinin ilave edilmesi suretiyle sair yönleri usul ve kanuna uygun olan hükümlerin DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
Sanıklar ... ve ... hakkında tefecilik suçundan kurulan mahkumiyet hükümlerinin temyiz incelemesinde ise;
Sanıklara yüklenen tefecilik suçunun, suç tarihi itibarıyla lehe olan 7242 sayılı Kanun ile yapılan değişiklik öncesi yürürlükte bulunan 5237 sayılı Kanun'un 241/1. maddesinde öngörülen cezasının üst sınırı itibarıyla aynı Kanun'un 66/1-e maddesine göre 8 yıllık asli dava zamanaşımı süresine tabi olduğu, sanıklar hakkında ilk mahkumiyet hükümlerinin kurulduğu tarihler olan 19.06.2014 ve 24.06.2014 ile incelemeye konu hüküm tarihi olan 20.10.2022 tarihleri arasında bu sürenin gerçekleştiği gözetilerek kamu davalarının zamanaşımı sebebiyle düşmesine karar verilmesi gerektiği nazara alınmadan yazılı şekilde mahkumiyet hükümleri kurulması,
Kanuna aykırı, temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden hükümlerin 5320 sayılı Yasa'nın 8/1. maddesi de gözetilmek suretiyle 1412 sayılı Kanun'un 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun'un 322/1 ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 223/8. maddeleri gereğince sanıklar hakkında açılan kamu davalarının zamanaşımı nedeniyle ayrı ayrı DÜŞMESİNE 24.09.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.