"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2021/3418 Esas, 2022/721 Karar
SUÇ : Nitelikli dolandırıcılık
HÜKÜMLER : 1)Antalya 11. Ağır Ceza Mahkemesinin 17.09.2021 tarihli ve 2020/40 Esas, 2021/329 sayılı Kararı ile; eylemin zincirleme biçimde hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma suçunu oluşturduğu kabulüyle bu suçtan mahkûmiyet
2)Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 9. Ceza Dairesinin 02.03.2022 tarihli ve 2021/3418 Esas, 2022/721 sayılı Kararı ile; ilk derece mahkemesince verilen kararın kaldırılarak zincirleme biçimde icrai davranışla görevi kötüye kullanma suçundan mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 1136 sayılı Avukatlık Kanunu'nun (1136 sayılı Kanun) 59 uncu maddesinin son fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrasınca temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrasına istinaden temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereğince temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1.... Cumhuriyet Başsavcılığının, 26.11.2019 tarihli ve 2019/17517 Soruşturma, 2019/5689 Esas, 2019/482 numaralı İddianamesiyle sanık hakkında nitelikli dolandırıcılık suçundan 1136 sayılı Avukatlık Kanunu'nun (1136 sayılı Kanun) 59 uncu maddesi uyarınca son soruşturmanın açılması kararı verilmesi talep edilmiştir.
2.... 2. Ağır Ceza Mahkemesinin, 27.12.2019 tarihli ve 2019/387 Esas, 2019/435 sayılı Kararı ile sanık hakkında nitelikli dolandırıcılık suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 158 inci maddesinin birinci fıkrasının (i) bendi ile 53 üncü maddesinin birinci ve beşinci fıkraları uyarınca yargılamasının yapılması ve delillerin takdiri için 1136 sayılı Kanun'un 59 uncu maddesine göre son soruşturmanın Antalya Ağır Ceza Mahkemesinde açılıp yapılmasına karar verilmiştir.
3.Antalya 11. Ağır Ceza Mahkemesinin, 17.09.2021 tarihli ve 2020/40 Esas, 2021/329 sayılı Kararı ile sanık hakkında 5237 sayılı Kanun'un 155 inci maddesinin ikinci fıkrası, 43 üncü maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesi, 52 nci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca 2 yıl 1 ay hapis ve 312 tam gün karşılığı 6.240 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, 53 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca hak yoksunluklarına hükmolunmuştur.
4.Sanığın istinaf talebi üzerine duruşma açılarak yapılan inceleme neticesinde Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 9. Ceza Dairesinin, 02.03.2022 tarihli ve 2021/3418 Esas, 2022/721 sayılı Kararı ile ilk derece mahkemesince kurulan mahkumiyet hükmünün kaldırılarak sanığın zincirleme biçimde icrai davranışla görevi kötüye kullanma suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 257 nci ve 43 üncü maddelerinin birinci fıkraları uyarınca 1 yıl 3 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, 53 üncü maddesi uyarınca hak yoksunluklarına hükmedilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanığın temyiz istemi, vekaletnameyi teslim etmediğinden katılan ile aralarında vekalet ilişkisi kurulmadığına, gönderilen havalelerin ne amaçla gönderildiğine ilişkin açıklama olmadığından lehine değerlendirilmesi gerektiğine, mahkumiyetine karar verilmesi için yeterli delil olmadığına, zincirleme suç hükümlerinin uygulanma koşullarının oluşmadığına, 62 nci maddenin uygulanmamasının hukuka aykırı olduğuna ve temyiz dilekçesinde belirtilen sair hususlar sebebiyle mahkumiyet hükmünün bozulması gerektiğine ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
Suç tarihinde Antalya Barosuna kayıtlı avukat olarak görev yapan sanığın, iş hukukundan kaynaklanan alacağın tahsili amacıyla dava açıp sonucuna göre icra takibi yürütmek üzere katılanın vekilliğini üstlendiği ve farklı tarihlerde toplam 7.422,96 TL masraf ve vekalet ücreti aldığı halde herhangi bir işlem yapmadığı gibi kendisinin düzenlediği takip talep örneğini oyalamak maksadıyla katılana gönderdiği ve bu şekilde hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma suçunu işlediği kabul edilerek mahkumiyetine hükmolunmuştur.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
Duruşma açılarak yapılan yargılama neticesinde, ilk derece mahkemesince hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma suçundan verilen hükmünün kaldırılarak sanığın eylemine uyan zincirleme biçimde icrai davranışla görevi kötüye kullanma suçundan cezalandırılmasına karar verilmiştir.
IV. GEREKÇE
Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, mahkeme hükmünde alt sınırdan uzaklaşarak cezaya hükmedilmesi ve sanığın lehine olan hükümlerin uygulanmamasında belirtilen gerekçelerin yeterli olduğu, yargılama aşamasında ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanığın sair temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
Ancak;
Dosya kapsamına göre; sanığın aynı dosyaya ilişkin eylemlerinin hukuki anlamda tek fiil olarak kabul edilmesi gerektiği ve zincirleme suç hükümlerinin uygulanma koşullarının oluşmadığı gözetilmeden, hakkında 5237 sayılı Kanun'un 43 üncü maddesinin uygulanması suretiyle fazla ceza tayini,
Hukuka aykırı görülmüştür.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle, Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 9. Ceza Dairesinin, 02.03.2022 tarihli ve 2021/3418 Esas, 2022/721 sayılı Kararının, 5271 sayılı Kanun'un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, 5271 sayılı Kanun'un 307 nci maddesinin beşinci fıkrası hükmü gereğince sanığın kazanılmış hakkının saklı tutulmasına,
Dava dosyasının, bozmaya konu kararın niteliği de gözetilerek aynı Kanun'un 304 üncü maddesinin ikinci fıkrası gereğince Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 9. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
05.10.2023 tarihinde karar verildi.