"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2022/702 Esas, 2022/1460 Karar
SUÇ : İcbar suretiyle irtikap
HÜKÜM : İlk Derece Mahkemesince verilen beraat hükmünün kaldırılarak sanık hakkında atılı suçtan mahkumiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKİ SÜREÇ
1.Nazilli 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 24.06.2021 tarihli ve 2019/284 Esas, 2021/213 sayılı Kararı ile sanığın atılı suçtan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 223/2. maddesinin (e) bendi uyarınca beraatine hükmolunmuştur.
2.Katılanlar Hazine ve ... vekilleri ile O yer Cumhuriyet savcısının istinaf talebi üzerine duruşma açılarak yapılan inceleme neticesinde; İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 10. Ceza Dairesinin 22.06.2022 tarihli ve 2022/702 Esas, 2022/1460 sayılı Kararı ile İlk Derece Mahkemesince kurulan beraat hükmünün kaldırılarak, sanığın icbar suretiyle irtikap suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 250/1, 250/4 ve 62. maddeleri uyarınca 2 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, aynı Kanun'un 53/5. maddesi gereğince cezanın infazından sonra başlamak üzere 53/1. maddesinin (a) bendindeki hak ve yetkileri kullanmaktan 1 yıl 3 ay süreyle yoksun bırakılmasına karar verilmiştir.
II. TEMYİZ
A.Temyiz Sebepleri
Sanık Müdafiinin Temyiz İstemi
Sanık tarafından uygulanan manevi hiçbir baskının olmadığına, katılanın çelişkili ifadelerine itibar edilerek mahkumiyet hükmü kurulmasının usul ve yasaya uygun olmadığına, isnat edilen suçun kanuni unsurlarının oluşmadığına ilişkindir.
B.Değerlendirme ve Gerekçe
Suç tarihinde .... Jandarma Komutanlığında asayiş tim komutan yardımcısı olan sanığın "...." isimli gazinonun işletmeciliğini ve aynı zamanda mesul müdürlüğünü yapan katılan ...'den önce borç olarak 5.000,00 TL tutarında para aldığı, sonrasında bu iş yerine jandarma görevlileri de dahil olmak üzere kimsenin karışmayacağını, kendisine yardımcı olacağını, kendisini koruyup kollayacağını söyleyerek değişik zaman dilimlerinde 1.400,00, 400,00 ve 700,00 TL tutarında borç para istediği kabulüyle katılanın başka bir gazino işletmecisi olan ... ile yapmış olduğu.... yazışmasında "... beni tehdit ediyor, avanta para istiyor, yeni gelen..., seni kollıcam, falan, para istiyor, mesul müdürlüğümü iptal ettircem" şeklindeki yazışma içerikleri de hükme esas alınarak Bölge Adliye Mahkemesince İlk Derece Mahkemesi tarafından verilen beraat hükmü kaldırılarak atılı suçtan mahkumiyet kararı verilmiş ise de; yazışmanın görüşmenin tarafı olmayan ve görüşme içerikleri ile suçu kabul etmeyen sanık aleyhine delil olarak kullanılamayacağı ayrıca iletişim tespitlerinin tek başına mahkumiyet için delil olarak kabul edilemeyeceği, diğer taraftan Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 30.03.2010 tarihli ve 2009/5-167-2010/70 sayılı Kararında da açıklandığı üzere; icbar suretiyle irtikap suçunda mağdurun iradesini baskı altında tutmaya elverişli olmak koşuluyla, doğrudan doğruya veya dolaylı biçimde yapılan her türlü zorlayıcı hareketin icbar kavramına dahil olduğu, manevi cebirin, belli bir şiddete ulaşması, ciddi olması, mağdurun baskının etkisinden kolaylıkla kurtulma olanağının bulunmaması gerektiği, dosya kapsamı ve somut olayın oluş şekline göre sanığın öğreti ve uygulamada kabul edildiği üzere yasanın öngördüğü anlamda icbar ve ikna boyutuna varan davranışlarının bulunmadığı, bu itibarla irtikap suçunun yasal unsurlarının oluşmadığı, ayrıca dosya kapsamına göre dava konusu somut olayda rüşvet suçunun oluştuğuna ilişkin yeterli delil de olmadığı, bu haliyle sanığın eyleminin 5237 sayılı Kanun'un 257/1. maddesinde düzenlenen görevi kötüye kullanma suçunu oluşturabileceği, bu itibarla anılan suç üzerinde de durularak bir değerlendirme yapılıp sonucuna göre karar verilmesi gerektiği gözetilmeden yazılı şekilde hüküm kurulması hukuka aykırı bulunmuştur.
III. KARAR
Değerlendirme ve gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle sanık müdafiinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden hükmün, 5271 sayılı Kanun'un 302/2 ve 307/5. maddeleri gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/2. maddesi uyarınca İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 10. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
18.09.2025 tarihinde karar verildi.