"İçtihat Metni"
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2021/1490 Esas, 2022/1131 Karar
KATILANLAR : ..., ..., ...
SUÇLAR : Görevi kötüye kullanma, kişilerin huzur ve sükununu bozma
HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi
TEMYİZ EDENLER : Katılanlar
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
İlk Derece Mahkemesince verilen hükümlere yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararların; 1136 sayılı Avukatlık Kanunu'nun 59. maddesinin 7249 sayılı Kanun'un 10. maddesiyle eklenen son fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 260/1. maddesi gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291/1. maddesi uyarınca temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294/.1 maddesine istinaden temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi gereğince temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1.İstanbul 40. Ağır Ceza Mahkemesinin 05.03.2021 tarihli ve 2020/146 Esas, 2021/114 sayılı Kararı ile sanığın icrai davranışla görevi kötüye kullanma ve kişilerin huzur ve sükununu bozma suçlarından 5271 sayılı Kanun'un 223/2-a maddesi gereği ayrı ayrı beraatine hükmedilmiştir.
2.İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Ceza Dairesinin 30.03.2022 tarihli ve 2021/1490 Esas, 2022/1131 sayılı Kararı ile istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Katılanların temyiz istemleri, sanığın üzerine atılı suçların unsurları oluştuğu ve cezalandırılması gerektiği halde beraatine karar verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğuna ilişkindir.
III. GEREKÇE
5271 sayılı Kanun'un 225/1. maddesinde yer alan "Hüküm, ancak iddianamede unsurları gösterilen suça ilişkin fiil ve faili hakkında verilir." şeklindeki düzenleme karşısında, hükmün konusunun iddianamede gösterilen eylemden ibaret olması gerektiği, açıklanan ve suç oluşturduğu ileri sürülen fiilin dışına çıkılması, davaya konu edilmeyen bir eylemden dolayı yargılama yapılması ve açılmayan davadan hüküm kurulmasının yasaya aykırı olduğu, dava konusu yapılan eylemin açıkça ve bağımsız olarak gösterilmesi gerektiği cihetle, dava açan belge olan son soruşturmanın açılmasına ilişkin kararda, yüklenen suçu oluşturan olaylar, mevcut delillerle ilişkilendirilerek açıklanmadan, sanığın üzerine atılı suç ile ilgili olarak ileri sürülen ve toplanan delillerin, sanık hakkında yargılama yapılmasını gerekli kılar nitelikte olduğu belirtilerek 5237 sayılı Kanun'un 123/1., 38/1., 257/1 ve 53/1. maddelerinin sevk maddesi olarak gösterildiği, bu suretle usulüne uygun şekilde açılmış kamu davası bulunmadığı hususu nazara alınmadan yazılı şekilde hükümler kurulması,
Hukuka aykırı görülmüştür.
IV. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle katılanların temyiz istemleri yerinde görüldüğünden hükümlerin 5271 sayılı Kanun'un 302/2. madde ve fıkrası gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun'un 304/2-a madde, fıkra ve bendi uyarınca İstanbul 40. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
18.11.2024 tarihinde karar verildi.