"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Danıştay Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun’un (6723 sayılı Kanun) 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun’un (5320 sayılı Kanun) 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesince temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrasınca temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi uyarınca temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereğince temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1.Sakarya Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından 1136 sayılı Avukatlık Kanunu'nun (1136 sayılı Kanun) 59 uncu maddesinin ikinci fıkrası uyarınca 30.06.2014 tarihli ve 2014/11512 Soruşturma, 2014/4187 Esas, 2014/402 numaralı İddianameyle sanık hakkında ihmali davranışla görevi kötüye kullanma suçundan son soruşturmanın açılmasına karar verilmesi talep olunmuştur.
2.Sakarya 2. Ağır Ceza Mahkemesinin, 05.09.2014 tarihli ve 2014/215 Esas, 2014/230 sayılı Kararı ile sanık hakkında icrai davranışla görevi kötüye kullanma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 257 nci maddesinin birinci fıkrası ve 53 üncü maddesi uyarınca yargılanmak üzere son soruşturmanın ... Ağır Ceza Mahkemesinde açılıp yapılmasına karar verilmiştir.
3.... 2. Ağır Ceza Mahkemesinin, 12.05.2015 tarihli ve 2014/374 Esas, 2015/196 sayılı Kararı ile sanık hakkında ihmali davranışla görevi kötüye kullanma suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 257 nci maddesinin ikinci fıkrası, 62 nci ve 50 nci maddeleri gereğince 1.500 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, 53 üncü maddesinin beşinci fıkrası uyarınca hak yoksunlukları uygulanmasına hükmedilmiştir.
4.Kararın sanık ve katılan tarafından temyiz edilmesi üzerine Yargıtay 9. Ceza Dairesinin, 01.06.2021 tarihli, 2020/5794 Esas ve 2021/2680 sayılı Kararı ile avukat olan sanığın, vekilliğini üstlenerek icra takibi başlatmak için katılandan masraf ücreti aldığı halde, borçlu ... hakkında başlattığı icra takibi sırasında alacağın tahsiline yönelik herhangi bir işlem yapmayarak icra dosyasının takipsizlik nedeniyle işlemden kaldırılmasına sebebiyet vermek suretiyle TCK'nın 257/1. maddesi kapsamında icrai davranışla görevi kötüye kullanma suçunu işlediği gözetilmeden, eylemin ihmali davranışla görevi kötüye kullanma suçu kapsamında kaldığı kabul edilerek hakkında 257/2. madde ve fıkrası uyarınca hüküm kurulduğu gerekçesiyle bozulmasına karar verilmiştir.
5.Bozma ilamına uyularak yapılan yargılama neticesinde ... 2. Ağır Ceza Mahkemesinin, 01.03.2022 tarihli ve 2021/223 Esas, 2022/110 sayılı Kararı ile sanık hakkında 5237 sayılı Kanun'un 257 nci maddesinin birinci fıkrası, 62 nci, 50 nci ve 52 ci maddeleri uyarınca 150 tam gün karşılığı 3.000 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, aynı Kanun'un 53 üncü maddesinin beşinci fıkrası gereği hak yoksunlukları uygulanmasına hükmolunmuştur.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
A) Sanığın Temyiz Sebepleri
Sanık, yeterli araştırma yapılmadan verilen mahkumiyete ilişkin kararın bozulması gerektiğini belirterek hükmü temyiz etmiştir.
B) Katılanın Temyiz Sebepleri
Katılan, sanığın daha önceki dosyaları da göz önüne alınarak alt hadden uzaklaşılması gerektiğini, ceza belirlenirken maddi zararının nazara alınmadığını belirterek kararı temyiz etmiştir.
III. OLAY VE OLGULAR
Suç tarihinde ... Barosuna kayıtlı avukat olan sanığın, ... 6. Noterliğince düzenlenen 14.07.2006 tarih ve 13380 yevmiye sayılı vekâletname ile katılanın vekilliğini üstlendiği halde, alacaklı katılan vekili sıfatıyla, borçlu ... hakkında ... 4. İcra Müdürlüğünün 2010/2770 (yenileme sonrası 2013/9148) sayılı dosyası üzerinden başlattığı icra takibi sırasında alacağın tahsiline yönelik herhangi bir işlem yapmayarak, icra dosyasının takipsizlik nedeniyle işlemden kaldırılmasına sebebiyet verdiği iddia ve kabul edilerek icrai davranışla görevi kötüye kullanma suçundan mahkumiyetine karar verilmiştir.
IV. GEREKÇE
Bozmaya uyularak yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine,
Ancak;
Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 03.06.2008 tarihli ve 2008/149-163; 13.11.2007 tarihli ve 2007/171-235 sayılı Kararlarında da belirtildiği üzere, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilip verilmeyeceğinin 5271 sayılı Kanun'un 231 inci maddesinin beşinci ve altıncı fıkralarındaki şartlar gözetilmek suretiyle seçenek yaptırımlara çevirme ve erteleme gibi diğer kişiselleştirme nedenlerinden önce hakim tarafından değerlendirilmesinin zorunlu olduğu, sanığın bozma öncesinde yapılan yargılama sırasında hükmün açıklanmasının geri bırakılması hükümlerinin uygulanmasını istemediğini beyan ettiği ancak mahkemeye ibraz ettiği 25.01.2022 tarihli dilekçesi ile hakkında lehe hükümlerin uygulanmasını talep ettiği ve bu talebinin hükmün açıklanmasının geri bırakılması kurumunu da kapsadığı nazara alındığında, sanığın kişilik özellikleri ve duruşmadaki tutum ve davranışları irdelenerek yeniden suç işleyip işlemeyeceği hususunda ulaşılacak kanaate göre hükmün açıklanmasının geri bırakılmasının gerekip gerekmediğine karar verilmesi gerekirken, bu hususta olumlu ya da olumsuz bir karar verilmemesi,
Kısa süreli hapis cezası adli para cezasına çevrildiği, seçenek tedbire çevrilmediği halde hüküm fıkrasında sanık hakkında uygulama yeri bulunmayan 5237 sayılı Kanun'un 50 nci maddesinin altıncı fıkrasına yer verilmesi,
5237 sayılı Kanun'un 53 üncü maddesinin beşinci fıkrası gereği hak yoksunluğunun uygulanması sırasında, 53 üncü maddenin birinci fıkrasının (e) bendi yerine (a) bendi gereğince yasaklama kararına hükmedilmesi ile temel ceza alt sınırdan belirlenmesine rağmen yasaklılık süresinin herhangi bir gerekçe gösterilmeksizin en üst sınırdan tayin edilmesi,
Hukuka aykırı bulunmuştur.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle ... 2. Ağır Ceza Mahkemesinin, 01.03.2022 tarihli ve 2021/223 Esas, 2022/110 sayılı Kararına yönelik sanık ile katılanın temyiz istekleri yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun'un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname'ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
18.12.2023 tarihinde karar verildi.