"İçtihat Metni"
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2021/1909 Esas, 2022/1037 Karar
SUÇ : Görevi kötüye kullanma
HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama, bozma
Sanık hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteğinin süresinde olduğu, temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1.Denizli 5. Ağır Ceza Mahkemesinin, 25.06.2021 tarihli ve 2020/9 Esas, 2021/353 sayılı Kararı ile sanığın görevi kötüye kullanma suçundan, 5271 sayılı Kanun'un 223/2-(c-e) madde-fıkra ve bentleri gereği ayrı ayrı beraatine hükmedilmiştir.
2.O yer Cumhuriyet savcısı ve katılanın istinaf talebi üzerine duruşmasız yapılan inceleme neticesinde Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesinin, 11.05.2022 tarihli ve 2021/1909 Esas, 2022/1037 sayılı Kararı ile istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Katılanın temyiz istemi; sanık avukata 2005 yılında sebepsiz zenginleşme davası açması için vekalet verdiği, sanığın dava açtığını ve davanın devam ettiğini söyleyerek kendisini oyaladığı, Sulh Hukuk Mahkemesinde açılan davayı ise takip etmeyerek, davayı takip etmediğine ilişkin bilgi de vermeyerek alacağını zamanaşımına uğrattığı, zararına sebebiyet verdiği hususlarına ilişkindir.
III. GEREKÇE
1.İcrai davranışla görevi kötüye kullanma suçundan verilen beraat hükmüne yönelik istinaf başvurusunun esastan reddi kararı yönünden;
Sanığın leh ve aleyhindeki toplanan tüm kanıtları inceleyip, irdeleyen ve iddianın reddine ilişkin sebepleri karar yerinde ayrı ayrı gösteren, savunmayı tercih nedenlerini açıklayan, aleyhteki kanıtları hükümlülük için yeterli görmeyen ilk derece mahkemesinin beliren takdir ve kanaati ile beraat hükmüne karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin kararın usul ve kanuna uygun olması karşısında katılanın temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2.İhmali davranışla görevi kötüye kullanma suçundan verilen beraat hükmüne ilişkin istinaf başvurusunun esastan reddi kararı yönünden ise;
Suç tarihinin davanın açılmamış sayılmasına karar verildiği 26.07.2012 tarihi olduğu gözetildiğinde şikayet tarihlerinin suç tarihi olarak kabul edilmesi, Denizli Barosuna kayıtlı sanık avukatın, davacı katılan vekili sıfatıyla takip ettiği Denizli 1. Sulh Hukuk Mahkemesinin 2009/684 Esasına kayden görülen alacak davasının 27.03.2012 tarihli celsesine mazeret bildirmeksizin katılmayarak, 6100 sayılı Kanun'un 150/1. maddesi gereği dava yenileninceye kadar dosyanın işlemden kaldırılmasına, üç ay içinde de yenileme talebinde bulunmayarak aynı Kanun'un 150/5. maddesi gereğince davanın açılmamış sayılmasına dair karar verilmesine neden olmak suretiyle katılanın mağduriyetine sebebiyet verdiği anlaşılmakla, sanık avukatın üzerine atılı ihmali davranışla görevi kötüye kullanma suçunun tüm unsurlarıyla oluştuğu gözetilmeden dosya kapsamı, oluşa uygun düşmeyen gerekçeler ve yanılgılı hukuki değerlendirme sonucu yazılı şekilde beraatine karar verilmesi hukuka aykırı görülmüştür.
IV. KARAR
A.Gerekçe bölümünde (1) numaralı bentte açıklanan nedenle sanık hakkında icrai davranışla görevi kötüye kullanma suçundan kurulan hükümde katılan tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun'un 289/1. maddesi ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden aynı Kanun'un 302/1. maddesi gereği, Tebliğname'ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,
B.Gerekçe bölümünde (2) numaralı bentte açıklanan nedenle sanık hakkında ihmali davranışla görevi kötüye kullanma suçundan verilen hükme karşı katılanın temyiz istemi yerinde görüldüğünden hükmün, 5271 sayılı Kanun'un 302/2. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun'un 304/2-a maddesi uyarınca Denizli 5. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
02.12.2024 tarihinde karar verildi.