Logo

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi

SAYISI : 2021/1718 Esas, 2022/724 Karar

SUÇ : İhmali davranışla görevi kötüye kullanma

HÜKÜM : Mahkumiyet

TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma

İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 1136 sayılı Avukatlık Kanunu'nun 59. maddesinin 7249 sayılı Kanun'un 10. maddesiyle eklenen son fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 260/1. maddesi gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291/1. maddesince temyiz isteminin süresinde olduğu, 294/1. maddesine istinaden temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi gereğince temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ

1.Kastamonu Ağır Ceza Mahkemesinin 13.11.2013 tarihli ve 2013/142 Esas, 2013/216 sayılı Kararı ile sanığın ihmali davranışla görevi kötüye kullanma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 257/2, 62/1. maddeleri uyarınca 2 ay 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına, 5271 sayılı Kanun'un 231/5. maddesi uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmiştir.

2.Kastamonu Ağır Ceza Mahkemesinin 29.09.2021 tarihli ve 2021/299 Esas, 2021/395 sayılı Kararı ile sanığın denetim süresi içerisinde suç işlemesi sebebiyle açıklanması geri bırakılan hükmün açıklanmasına, ihmali davranışla görevi kötüye kullanma suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 257/2, 62/1, 51/1. maddeleri uyarınca erteli 2 ay 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.

3.Sanığın istinaf talebi üzerine duruşma açılmaksızın yapılan inceleme neticesinde Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesinin 30.04.2022 tarihli ve 2021/1718 Esas, 2022/724 sayılı Kararı ile istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ

Sanığın temyiz talebi; alacak davasını açıp kazandığına, alacağı icraya vererek bir kısmını tahsil edip müvekkiline verdiğine, haciz işlemi başlattığına ancak haciz masrafını müvekkili vermemesi sebebiyle devam edemediğine, beraatine karar verilmesi gerektiğine ve sair hususlara ilişkindir.

III. GEREKÇE

Olay tarihinde Kastamonu Barosuna kayıtlı avukat olan sanığın, alacaklı vekili sıfatıyla Kastamonu 2. İcra Müdürlüğünün 2011/5551 sayılı dosyası üzerinden 15.11.2011 tarihinde başlattığı icra takibinde, alacağın tahsiline yönelik Tapu Müdürlüğüne yazılan 13.12.2012 tarihli taşınmaz haczi yazısı dışında herhangi bir işlem yapmayarak mağduriyete sebebiyet verdiği iddia ve kabul edilen olayda; Kastamonu Ağır Ceza Mahkemesinin 13.11.2013 tarihli ve 2013/142 Esas, 2013/216 sayılı Kararı ile sanığın ihmali davranışla görevi kötüye kullanma suçundan, 2 ay 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına, 5271 sayılı Kanun'un 231/5. maddesi uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği, kararın 21.11.2013 tarihinde kesinleşmesinden sonra sanığın 5 yıllık denetim süresi içerisinde 19.04.2017 tarihinde ihmali davranışla görevi kötüye kullanma suçunu işlemesi ve işlemiş olduğu suçtan almış olduğu cezanın kesinleşmiş olması sebebiyle Kastamonu Ağır Ceza Mahkemesinin 29.09.2021 tarihli ve 2021/299 Esas, 2021/395 sayılı Kararı ile sanığın denetim süresi içerisinde suç işlemesi sebebiyle açıklanması geri bırakılan hükmün açıklanmasına, ihmali davranışla görevi kötüye kullanma suçundan, erteli 2 ay 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği, sanığın istinaf talebi üzerine istinaf başvurusunun esastan reddine karar verildiği anlaşılmakla; hükmün açıklanmasına esas alınan Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesinin 17.02.2021 tarihli ve 2020/324 Esas, 2021/166 sayılı Kararı ile hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği ve kararın 12.04.2021 tarihinde kesinleştiği, hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının mahkumiyet niteliğinde olmadığı gözetilmeden, 5271 sayılı Kanun'un 231/11. maddesinde yer alan "Denetim süresi içinde kasten yeni bir suç işlemesi veya denetimli serbestlik tedbirine ilişkin yükümlülüklere aykırı davranması hâlinde, mahkeme hükmü açıklar..." şeklindeki düzenlemeye aykırı biçimde açıklanması geri bırakılan hükmün açıklanmasına karar verilmesi,

Kabule göre de;

Yüklenen suçu 5237 sayılı Kanun'un 53/1-e madde-fıkra-bendindeki hak ve yetkileri kötüye kullanmak suretiyle işleyen sanık hakkında aynı Kanun'un 53/5. maddesi gereğince hak yoksunluğuna hükmolunmaması,

Hukuka aykırı bulunmuştur.

IV. KARAR

Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle sanığın temyiz istemi yerinde görüldüğünden hükmün, 5271 sayılı Kanun'un 302/2. ve 307/5. maddeleri gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,

Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/2-b maddesi uyarınca gereği için kararı veren Kastamonu Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

23.09.2024 tarihinde karar verildi.

***