Logo

"İçtihat Metni"

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi

SAYISI : 2021/435 Esas, 2021/917 Karar

SUÇ : İhmali davranışla görevi kötüye kullanma

HÜKÜM : İlk derece mahkemesince icrai davranışla görevi kötüye kullanma suçundan verilen mahkumiyet kararına yönelik istinaf başvurusu üzerine bölge adliye mahkemesince anılan kararın kaldırılarak sanık hakkında ihmali davranışla görevi kötüye kullanma suçundan mahkumiyet

TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama

Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteğinin süresinde olduğu, temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ

1.Samsun 4. Ağır Ceza Mahkemesinin, 25.03.2021 tarihli ve 2020/373 Esas, 2021/119 sayılı Kararı ile sanık hakkında icrai davranışla görevi kötüye kullanma suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 257/1, 62, 50/1-a ve 52/1-4 maddeleri uyarınca 150 tam gün karşılığı 4.500,00 Türk Lirası adli para cezası ile cezalandırılmasına, aynı Kanun'un 53/5. madde ve fıkra hükmü gereği hak yoksunluğuna hükmolunmuştur.

2.Sanığın istinaf talebi üzerine duruşma açılarak yapılan inceleme neticesinde Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 8. Ceza Dairesinin, 27.10.2021 tarihli ve 2021/435 Esas, 2021/917 sayılı Kararı ile sanık hakkında ilk derece mahkemesince icrai davranışla görevi kötüye kullanma suçundan kurulan mahkumiyet hükmünün kaldırılarak, sanığın ihmali davranışla görevi kötüye kullanma suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 257/2, 62, 50/1-a ve 52/1-4 maddeleri uyarınca 75 tam gün karşılığı 1.500,00 Türk Lirası adli para cezası ile cezalandırılmasına, aynı Kanun'un 53/5. madde ve fıkra hükmü gereği hak yoksunluğuna karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ

Sanığın temyiz istemi; üzerine atılı ihmali davranışla görevi kötüye kullanma suçuna ilişkin olarak dosya kapsamında her türlü şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı bir delilin bulunmadığı, suç işleme kastının olmadığı, katılanın yurt dışında ikamet etmesi sebebiyle iletişim sorunu yaşanmasında kendisinin kabahatinin olmadığı, katılanın herhangi bir hak kaybı yaşamadığı ayrıca zarar tazmini hususunda da net bir beyanda bulunmadığı ve ödediğini iddia ettiği miktarın iadesi için de tarafına hesap numarası ulaşmaması sebebiyle iddia edilen zararın karşılanamadığı, açıklanan nedenler ve resen dikkate alınacak sair nedenlerle hakkında verilen mahkumiyet kararının bozularak beraat kararı verilmesine ilişkindir.

III. GEREKÇE

Dosya kapsamına nazaran suç tarihinin sanık avukatın azledildiği 04.09.2019 tarihli olmasına rağmen karar başlığında katılanın şikayette bulunduğu 12.09.2019 olarak gösterilmesi mahallinde düzeltilmesi olanaklı yazım hatası kabul edilmiştir.

Adli sicil kaydına göre bu suçun işlenmesinden önce sanık hakkında Samsun 1. Ağır Ceza Mahkemesince verilen 18.12.2014 tarihli ve 2014/284 Esas, 2014/437 sayılı hükmün açıklanmasının geri bırakılması Kararının kaldırılıp kaldırılmayacağına ilişkin değerlendirme yapılması hususunda mahallinde her zaman ihbarda bulunulması mümkün görülmüştür.

Yüklenen suçu 5237 sayılı Kanun'un 53/1-e madde-fıkra ve bendindeki hak ve yetkileri kötüye kullanmak suretiyle işleyen sanık avukat hakkında aynı Kanun'un 53/5. maddesinin uygulanması sırasında hükmolunan cezanın yarısından bir katına kadar bu bentteki hak ve yetkilerin tamamını kullanmasının yasaklanmasına karar verilmesi gerektiği gözetilmeden, sadece avukatlık hak ve yetkisinin kullanılmasının yasaklanmasına karar verilmesi suretiyle sınırlı uygulama yapılması ile 5237 sayılı Kanun'un 53. maddesinin beşinci fıkrası gereğince birinci fıkranın (e) bendindeki hak yoksunluğuna hükmedilirken yasaklılık süresinin, hükümde belirtilen gün sayısının yarısından az olamayacağı gözetilmeden, 38 gün yerine 37 gün tayini aleyhe temyiz olmadığından bozma nedeni sayılmamış, yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların eleştirilen hususlar dışında doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanık hakkında bölge adliye mahkemesince kurulan mahkumiyet hükmünün usul ve kanuna uygun olması karşısında sanığın temyiz itirazları yönünden hukuka aykırılık görülmemiştir.

IV. KARAR

Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 8. Ceza Dairesinin, 27.10.2021 tarihli ve 2021/435 Esas, 2021/917 sayılı Kararında sanık tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun'un 289/1. maddesi ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda eleştirilen hususlar dışında hukuka aykırılık görülmediğinden aynı Kanun'un 302/1. maddesi gereği Tebliğname'ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,

Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun'un 304/1. maddesi gereği Samsun 4. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 8. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

25.11.2024 tarihinde karar verildi.

***