"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2022/317 Değişik iş
SUÇ : Hırsızlık
İstanbul 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 23.05.2022 tarihli ve 2022/317 Değişik iş sayılı Kararı ile yargılama yapma görev ve yetkisinin İstanbul (Kapatılan) 16. Asliye Ceza Mahkemesine ait olduğuna karar verilmiş, verilen kararın kesin olduğu anlaşılmıştır.
Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 309 uncu maddesinin birinci fıkrası uyarınca, 12.05.2023 tarihli evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 16.06.2023 tarihli ve KYB-2023/57763 sayılı yazısı ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü:
I. İSTEM
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 16.06.2023 tarihli ve KYB-2023/57763 sayılı kanun yararına bozma isteminin;
"15.04.2020 tarihinde Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 7242 sayılı Ceza Ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun İle Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun uyarınca, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 50/7. maddesinin ''Hükümlünün denetim süresi içinde kasıtlı bir suç işlemesi veya kendisine yüklenen yükümlülüklere, infaz hâkiminin uyarısına rağmen, uymamakta ısrar etmesi halinde; ertelenen cezanın kısmen veya tamamen infaz kurumunda çektirilmesine infaz hâkimliğince karar verilir." şeklindeki düzenleme nazara alındığında,
Somut olayda, sanığın denetim süresi içerisinde işlediği kasıtlı suçtan mahkum olduğunun ihbar edilmesi üzerine, ertelenen cezanın kısmen veya tamamen infazı hususunda inceleme tarihi itibariyle İnfaz Hâkimliğince bir karar verilmesi gerektiği cihetle, görevsizlik kararı verilerek dosyanın İnfaz Hâkimliğine gönderilmesi gerektiği gözetilmeksizin yazılı şekilde karar verilmesinde isabet görülmemiştir.”
Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır.
II. GEREKÇE
1.İstanbul (Kapatılan) 16. Asliye Ceza Mahkemesinin, 07.12.2006 tarihli ve 2005/701 Esas, 2006/1209 sayılı Kararı ile hükümlü hakkında hırsızlık suçundan 765 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (765 sayılı Kanun) 491 inci maddesinin üçüncü fıkrası, 62 nci maddesi, 522 nci maddesinin birinci fıkrası, 647 sayılı Cezaların İnfazı Hakkında Kanun'un (647 sayılı Kanun) 4 üncü maddesi uyarınca verilen 720,00 TL ağır para cezasının aynı Kanun'un 6 ncı maddesi gereğince ertelenmesine hükmedilmiştir.
2.Anılan mahkemece İstanbul İnfaz Hakimliğine hitaben yazılan 29.03.2022 tarihli ve tescilli ilamın infazı konulu müzekkere ile 03.01.2011 tarihinde işlediği kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan Ankara 30. Asliye Ceza Mahkemesinin, 19.11.2015 tarihli ve 2014/590 Esas, 2015/1414 sayılı Kararı ile 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 191 inci ve 62 nci maddelerinin birinci fıkraları ile 51 inci maddesi uyarınca 10 ay erteli hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilen hükümlünün denetim süresi içerisinde suç işlediği ve erteli ilamın aynen infazına karar verilip verilmeyeceği hususunun takdir edilmesi istenmiştir.
3.İstanbul İnfaz Hakimliğinin, 04.04.2022 tarihli ve 2022/6960 Esas, 2022/7482 sayılı Kararı ile 5271 sayılı Kanun'un 223 üncü maddesinin beşinci ve altıncı fıkraları kapsamında verilecek kararlar bakımından mahkemelerinin görevli olduğu, ihbara konu karar bakımından yargılama yapma görev ve yetkisinin İstanbul(Kapatılan) 16. Asliye Ceza Mahkemesine ait olduğu gerekçesiyle görevsizlik kararı verilmiş, dosyanın gönderildiği İstanbul(Kapatılan) 16. Asliye Ceza Mahkemesinin, 08.04.2022 tarihli ve 2005/701 Esas, 2006/1209 sayılı ek Kararı ile hükümlünün denetim süresi içerisinde işlediği kasıtlı suçtan mahkûm olduğunun ihbar edilmesi üzerine, ertelenen cezanın kısmen veya tamamen infazı hususunda inceleme tarihi itibarıyla İnfaz Hâkimliğince bir karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle verilen karşı görevsizlik kararı üzerine 5271 sayılı Kanun'un 4 üncü maddesinin ikinci fıkrası gereğince ortak yüksek görevli mahkeme olan İstanbul 1. Ağır Ceza Mahkemesince yargılama yapma görev ve yetkisinin İstanbul(Kapatılan) 16. Asliye Ceza Mahkemesine ait olduğuna karar verilmişir.
