Logo

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi

SAYISI : 2022/1792 Esas, 2022/2011 Karar

SUÇ : İcrai davranışla görevi kötüye kullanma

HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi

TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama

İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 1136 sayılı Avukatlık Kanunu'nun (1136 sayılı Kanun) 59. maddesinin son fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 260/1. maddesi gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291/1. maddesince temyiz isteminin süresinde olduğu, 294/1. maddesine istinaden temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi gereğince temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ

1)İzmir 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 17.03.2022 tarihli ve 2020/303 Esas, 2022/66 sayılı Kararı ile sanığın icrai davranışla görevi kötüye kullanma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 257/1, 50/1-a ve 52/2. maddeleri uyarınca 5.400,00 Türk lirası adli para cezası ile cezalandırılmasına, aynı Kanun'un 53/5. maddesi gereği sanık hakkında hak yoksunluğu uygulanmasına hükmolunmuştur.

2)İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 10. Ceza Dairesinin, 04.10.2022 tarihli ve 2022/1792 Esas, 2022/2011 sayılı Kararı ile istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ

Sanık müdafiinin temyiz istemi; görevi kötüye kullanma suçunun maddi ve manevi unsurlarının oluşmadığına, sanık avukatça yetkilendirilen avukatın duruşmaya gelmemiş olmasından dolayı sanığın sorumlu tutulamayacağına, vekalet verenin aynı nedene dayanarak yeniden velayet davası açmasını engelleyen bir neden bulunmadığına, suçun oluştuğu kabul edilse dahi eylemin ihmali davranışla görevi kötüye kullanma suçunu oluşturacağına, mahkemenin sanık hakkında takdiri indirim uygulamama gerekçesi ile hükmün açıklanmasının geri bırakılması hükümlerini uygulamama gerekçesinin yerinde olmadığına ve sair hususlara ilişkindir.

III. GEREKÇE

Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre sair temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.

Ancak;

Suç tarihinde Ankara Barosuna kayıtlı avukat olan sanığın, katılanın vekilliğini üstlendiği velayet davasında vekillik görevini gereği gibi yerine getirmeyerek 19.10.2016 ile 04.07.2017 tarihli duruşmalara mazeret bildirmeksizin katılmama, 25.04.2018 tarihli duruşmasına katılmayarak dosyanın işlemden kaldırılmasına sebep olma, yenilemeden sonraki 17.05.2018 tarihili duruşmasına katılmayarak davanın açılmamış sayılmasına sebebiyet verme ve dava neticesinde verilen bu kararı usulüne uygun şekilde tebliğ aldığı halde istinaf etmeme şeklindeki eylemlerinin 5237 sayılı Kanun'un 257/2. maddesinde düzenlenen ihmali davranışla görevi kötüye kullanma suçuna uymasına rağmen yanılgılı değerlendirme sonucu aynı Kanun maddesinin birinci fıkrası gereği cezalandırılmasına karar verilmesi,

Kısa süreli hapis cezasının adli para cezasına çevrilmesi sırasında adli para cezasına esas alınan tam gün sayısı hüküm fıkrasında gösterilmeyerek 5237 sayılı Kanun'un 52/3 ve 5271 sayılı Kanun'un 232/6. maddelerine muhalefet edilmesi,

Hukuka aykırı bulunmuştur.

IV. KARAR

Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle hükmün, 5271 sayılı Kanun'un 302/2 ve 307/5. maddeleri gereği, Tebliğname'ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,

Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun'un 304/2-a maddesi uyarınca İzmir 1. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 10. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

30.09.2024 tarihinde karar verildi.

***