"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SUÇ : Zincirleme ihmali davranışla görevi kötüye kullanma
HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
EK TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 7249 sayılı Kanun'un 10. maddesiyle 1136 sayılı Avukatlık Kanunu'nun (1136 sayılı Kanun) 59. maddesine eklenen beşinci fıkra uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 260/1. maddesi gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291/1. maddesince temyiz isteminin süresinde olduğu, 294/1. maddesine istinaden temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi gereğince temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
A. İlk Derece
Adana 4. Ağır Ceza Mahkemesinin, 03.10.2019 tarihli ve 2018/337 Esas, 2019/452 sayılı Kararı ile sanık hakkında zincirleme ihmali davranışla görevi kötüye kullanma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 257/2, 43/1 ve 50/1-a maddeleri uyarınca 150 tam gün karşılığı 3.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına hükmolunmuştur.
B. İstinaf
Adana Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesinin, 24.12.2020 tarihli ve 2019/6107 Esas, 2020/1729 sayılı Kararı ile sanığın istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Sanığın Temyiz İstemi
Katılanın ceza ve hukuk davalarının takibi için kendisine masraf, gider veya vekalet ücreti vermediği, tüm masrafların kendisi tarafından karşılanmasını hatta mümkünse ileride tazminatından tahsil edilmesini istediği, verdiği masrafın davaların harç ve giderlerini karşılamaya yetmediği, katılandan aldığı masrafı vekalet ücretine mahsup imkanı olmasına rağmen kendisine iade ettiği ve sair hususlara ilişkindir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Sanığın yargılama konusu eylemi için, 5237 sayılı Kanun’un 257/2. maddesi uyarınca belirlenecek cezanın üst haddine göre aynı Kanun’un 66/1-e ve 67/4. maddeleri gereği 8 yıllık olağan, 12 yıllık olağanüstü dava zamanaşımı sürelerinin öngörüldüğü anlaşılmıştır.
İddiaya konu suç tarihinin 01.03.2012 olduğu ve bu tarihten, temyiz incelemesi tarihine kadar, soruşturma ve kovuşturma izinleri ile ilgili durma süreleri eklendiğinde dahi 12 yıllık olağanüstü dava zamanaşımı süresinin gerçekleşmiş olduğu belirlenmiştir.
III. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle sanığın temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün 5271 sayılı Kanun’un 302/2. maddesi gereği BOZULMASINA, ancak bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 303/1-a maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak sanık hakkında bahse konu suçtan açılan kamu davasının 5271 sayılı Kanun’un 223/8. maddesi gereği gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle, Tebliğname’ye ve ek Tebliğname'ye aykırı olarak, oy birliğiyle DÜŞMESİNE,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun'un 304/1. maddesi gereği Adana 4. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Adana Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
13.01.2025 tarihinde karar verildi.