Logo

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi

SAYISI : 2017/1539 E., 2017/1529 K.

SUÇ : İhmali davranışla görevi kötüye kullanma

HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi

TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama

İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 7343 sayılı Kanun'un 15. maddesi ile 1136 sayılı Avukatlık Kanunu'na (1136 sayılı Kanun) eklenen ve 30.11.2021 tarihinde yürürlüğe giren geçici 24. madde ile 7249 sayılı Kanun'un 10. maddesiyle 1136 sayılı Kanun'un 59. maddesine eklenen beşinci fıkra uyarınca temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ

1.Fethiye Ağır Ceza Mahkemesinin, 15.06.2017 tarihli ve 2016/372 Esas, 2017/213 sayılı Kararı ile sanık hakkında ihmali davranışla görevi kötüye kullanma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 257/2. maddesi gereğince 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, aynı Kanun'un 53/1. maddesi uyarınca hak yoksunluklarına hükmolunmuştur.

2.İlk derece mahkemesince verilen kararın sanık tarafından istinaf edilmesi üzerine İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 10. Ceza Dairesinin, 29.09.2017 tarihli ve 2017/1539 Esas, 2017/1529 sayılı Kararı ile istinaf başvurusu esastan reddedilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ

Sanık müdafiinin temyiz istemi, Fethiye İcra Hukuk Mahkemesinin 2014/161 esasına kayden görülen davada, şikayetçi aleyhine verilen karara karşı temyiz kanun yoluna başvurulmamasının, şikayetçinin talimatıyla gerçekleştiğine ilişkindir.

III. GEREKÇE

5271 sayılı Kanun'un 225/1. maddesinde yer alan "Hüküm, ancak iddianamede unsurları gösterilen suça ilişkin fiil ve faili hakkında verilir" şeklindeki düzenleme karşısında, hükmün konusunun iddianamede gösterilen eylemden ibaret olması gerektiği, açıklanan ve suç oluşturduğu ileri sürülen fiilin dışına çıkılması, davaya konu edilmeyen bir eylemden dolayı yargılama yapılması ve açılmayan davadan hüküm kurulmasının yasaya aykırı olduğu, dava konusu yapılan eylemin açıkça ve bağımsız olarak gösterilmesi gerektiği cihetle, iddianame yerine geçen son soruşturmanın açılmasına ilişkin kararda, yüklenen suçu oluşturan olaylar, mevcut delillerle ilişkilendirilerek açıklanmadan, sanığın üzerine atılı suç ile ilgili olarak ileri sürülen ve toplanan delillerin, sanık hakkında yargılama yapılmasını gerekli kılar nitelikte olduğu belirtilerek 5237 sayılı Kanun'un 257/2. maddesinin sevk maddesi olarak gösterildiği, bu suretle usulüne uygun şekilde açılmış kamu davası bulunmadığı hususu nazara alınmadan yazılı şekilde hüküm kurulması,

Hukuka aykırı görülmüştür.

IV. KARAR

Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle sanık müdafiinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 10. Ceza Dairesinin, 29.09.2017 tarihli ve 2017/1539 Esas, 2017/1529 sayılı Kararının, 5271 sayılı Kanun'un 302/2. madde ve fıkrası gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,

Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun'un 304/2-a madde, fıkra ve bendi uyarınca Fethiye Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 10. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

23.09.2024 tarihinde karar verildi.

***