"İçtihat Metni"
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2021/161 E., 2021/939 K.
SUÇ : İhmali davranışla görevi kötüye kullanma
HÜKÜM : İlk derece mahkemesince icrai davranışla görevi kötüye kullanma suçundan kurulan mahkumiyet hükmünün kaldırılarak ihmali davranışla görevi kötüye kullanma suçundan mahkumiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteğinin süresinde olduğu, temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Samsun 3. Ağır Ceza Mahkemesinin, 18.01.2021 tarihli ve 2020/291 Esas, 2021/23 sayılı Kararı ile sanığın icrai davranışla görevi kötüye kullanma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 257/1, 62/1, 50/1-a ve 52/2. madde ve fıkraları uyarınca 3.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, aynı Kanun'un 53/5. maddesi gereği hak yoksunluğuna hükmolunmuştur.
2. Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 8. Ceza Dairesinin, 03.11.2021 tarihli ve 2021/161 Esas, 2021/939 sayılı Kararı ile Samsun 3. Ağır Ceza Mahkemesinin 18.01.2021 tarihli mahkumiyet hükmünün kaldırılmasına ve sanığın ihmali davranışla görevi kötüye kullanma suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 257/2, 62, 50/1-a ve 52/2. maddeleri uyarınca 75 tam gün karşılığı 1.500,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, aynı Kanun'un 53/5. maddesi gereği hak yoksunluğu uygulanmasına karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanığın temyiz talebi; suç işleme kastının bulunmadığına, kendisine savunmasını yapması için gerekli zaman ve imkan tanınmadığı ile temyiz dilekçesinde belirtilen sair hususlara ilişkindir.
III. GEREKÇE
Sanığın adli sicil kaydında yer alan Samsun 2. Ağır Ceza Mahkemesinin, 31.01.2017 tarihli ve 2016/180 Esas, 2017/22 sayılı; Samsun 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 30.12.2016 tarihli ve 2016/32 Esas, 2016/417 ile 10.05.2018 tarihli ve 2016/219 Esas, 2018/205 sayılı hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair Kararların, 5271 sayılı Kanun'un 231/11. maddesi gereğince ele alınması için ilgili mahkemelere ihbarda bulunulması yönünden mahallinde işlem yapılması mümkün görülmüştür.
Yüklenen suçu 5237 sayılı Kanun'un 53/1-e madde-fıkra ve bendindeki hâk ve yetkileri kötüye kullanmak suretiyle işleyen sanık hakkında bu bentteki hâk ve yetkilerin tamamını kullanmaktan yasaklanması yerine avukatlık hak ve yetkilerini kullanmaktan yasaklanmasına karar verilmek suretiyle sınırlı uygulama yapılması ile sanık hakkında 5237 sayılı Kanun'un 53. maddesinin beşinci fıkrası gereğince hak yoksunluğuna hükmedilirken yasaklılık süresinin, hükümde belirtilen gün sayısının yarısından az olamayacağı gözetilmeden, 38 gün yerine 37 gün tayini aleyhe temyiz olmadığından bozma nedeni sayılmamış, yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların eleştirilen hususlar dışında doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, Bölge Adliye Mahkemesince kurulan mahkumiyet hükmünün usul ve kanuna uygun olması karşısında sanığın temyiz itirazları yönünden hukuka aykırılık görülmemiştir.
IV. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle hükümde sanık tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun'un 289/1. maddesi ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda eleştirilen hususlar dışında hukuka aykırılık görülmediğinden aynı Kanun'un 302/1. maddesi gereği, Tebliğname'ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun'un 304/1. maddesi uyarınca Samsun 3. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 8. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
25.11.2024 tarihinde karar verildi.