"İçtihat Metni"
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2019/2543 Esas, 2019/1917 Karar
SUÇ : Görevi kötüye kullanma
HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
İlk Derece Mahkemesince sanık hakkında görevi kötüye kullanma suçundan verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 1136 sayılı Avukatlık Kanunu'nun (1136 sayılı Kanun) 59/son ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 286/1. maddeleri uyarınca temyiz edilebilir olduğu, aynı Kanun'un 260/1. maddesi gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291/1. maddesince temyiz isteminin süresinde olduğu, 294/1. maddesine istinaden temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi gereğince temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1) Diyarbakır 2. Ağır Ceza Mahkemesinin, 05.07.2018 tarihli ve 2017/273 Esas, 2018/505 sayılı Kararı ile sanık hakkında ihmali davranışla görevi kötüye kullanma suçundan, açıklanması geri bırakılan hükmün açıklanması suretiyle 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 257/2, 62. maddeleri gereği 2 ay 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına, yine aynı Kanun'un 53/1. maddesi uyarınca hak yoksunluklarına hükmolunmuştur.
2) Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 14. Ceza Dairesinin, 21.11.2019 tarihli ve 2019/2543 Esas, 2019/1917 sayılı Kararı ile istinaf başvurusunun esastan reddine dair karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık müdafiinin temyiz istemi; son celsede duruşma başka bir güne talik edilmesine rağmen gıyaplarında duruşmaya devam edilerek hüküm kurulmak suretiyle savunma hakkının kısıtlandığına, 5237 sayılı Kanun'un 50 ve 51. maddelerinin uygulanması gerektiğine ilişkindir.
III. GEREKÇE
Sanık müdafiinin temyiz dilekçesinde, hüküm verilen 05.07.2018 tarihli celseye katılmak için duruşma salonuna gittiğinde Sesli ve Görüntülü Bilişim Sistemi (SEGBİS) bağlantısı kurulamadığı için duruşmanın 04.10.2018 tarihine ertelendiğinin kendisine bildirilmesi üzerine salondan ayrıldığını ancak aynı gün gıyaplarında celse açılıp hüküm kurulduğunu ve yeni duruşma gününün de iptal edildiğini öğrendiğini beyan etmesi, dosyaya sunulan türkiye.gov.tr başlıklı e-devlet çıktısına göre 04.10.2018 tarihi, saat 10.40'a verilen duruşmanın iptal edilmiş olması, 05.07.2018 tarihli duruşma tutanağına göre de beyanının alınması için mahal mahkemesine talimat yazılan müştekinin SEGBİS aracılığıyla dinlendiğinin anlaşılması karşısında; sanık müdafiine 04.10.2018 tarihine verilen duruşmanın iptal edildiği bildirilmeden, duruşmaya katılma ve 5271 sayılı Kanun'un 201. maddesi gereği katılana soru yöneltme hakkı tanınmadan duruşma açılarak hüküm kurulmak suretiyle sanığın savunma hakkının kısıtlanması,
Hukuka aykırı görülmüştür.
IV. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle sanık müdafiinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden, sair yönleri incelenmeyen hükmün, 5271 sayılı Kanun'un 302/2 ve 307/5. maddeleri gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, bozmaya konu kararın niteliği de gözetilerek 5271 sayılı Kanun’un 304/2-a maddesi uyarınca Diyarbakır 2. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 14. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
02.12.2024 tarihinde karar verildi.