"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2018/182 Esas, 2019/191 Karar
SUÇ : Görevi kötüye kullanma
HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 7343 sayılı Kanun'un 15. maddesi ile 1136 sayılı Avukatlık Kanunu'na (1136 sayılı Kanun) eklenen ve 30.11.2021 tarihinde yürürlüğe giren geçici 24. madde ile 7249 sayılı Kanun'un 10. maddesiyle 1136 sayılı Kanun'un 59. maddesine eklenen beşinci fıkra ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286/1. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir.
Sanığın duruşmalı inceleme talebinin, 5271 sayılı Kanun'un 299/1. maddesi gereği takdiren reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1) Sakarya 3. Ağır Ceza Mahkemesinin, 02.10.2018 tarihli ve 2018/122 Esas, 2018/423 sayılı Kararı ile sanığın ihmali davranışla görevi kötüye kullanma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 257/2, 62, 50/1-a maddeleri uyarınca 3.750,00-TL adli para cezası ile cezalandırılmasına hükmolunmuştur.
2) Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 6. Ceza Dairesinin, 05.02.2019 tarihli ve 2018/182 Esas, 2019/191 sayılı Kararı ile sanığın istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanığın temyiz talebi; suçun unsurlarının oluşmaması nedeniyle beraatine karar verilmesi gerektiğine ilişkindir.
III. GEREKÇE
Suç tarihinde Kocaeli Barosuna kayıtlı avukat olan ve 04.07.2014 tarihli vekaletname ile katılanın vekilliğini üstlenen sanığın, Sakarya 2. Sulh Hukuk Mahkemesinin 2014/1274 Esasına kayden görülen ortaklığın giderilmesi davasında, taraf teşkilinin sağlanmasına yönelik mahkemece iki haftalık kesin süre verildiği hâlde gereğinin yerine getirilmeyerek dava şartı yokluğu nedeniyle davanın reddine karar verilmesine neden olduğu iddia ve kabul edilerek ihmali davranışla görevi kötüye kullanma suçundan mahkumiyetine karar verilmiş ise de; ortaklığın giderilmesi istemine konu taşınmazın diğer bir paydaşı ... adına, muris annelerinin tapuda yanlış yazılan isminin düzeltilmesi istemi ile Sakarya 1. Sulh Hukuk Mahkemesinin 2016/48 Esas sayılı dosyasında tapu kaydının düzeltilmesi davası açtığı, davanın kabulüne dair kararın 09.06.2016 tarihinde kesinleşmesi üzerine sanık tarafından 18.08.2016 tarihinde Sakarya 2. Sulh Hukuk Mahkemesinin 2016/1210 Esas sayılı dosyası ile katılanın da aralarında bulunduğu paydaşlar adına davacı vekili sıfatı ile yeniden ortaklığın giderilmesi davası açtığı, açılan ilk davanın reddedilmesi nedeniyle katılan dışındaki diğer paydaşların sanık hakkında herhangi bir şikayeti olmadığı ayrıca 05.02.2019 tarihli duruşmada reddedilen dava dolayısıyla bir zararlarının olmadığını beyan ettikleri, bu haliyle görevi kötüye kullanma suçunun yasal unsurlarının oluşmadığı gibi suç kastı ile de hareket etmediği anlaşıldığından atılı suçtan beraati yerine yanılgılı değerlendirmeyle yazılı şekilde mahkumiyetine karar verilmesi,
Kabule göre de;
Sanık hakkında hükmedilen kısa süreli hapis cezasının adli para cezasına çevrilmesi sırasında adli para cezasına esas alınan tam gün sayısı ile uygulama maddesi olan 5237 sayılı Kanun'un 52/2. maddesinin hüküm fıkrasında gösterilmemesi suretiyle aynı Kanun'un 52. maddesinin üçüncü ve 5271 sayılı Kanun'un 232. maddesinin altıncı fıkralarına muhalefet edilmesi,
Yüklenen suçu 5237 sayılı Kanun'un 53/1-e maddesindeki hak ve yetkileri kötüye kullanmak suretiyle işlediği kabul edilen ve adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verilen sanık hakkında, aynı Kanun'un 53/5. maddesi gereğince hükümde belirtilen gün sayısının yarısından bir katına kadar bu hak ve yetkinin kullanılmasının yasaklanmasına karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
Hukuka aykırı görülmüştür.
IV. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle sanığın temyiz istemi yerinde görüldüğünden hükmün, 5271 sayılı Kanun’un 302/2 ve 307/5. maddeleri uyarınca, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun'un 304/2-a maddesi uyarınca gereği için kararı veren Sakarya 3. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 6. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
24.09.2024 tarihinde karar verildi.