Logo

"İçtihat Metni"

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi

SAYISI : 2021/1050 Esas, 2022/957 Karar

KATILANLAR : Hazine, ..., ...

SUÇ : Zincirleme tefecilik

HÜKÜM : Mahkumiyet

... vekili, sanık

TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Düzeltilerek onama

Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesinin, 01.06.2022 tarihli ve 2021/1050 Esas, 2022/957 sayılı Kararının, katılan ... ve mağdur ... vekili, katılan ... vekili ve sanık tarafından temyizi üzerine yapılan ön incelemede:

Yargılama aşamasında davadan haberdar edilen mağdur ...'ın duruşmalara iştirak etmediği ve katılma talebinde bulunmadığı gibi vekilinin de katılma istemi olmadığından hükmü temyiz hakkının olmadığı anlaşılmıştır.

Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir olduğu, katılan ... vekili, katılan ... vekili ve sanığın hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz isteklerinin süresinde olduğu, temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmiştir.

Dosya kapsamına göre sanığın uygun görülmeyen duruşmalı inceleme talebinin 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 299. maddesi uyarınca takdiren reddine ve incelemenin duruşmasız olarak yapılmasına karar verildikten sonra gereği düşünüldü:

I. HUKUKİ SÜREÇ

1.Kırıkkale 4. Asliye Ceza Mahkemesinin, 02.03.2021 tarihli ve 2020/478 Esas, 2021/256 sayılı Kararı ile sanığın atılı suçtan 5271 sayılı Kanun'un 223/2-e maddesi gereği beraatine hükmolunmuştur.

2.Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesinin, 01.06.2022 tarihli ve 2021/1050 Esas, 2022/957 sayılı Kararı ile ilk derece mahkemesince verilen beraat hükmü kaldırılarak sanığın zincirleme tefecilik suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 241/1, 43/1, 62/1 ve 52/2. maddeleri uyarınca 2 yıl 1 ay hapis ve 5 tam gün karşılığı 250,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, aynı Kanun'un 53. maddesi uyarınca hak yoksunluklarına karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ

Katılanlar ... ile ... vekillerinin temyiz sebepleri; sanığın üst sınırdan cezalandırılması ve müvekkilleri lehine vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğine ilişkindir.

Sanık temyiz dilekçesinde; şikayetçilerin soyut beyanları dışında delil bulunmaması nedeniyle hakkında beraat hükmü kurulması gerekirken eksik inceleme ile mahkumiyet hükmü kurulduğunu belirtmiştir.

III. GEREKÇE

5237 sayılı Kanun'un 241. maddesinde tanımlanan tefecilik suçunun oluşabilmesi için kazanç elde etmek amacıyla başkasına ödünç para verilmesinin yeterli oluşu, ayrıca birden fazla kişiye sistemli olarak faiz karşılığı ödünç para verilmesinin suçun unsuru olarak aranmaması, kişiler arasında doğmuş bir alacak borç ilişkisine dayanmayan kazanç elde etme amaçlı ödünç para verme eylemlerinin tefecilik suçu kapsamında bulunması ve aralarında yakın akrabalık bağı veya iş ilişkisi bulunmayan kişiler arasında günün ekonomik koşulları nazara alındığında yüksek sayılabilecek miktarda paranın karşılıksız verilmesinin hayatın olağan akışına uygun olmaması, bu bağlamda, katılan ...'in aşamalarda sanıktan farklı tarihlerde 5.000,00 TL borç alıp 6.000,00 TL ödediğini, 4.500,00 TL borç alıp 5.000,00 TL ödediğini, 10.000,00 TL borç alıp 12.500,00 TL ödediğini beyan etmesine karşın sanığın savunmasında kimseye faiz karşılığı para vermediğini araç alım satımından kaynaklı olarak katılanlardan alacaklı olduğunu beyan etmesi, katılan ...'nun, sanıktan piyasa fiyatının üzerinde senet karşılığı araç alarak bu araçları satıp para ihtiyacını karşıladığını, senetleri vadesinde ödeyemeyince sanığın kendisinden faiz talep ettiğini söylemesi, mağdur ...'ın paraya ihtiyacı olduğunda hakkında beraat kararı verilen inceleme dışı sanık ... aracılığı ile sanıktan para istediğini, sanık ...'ın sanık ...'dan temin ettiği 15.000 TL'yi kendisine vererek borcunun 30.000 TL olduğunu, farklı bir tarihte bu defa 12.000 TL temin ederek borcunun 24.000 TL olduğunu söylediğini ifade etmesi, araç alım satımının tefecilik suçu kapsamında değerlendirilemeyecek olması, inceleme dışı sanık ...'ın ise beraatine karar verilmesi karşısında; maddi gerçeğin hiçbir kuşkuya yer vermeyecek şekilde ortaya çıkarılması açısından, sanığın tefecilik yapıp yapmadığı hususunda ayrıntılı kolluk araştırması yaptırılması, vergi mükellefi olduğunun tespiti durumunda hakkında vergi inceleme raporu düzenlettirilmesi, alacaklı olduğu icra takip dosyalarının tespitiyle varsa takip borçlularının tanık sıfatıyla dinlenilmesi sonrasında, sonucuna göre hukuki durumunun takdir ve tayini gerektiği gözetilmeden, eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması,

Kabule göre de;

28.06.2014 tarihinde Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 6545 sayılı Türk Ceza Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un 81. maddesi ile değişik 5275 sayılı Kanun'un 106/3. maddesindeki düzenlemeye aykırı olarak infaz yetkisini kısıtlayacak şekilde ödenmeyen adli para cezasının hapse çevrileceğinin ihtarına hükmedilmesi,

Sanığın adli sicil kaydında yer alan Kırıkkale 2. Asliye Ceza Mahkemesinin, 2012/97 Esas, 2013/181 sayılı hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair Kararı yönünden Mahkemesine ihbarda bulunulmaması suretiyle 5271 sayılı Kanun'un 231. maddesinin on birinci fıkrasına aykırı davranılması,

Sanık hakkında mahkumiyet hükmü kurulmuş olması karşısında kamu davasında kendisini vekille temsil ettiren katılanlar Metin ve Yasin lehine Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince maktu vekalet ücretine hükmedilmemesi,

Hukuka aykırı bulunmuştur.

IV. KARAR

1.Ön inceleme bölümünde açıklanan nedenlerle mağdur ... vekilinin temyiz isteminin, 5271 sayılı Kanun'un 298/1. maddesi uyarınca, Tebliğname'ye aykırı olarak, oy birliğiyle REDDİNE,

2.Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle katılanlar ... ve ... vekilleri ile sanığın temyiz istemleri yerinde görüldüğünden hükmün, 5271 sayılı Kanun'un 302/2. maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,

Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/2. maddesi uyarınca yeniden incelenmek ve hüküm verilmek üzere hükmü bozulan Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

26.11.2024 tarihinde karar verildi.

***