"İçtihat Metni"
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2022/492 Esas, 2022/1235 Karar
SUÇ : Tefecilik
HÜKÜM : İlk Derece Mahkemesince verilen beraat hükmünün kaldırılarak atılı suçtan mahkumiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz isteklerinin süresinde olduğu, temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKİ SÜREÇ
1.Karşıyaka 2. Ağır Ceza Mahkemesinin, 25.01.2022 tarihli ve 2021/397 Esas, 2022/33 sayılı Kararı ile sanığın üzerine atılı tefecilik suçundan 5271 sayılı Kanun'un 223/2-e maddesi gereği beraatine hükmedilmiştir.
2.Katılan Hazine vekilinin istinaf başvurusu üzerine İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 10. Ceza Dairesinin 01.06.2022 tarihli ve 2022/492 Esas, 2022/1235 sayılı Kararı ile sanık hakkında verilen beraat hükmünün kaldırılarak 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 241/1, 62/1 ve 52. maddeleri gereğince sanığın tefecilik suçundan 1 yıl 8 ay hapis ve 80,00.TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, aynı Kanun'un 51. maddesi uyarınca hapis cezasının ertelenmesine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
A. Sanık müdafii; taraflar arasında gerçekleşen olayın hukuki ihtilaf niteliğinde olduğundan bahisle sanık hakkında beraat hükmü kurulması gerektiğini belirtmiştir.
B. Katılan Hazine vekilinin temyizi; hükmün ertelenmesi için gereken yasal koşullar oluşmadığı halde erteleme kararı verilmesinin hukuka aykırı olduğuna ilişkindir.
C. Bölge Adliye Mahkemesi Cumhuriyet savcısı temyiz dilekçesinde; sanığın şikayetçiye kazanç elde etmek amacıyla para verdiğine dair bir delil bulunmamasına karşın mahkumiyetine karar verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğuna yöneliktir.
III. GEREKÇE
Sanık hakkında şikayetçi ...'a faiz karşılığı ödünç para vermek suretiyle tefecilik suçundan cezalandırılması istemiyle açılan kamu davasında mahkumiyetine karar verilmiş ise de; 5237 sayılı Kanun'un 241. maddesinde tanımlanan tefecilik suçunun oluşabilmesi için kazanç elde etmek amacıyla başkasına ödünç para verilmesinin gerektiği ancak ...'ın sanıktan 5.000,00 TL borç alıp karşılığında 6.250,00.TL bedelli senet imzalayarak verdiği iddiasına karşın sanığın savunmasında borç verdiğini ancak faiz istemediğini ve senet almadığını beyan etmesi, taraflarca dosyaya borcun verildiği tarihte düzenlenmiş bir senet ibraz edilmemiş olması, bu senede yönelik başlatılmış bir icra takibi bulunmaması, borcun alındığı tarihte sanık ve katılan arasında herhangi bir faiz anlaşması bulunmadığının anlaşılması ile tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; sanığın savunmasının aksine atılı suçu işlediğine dair mahkumiyetine yeterli, her türlü kuşkudan uzak, kesin ve inandırıcı delil bulunmadığı, bölge adliye mahkemesinin bozma ilamından sonra yapılan yargılamada da buna ilişkin yeni bir delil elde edilemediği gözetilmeden yanılgılı değerlendirme sonucunda yazılı şekilde mahkumiyetine karar verilmesi,
Hukuka aykırı bulunmuştur.
IV. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle katılan Hazine vekili, sanık müdafii ve Bölge Adliye Mahkemesi Cumhuriyet savcısının temyiz istemleri yerinde görüldüğünden hükmün, 5271 sayılı Kanun'un 302. maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğname'ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, yeniden incelenmek ve hüküm verilmek üzere 5271 sayılı Kanun’un 304. maddesinin ikinci fıkrası uyarınca İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 10. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
15.10.2024 tarihinde karar verildi.