4.765 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (765 sayılı Kanun) 95 inci maddesinin ikinci fıkrasında “...Cürüm ile mahkum olan kimse hüküm tarihinden itibaren beş sene içinde işlediği diğer bir cürümden dolayı evvelce verilen ceza cinsinden bir cezaya yahut hapis veya ağır hapis cezasına mahkum olmazsa, cezası tecil edilmiş olan mahkumiyeti esasen vaki olmamış sayılır. Aksi takdirde her iki ceza ayrı ayrı tenfiz olunur”, 5237 sayılı Kanun'un 51 inci maddesinin yedinci fıkrası ise; “Hükümlünün denetim süresi içinde kasıtlı bir suç işlemesi veya kendisine yüklenen yükümlülüklere, hâkimin uyarısına rağmen, uymamakta ısrar etmesi hâlinde; ertelenen cezanın kısmen veya tamamen infaz kurumunda çektirilmesine karar verilir” şeklinde düzenlenmiştir. Her ne kadar 15.04.2020 tarihinde Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 7242 sayılı Ceza Ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun İle Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un 9 uncu maddesi ile değişik 5237 sayılı Kanun'un 51 inci maddesinin yedinci fıkrasında ''Hükümlünün denetim süresi içinde kasıtlı bir suç işlemesi veya kendisine yüklenen yükümlülüklere, infaz hâkiminin uyarısına rağmen, uymamakta ısrar etmesi halinde; ertelenen cezanın kısmen veya tamamen infaz kurumunda çektirilmesine infaz hâkimliğince karar verilir" hükmü yer almakta ise de; Yargıtay Ceza Genel Kurulunun, 27.12.2011 tarihli ve 2011/8-183 Esas, 2011/304 Karar sayılı ilamında da; “…kesinleşmiş olmak koşuluyla hükmolunan cezanın 647 sayılı Yasanın 6. maddesi uyarınca ertelenmesi durumunda, 765 sayılı TCY’nın 95/2. maddesine göre, sanığın hüküm tarihinden itibaren beş sene içinde önceki verilen ceza türünden, bir cezaya ya da hapis cezasına mahkûm olması halinde, aynen infazına karar verilmesi gerekmektedir…Aynen infaz kararının hangi Yasa hükümleri uyarınca verilmesi gerektiği konusunun değerlendirmesine gelince; 5237 sayılı TCY’nın 51. maddesinde, yalnızca özgürlüğü bağlayıcı cezaların ertelenebileceği öngörülmüştür. Bu nedenle, erteli cezanın 51/7. maddesi uyarınca çektirilmesine karar verilebilmesi, ancak erteli cezanın da özgürlüğü bağlayıcı cezaya ilişkin olması halinde olanaklıdır. Kaldı ki somut olayda, sanığın önceki cezasının 647 sayılı Yasanın 6. maddesi uyarınca ertelenmiş para cezası olduğu nazara alındığında, aynen infaz kararının karma uygulama olmaması açısından 765 sayılı TCY’nın 95/2. maddesi uyarınca verilmesi gerekmektedir. Bu nedenle, yerel mahkemece sanığın erteli mahkumiyetinin aynen infazına karar verilmesi isabetli ise de; 765 sayılı TCY'nın 95/2. maddesi yerine, 5237 sayılı TCY'nın 51/7. maddesi uyarınca aynen infaz kararı verilmesi usul ve yasaya aykırıdır” şeklinde belirtildiği üzere, önceki cezası 647 sayılı Kanun'un 6 ncı maddesi uyarınca ertelenmiş para cezası olan sanığın denetim süresinde kasıtlı suç işlediğinin tespiti halinde 765 sayılı Kanun'un 95 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca erteli para cezasının aynen infazına karar verileceği hususu da nazara alınarak somut olayda sanığın denetim süresi içerisinde suç işlediği ihbarı üzerine ertelenen cezanın kısmen veya tamamen infazı hususunda hükmü veren İstanbul (Kapatılan) 16. Asliye Ceza Mahkemesince karar verilmesi gerektiğine dair itiraz merciince verilen kararda usul ve yasaya aykırılık görülmediğinden, kanun yararına bozma isteminin reddine karar verilmiştir.
III. KARAR
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, kanun yararına bozma istemine dayanan ihbarname münderecatı yerinde görülmediğinden 5271 sayılı Kanun'un 309 uncu maddesindeki koşulları taşımayan KANUN YARARINA BOZMA İSTEMİNİN oy birliğiyle REDDİNE,
Dava dosyasının, Mahkemesine sunulmak üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
05.10.2023 tarihinde karar verildi.