Logo

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi

SAYISI : 2021/1067 Esas, 2022/713 Karar

SUÇ : Zincirleme tefecilik

HÜKÜM : Mahkumiyet

TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama

Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun'un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun'un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu'nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesince temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrasınca temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun'un 310 uncu maddesi uyarınca temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun'un 317 nci maddesi gereğince temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ

1.Ankara Cumhuriyet Başsavcılığının, 24.02.2015 tarihli ve 2015/22764 Soruşturma, 2015/7971 Esas, 2015/6923 numaralı İddianamesiyle sanık hakkında zincirleme tefecilik suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 241 inci maddesinin birinci fıkrası ve 43 üncü maddesinin birinci ve ikinci fıkraları gereğince cezalandırılması talebiyle kamu davası açılmıştır.

2.Ankara 33. Asliye Ceza Mahkemesinin, 30.06.2015 tarihli ve 2015/253 Esas, 2015/1393 sayılı Kararı ile sanık hakkında zincirleme tefecilik suçunu işlediği gerekçesiyle 5237 sayılı Kanun'un 241 inci maddesinin birinci fıkrası, 43 üncü, 62 nci ve 52 nci maddeleri gereğince 2 yıl 1 ay hapis ve 5 tam gün karşılığı 100 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, aynı Kanun'un 53 üncü maddesi gereğince hak yoksunluklarına karar verilmiştir.

3.Sanık müdafiinin temyizi üzerine hüküm Yargıtay 9. Ceza Dairesinin, 13.04.2021 tarihli ve 2020/5959 Esas, 2021/2187 Karar sayılı ilamı ile; maddi gerçeğin tereddüde yer bırakmayacak şekilde ortaya çıkarılması bakımından, sanık hakkında tefecilik yapıp yapmadığına dair kolluk marifetiyle ayrıntılı ve gizli araştırma yaptırılmasından, sanığın icra müdürlüğünde alacaklı göründüğü dosyalarda borçlu sıfatı bulunan şahısların mahkemeye celbi ile beyanlarının alınmasından ve iş yeri faaliyetinde faiz geliri elde edip etmediği konusunda bilirkişi incelemesi yaptırılmasından sonra hasıl olacak sonuca göre hukuki durumunun takdir ve tayin edilmesi gerektiği gözetilmeden eksik inceleme sonucu yazılı şekilde karar verilmesi nedeniyle bozulmuştur.

4.Ankara 33. Asliye Ceza Mahkemesinin, Yargıtay bozma ilamına uyulmak suretiyle yapılan yargılama neticesinde 18.10.2022 tarihli ve 2021/1067 Esas, 2022/713 sayılı Kararı ile sanık hakkında 5237 sayılı Kanun'un 241 inci maddesinin birinci fıkrası, 43 üncü, 62 nci ve 52 nci maddeleri gereğince 2 yıl 1 ay hapis ve 5 tam gün karşılığı 100 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve aynı Kanun'un 53 üncü maddesi gereğince hak yoksunlukları uygulanmasına hükmedilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ

Sanık müdafiinin temyiz istemi; vergi inceleme ve vergi tekniği raporlarının duruşmada okunmamasının, tanık beyanlarının sanık aleyhine olmamasına rağmen mahkumiyet hükmü kurulmasının usul ve yasaya aykırı olduğuna ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR

Sanığın tefecilik yaptığına dair Mali Suçlar ve Suç Gelirleriyle Mücadele Şube Müdürlüğüne vaki ihbar üzerine başlatılan soruşturma kapsamında düzenlenen 08.01.2015 tarihli Vergi Tekniği Raporunda, sanığa ait işlemler incelendiğinde 2009 ve 2012 yılları arasında kişilere faiz karşılığında ödünç para verdiğinin tespit edildiği, sanığın bu şekilde üzerine atılı bir suç işleme kararının icrası kapsamında değişik zamanlarda birden fazla kişiye faizle ödünç para vermek suretiyle zincirleme tefecilik suçunu işlediği iddia ve kabul edilmiştir.

IV. GEREKÇE

Yargıtay 9. Ceza Dairesinin, 13.04.2021 tarihli ve 2020/5959 Esas, 2021/2187 Karar sayılı bozma ilamı ile belirtilen hususların yerine getirilmesi üzerine tefecilik yapıp yapmadığına dair kolluk marifetiyle yapılan araştırmada sanığın tefecilik yaptığına dair bilgi edinilememesi, sanığın icra müdürlüğünde alacaklı göründüğü dosyalardaki borçluların beyanlarında sanıktan faiz karşılığı ödünç para almadıklarını ifade etmeleri ve bilirkişi incelemesinde sanık aleyhine yeni bir bulgu tespit edilmediği nazara alındığında, bozma ilamından önce dosyada yer alan delillerden başka sanık aleyhine yeni bir delil elde edilemediği, mevcut delillerin ise mahkumiyet için yeterli olmadığı gözetilmeden yazılı şekilde mahkumiyet hükmü kurulması,

Kabule göre de;

Soruşturma aşamasında düzenlenen 08.01.2015 tarihli Vergi Tekniği Raporunda kayıt dışı borç para işlemleri tablosunda gösterilen sanığın kazanç elde etmek için borç para verdiği kişilerden sadece bir tanesinin sanıktan faiz karşılığı borç para aldığını beyan etmesi, diğer kişilerin ise aşamalarda alınan beyanlarında aldıkları borç karşılığında faiz ödemediklerini ifade etmelerine karşın sanık hakkında zincirleme suç hükümlerinin uygulanması,

Hukuka aykırı görülmüştür.

V. KARAR

Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Ankara 33. Asliye Ceza Mahkemesinin, 18.10.2022 tarihli ve 2021/1067 Esas, 2022/713 sayılı Kararına yönelik sanık müdafiinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun'un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

18.12.2023 tarihinde karar verildi.

***