Logo

"İçtihat Metni"

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi

SAYISI : 2022/1928 E., 2022/1930 K.

SUÇ : Görevi kötüye kullanma

HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi

TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama

Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında kurulan hükmün karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ

A. İlk Derece

Ereğli (Konya) Ağır Ceza Mahkemesinin, 06.04.2022 tarihli ve 2021/198 Esas, 2022/123 sayılı Kararı ile sanığın görevi kötüye kullanma suçundan, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 223/2-e maddesi uyarınca beraatine hükmedilmiştir.

B. İstinaf

Konya Bölge Adliye Mahkemesi 6. Ceza Dairesinin, 17.06.2022 tarihli ve 2022/1928 Esas, 2022/1930 sayılı Kararı ile istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

II. TEMYİZ

A. Temyiz Sebepleri

Katılan Vekilinin Temyiz İstemi

Sanığın, katılandan menfi tespit davası açmak üzere avukatlık ücreti ve dava masrafı adı altında yüklü miktarlarda para almış olmasına rağmen bu hususta bildirilen tanıkların beyanlarının alınmamış olması, yine katılanın talimatına rağmen yed-i emin hakkında suç duyurusunda bulunmadığı hususunun gözetilmemesi ve ihalenin feshi davasında verilen yetkisizlik kararına rağmen 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 20. maddesine aykırı olarak süresi içerisinde dosyanın yetkili mahkemeye gönderilmesi için başvuruda bulunmamış olması nedeniyle cezalandırılması gerekirken hakkında beraat hükmü kurulmasının hukuka aykırı olduğuna ilişkindir.

B. Değerlendirme ve Gerekçe

Dosya kapsamına göre, sanık ile katılan arasındaki vekalet sözleşmesinin menfi tespit davasının açılmasını ya da yed-i emin hakkında suç duyurusunda bulunulmasını kapsadığına dair katılanın iddiası dışında bir delil bulunmadığı, bu bağlamda soruşturma aşamasında beyanları alınan tanıklar ... ve ...'nın 6.000,00 Euro'yu katılan adına sanığa teslim ettiklerini bildirdikleri ancak paranın tam olarak ne için teslim edildiğine dair bilgi ve görgülerinin olmadığı anlaşılmakta ise de, İlk Derece Mahkemesinin, "katılana ait taşınmazların satışına ilişkin yapılan ihalenin iptaline dair açılan davada, Ereğli İcra Hukuk Mahkemesinin 2016/147 Esas ve 2017/97 sayılı ihalenin feshi Kararının Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 18. Hukuk Dairesinin 2017/3488 Esas ve 2018/1271 sayılı Kararı ile kamu düzeninden kaynaklı kesin yetki nedeniyle bozulmasından sonra Ereğli İcra Hukuk Mahkemesince dosyanın yeni bir esasa kaydı ile bu esas numarası üzerinden işlemlere devam edilmesi gerekirken Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 18. Hukuk Dairesinin anılan kararının sanığa tebliği ve dosyanın süresi içerisinde yetkili mahkemeye göderilmesinin talep edilmemesi nedeniyle davanın açılmamış sayılmasına karar verilmesinin usul ve yasaya uygun olmadığı, ayrıca sanığın 03.09.2018 tarihli azilname ile görevinden azledilmesi de dikkate alındığında kararın kesinleşmesi sürecinde vekil sıfatı bulunmayan sanığın görevini ihmal ettiğinden bahsetmeye yasal imkan bulunmadığı" şeklindeki değerlendirmesinin Ereğli İcra Hukuk Mahkemesinin davanın açılmamış sayılmasına dair ek kararı verdiği 08.01.2019 tarihinde 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun 134/7. madde ve fıkrasına henüz 7343 sayılı Kanun ile "...ve masrafını gider avansından karşılamak suretiyle dosyayı resen görevli veya yetkili icra mahkemesine gönderir" şeklindeki hükmün eklenmemiş olduğu ve 6100 sayılı Kanun'un 20. maddesi nazara alındığında, Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 18. Hukuk Dairesinin anılan kararını 04.07.2018 tarihinde usulüne uygun tebliğ almasına rağmen iki haftalık süre içinde dosyanın yetkili mahkemeye gönderilmesi için başvurmayıp ihalenin feshi davasının açılmamış sayılmasına neden olduğu anlaşılan sanık için bu haliyle ihmali davranışla görevi kötüye kullanma suçunun unsurları oluşmasına rağmen cezalandırılması yerine yanılgılı değerlendirme sonucu yazılı gerekçeyle beraatine karar verilmesi hukuka aykırı görülmüştür.

III. KARAR

Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle hükümde katılan vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ile dosya kapsamında tespit edilen diğer hususlar nazara alındığında, Konya Bölge Adliye Mahkemesi 6. Ceza Dairesinin, 17.06.2022 tarihli ve 2022/1928 Esas, 2022/1930 sayılı Kararının, 5271 sayılı Kanun'un 302/2. madde ve fıkrası gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,

Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun'un 304/2-a madde, fıkra ve bendi uyarınca Ereğli (Konya) Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Konya Bölge Adliye Mahkemesi 6. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

16.12.2024 tarihinde karar verildi.

***