Logo

"İçtihat Metni"

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi

SAYISI : 2020/1340 Esas, 2022/767 Karar

SUÇ : Görevi kötüye kullanma

HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi

TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama

Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteğinin süresinde olduğu, temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ

1.Elbistan Ağır Ceza Mahkemesinin, 20.02.2020 tarihli ve 2019/221 Esas, 2020/39 sayılı Kararı ile sanığın görevi kötüye kullanma suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 257/2 ve 62. maddeleri gereği 2 ay 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına, aynı Kanun'un 53. maddesi gereğince hak yoksunluğuna hükmolunmuştur.

2.Sanığın istinaf talebi üzerine duruşma açılmaksızın yapılan inceleme neticesinde Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 14. Ceza Dairesinin, 31.03.2022 tarihli ve 2020/1340 Esas, 2022/767 sayılı Kararı ile istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ

Sanığın temyiz istemi, yeterli araştırma yapılmadan mahkumiyet hükmü kurulmasının usul ve yasaya aykırı olduğuna, kararının bozulması lüzumuna ilişkindir.

III. GEREKÇE

Kahramanmaraş Barosunda kayıtlı serbest avukat olan sanığın, şikayetçi Yasemin'in vekilliğini üstlenerek Göksun Asliye Hukuk Mahkemesinde babalık (kurulan soybağına itiraz ve iptal) davası açtığı, davanın şikayetçinin aleyhine olarak reddine karar verilmesine rağmen süresinde istinaf yoluna başvurmayarak bu kararın kesinleşmesine neden olmak suretiyle ihmali davranışla görevi kötüye kullanma suçunu işlediği iddia ve kabul edilmiş ise de; sanığın savunmasında, Göksun Asliye Hukuk Mahkemesince, davanın, Türk Medeni Kanunu'nun amir hükmü gereğince soybağının reddi yapılmadan açıldığı için reddedildiğine ilişkin şikayetçinin bilgilendirildiğine ve ondan sözlü olarak istinaftan feragat ettiğine dair talimat alındığına ilişkin beyanda bulunduğu ayrıca 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 291. maddesinde, ergin olmayan çocuğa atanacak kayyımın, atama kararının kendisine tebliğinden başlayarak bir yıl içinde soybağının reddi davasını açabileceği, aynı Kanun'un 286. maddesinde de çocuğun soybağının reddi davasını açabileceğinin düzenlendiği hususları göz önünde bulundurularak, 5237 sayılı Kanun'un 257/2. maddesinde düzenlenen suçun oluşması için görevinin gereklerini yapmakta ihmal veya gecikme gösterme yanında objektif cezalandırma şartı olan failin fiili ile “kişilerin mağduriyetine" veya "kamunun zararına" neden olma ya da "kişilere haksız bir menfaat sağlama" şartlarından birinin de gerçekleşmesi gerektiği nazara alınmadan sanığın atılı suçtan beraati yerine yazılı gerekçelerle mahkumiyetine karar verilmesi hukuka aykırı bulunmuştur.

IV. KARAR

Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle sanığın temyiz istemi yerinde görüldüğünden hükmün, 5271 sayılı Kanun'un 302/2. maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,

Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun'un 304/2-a maddesi gereği Elbistan Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 14. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

14.10.2024 tarihinde karar verildi.

***