"İçtihat Metni"
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2022/276 Esas, 2022/787 Karar
SUÇ : İcrai davranışla görevi kötüye kullanma
HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 286/1. maddesi ve 1136 sayılı Avukatlık Kanunu'nun 59. maddesinin son fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 5271 sayılı Kanun'un 260/1. maddesi gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291/1. maddesince temyiz isteminin süresinde olduğu, 294/1. maddesine istinaden temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi gereğince temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKİ SÜREÇ
1)Elazığ 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 09.12.2021 tarihli ve 2020/250 Esas, 2021/333 sayılı Kararı ile sanığın icrai davranışla görevi kötüye kullanma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 257/1, 43/1, 62/1, 50/1-a ve 52/2. maddeleri gereği 6.240,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına hükmolunmuştur.
2)Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 6. Ceza Dairesinin, 20.04.2022 tarihli ve 2022/276 Esas, 2022/787 sayılı Kararı ile istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık müdafiinin temyiz istemi; kovuşturmaya konu edilen dosyalarda müvekkilinin vekaletnamesinin bulunmadığı, takip talebindeki imzanın müvekkiline ait olmadığı, katılanın vekilinin ... olup, katılanın Bingöl'de tanınan tefecilik yapan bir şahıs olduğu, icra takibine dayanak sözleşmelerdeki miktarlardan birisinin 6.500,00 TL, diğerinin 7.000,00 TL olduğu, müvekkilinin katılana verdiği senetlerin katılandan tefecilik kapsamında aldığı paraya ilişkin olduğu, sanığın katılandan sadece gayrimenkul satışı için vekaletname aldığı, tanık beyanlarının sanığın beyanlarını doğruladığı ve sair hususlara ilişkindir.
III. GEREKÇE
2709 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Anayasası'nın 141/3, 5271 sayılı Kanun'un 34/1, 230/1 ve 289/1-g maddeleri uyarınca mahkeme kararlarının sanığı, katılanı, Cumhuriyet savcısını ve herkesi tatmin edecek, Yargıtay denetimine olanak verecek biçimde gerekçeli olması, Yargıtayın gerekçelerde tutarlılık denetimi yapması ve bu açılardan mantıksal ve hukuksal bütünlüğün sağlanması için kararın dayandığı tüm verilerin, bu veriler konusunda mahkemenin ulaştığı sonuçların, iddia, savunma ve tanık anlatımlarına ilişkin değerlendirmelerin açık olarak gerekçeye yansıtılması ilkelerine uyulması gerektiği nazara alınmadan, sanık hakkında sübutu kabul edilen görevi kötüye kullanma suçundan ne şekilde sorumlu tutulduğu karar yerinde tartışılıp, buna ilişkin kabul edilen ve reddedilen delillerin dosya kapsamına uygun, mantıksal ve hukuksal bağ kurulmak suretiyle neler olduğu denetime imkan verecek şekilde gerekçeleriyle gösterilmeden, sanık hakkında gerekçesiz olarak yazılı şekilde mahkumiyet kararı verilmesi,
Sanığın Bingöl 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 2022/201 Esas sayılı dosyası kapsamında aynı olay nedeniyle ihmali davranışla görevi kötüye kullanma suçundan yargılandığının anlaşılması karşısında; sanığa isnat edilen eylemlerin aynı mahiyette olup olmadığı, mükerrer dava bulunup bulunmadığının tespiti için temyize konu bu dava ile aralarında hukuki ve fiili bağlantı bulunması nedeniyle bahse konu davanın akıbetinin araştırılmasını, derdest ise birleştirilmesini, karara çıkmış ve kesinleşmiş ise onaylı örneklerinin getirtilerek incelenmesini müteakip, bütün deliller birlikte değerlendirilmek suretiyle sanığın hukuki durumunun takdir ve tayini gerektiği gözetilmeden, eksik araştırma ve yetersiz gerekçeyle yazılı şekilde hüküm kurulması,
Hukuka aykırı bulunmuştur.
IV. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle bölge adliye mahkemesince verilen hükümde sanık müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri yerinde görüldüğünden esası incelenmeyen hükmün, 5271 sayılı Kanun'un 302/2. maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/2-a maddesi uyarınca Elazığ 1. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 6. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
16.12.2024 tarihinde karar verildi.