"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2022/158 Esas, 2022/550 Karar
SUÇ : Görevi kötüye kullanma
İNCELEME KONUSU KARAR : Mahkumiyet
KANUN YARARINA BOZMA
İzmir 8. Asliye Ceza Mahkemesinin, 15.11.2018 tarihli ve 2017/187 Esas, 2018/927 sayılı Kararı ile hükümlü hakkında görevi kötüye kullanma suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 257 nci maddesinin ikinci fıkrası ve 62 nci maddesi uyarınca 2 ay 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 231 inci maddesinin beşinci fıkrası gereğince hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ve 5 yıl süreyle denetim süresine tâbî tutulmasına karar verildiği, söz konusu kararın 15.01.2019 tarihinde itiraz edilmediğinden bahisle kesinleştirilmesini müteakip hükümlünün denetim süresi içerisinde 25.12.2021 tarihinde kasıtlı bir suç işlediğinin ihbar edilmesi üzerine İzmir 8. Asliye Ceza Mahkemesinin, 10.06.2022 tarihli ve 2022/158 Esas, 2022/550 sayılı Kararı ile basit yargılama usulünün uygulanması ve hükmün açıklanması suretiyle verilen mahkumiyet kararının itiraz edilmeksizin kesinleştiği anlaşılmıştır.
Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Kanun'un 309 uncu maddesinin birinci fıkrası uyarınca, 12.05.2023 tarihli evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 04.07.2023 tarihli ve KYB-2023/59523 sayılı yazısı ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü:
I. İSTEM
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 04.07.2023 tarihli ve KYB-2023/59523 sayılı kanun yararına bozma isteminin;
"Dosya kapsamına göre, sanığın eylemine uyan görevi kötüye kullanma suçunun, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 66/1-e ve 257/2. maddelerine göre, asli zamanaşımı süresinin 8 yıl, olağanüstü zamanaşımı süresinin 12 yıl olduğu, sanığın atılı suçu 23.09.2007 tarihinde işlediği, 25.01.2018 tarihinde mahkemesince savunmasının alındığı, sanık hakkındaki hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin kararın ise 15.01.2019 tarihinde kesinleştiği, sanığın 25.12.2021 tarihinde yeniden suç işlediği, hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının kesinleştiği 15.01.2019 tarihi ile denetim süresi içerisinde yeniden suç işlediği 25.12.2021 tarihi arasında dava zamanaşımı süresinin 5271 sayılı Kanun'un 231/8-son cümlesi gereğince duracağı (2 yıl 11 ay 10 gün), sanığın sorgusunun yapıldığı tarih ile hükmün açıklandığı tarih arasında zamanaşımını kesen başkaca bir sebep bulunmadığı ve suç tarihi olan 23.09.2007'de işlemeye başlayan 12 yıllık olağanüstü zamanaşımı süresinin 10.06.2022 olan hükmün açıklanması tarihine kadar dolduğu gözetilmeden, zamanaşımı nedeniyle düşme kararı verilmesi gerekirken, yazılı şekilde karar verilmesinde isabet görülmemiştir.”
Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır.
II. GEREKÇE
1.5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin 4 üncü fıkrasının (d) bendi “Hükümlünün cezasının kaldırılmasını gerektiriyorsa cezanın kaldırılmasına, daha hafif bir cezanın verilmesini gerektiriyorsa bu hafif cezaya Yargıtay ceza dairesi doğrudan hükmeder” şeklinde düzenlenmiştir.
2.Hükümlünün yargılama konusu eylemi için, 5237 sayılı Kanun’un 257 nci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca belirlenecek cezanın türü ve üst haddine göre, aynı Kanun'un 66 ncı maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi gereği 8 yıllık olağan zamanaşımı süresinin öngörüldüğü anlaşılmıştır.
3.5237 sayılı Kanun'un 67 nci maddesinde "(1) Soruşturma ve kovuşturma yapılmasının, izin veya karar alınması veya diğer bir mercide çözülmesi gereken bir meselenin sonucuna bağlı bulunduğu hâllerde; izin veya kararın alınmasına veya meselenin çözümüne veya kanun gereğince hakkında kaçak olduğu hususunda karar verilmiş olan suç faili hakkında bu karar kaldırılıncaya kadar dava zamanaşımı durur.
(2) Bir suçla ilgili olarak;
a) Şüpheli veya sanıklardan birinin savcı huzurunda ifadesinin alınması veya sorguya çekilmesi,
b) Şüpheli veya sanıklardan biri hakkında tutuklama kararının verilmesi,
c) Suçla ilgili olarak iddianame düzenlenmesi,
d) Sanıklardan bir kısmı hakkında da olsa, mahkûmiyet kararı verilmesi,
halinde, dava zamanaşımı kesilir.
(3) Dava zamanaşımı kesildiğinde, zamanaşımı süresi yeniden işlemeye başlar. Dava zamanaşımını kesen birden fazla nedenin bulunması halinde, zamanaşımı süresi son kesme nedeninin gerçekleştiği tarihten itibaren yeniden işlemeye başlar.
(4) Kesilme halinde, zamanaşımı süresi ilgili suça ilişkin olarak Kanunda belirlenen sürenin en fazla yarısına kadar uzar" hükmü yer almaktadır.
4.29.06.2006-23.09.2007 tarihleri arasında İzmir S.S. İz Otoser Otobüsçüler Servisçiler, Motorlu Taşıyıcılar Kooperatifi yönetim kurulu üyesi olarak görev yapan hükümlü ...'nun görevden ayrıldığı 23.09.2007 tarihinin, üzerine atılı ihmali davranışla görevi kötüye kullanma suçunun işlendiği tarih olduğu, suç tarihi ile işlemeye başlayan 8 yıllık olağan dava zamanaşımı süresinin 23.09.2015 tarihinde dolduğu ve bu tarihe kadar zamanaşımını kesen herhangi bir işlem bulunmadığı, hatta hükümlü ile birlikte yargılaması yapılan ...'ın 21.01.2016 tarihli Cumhuriyet savcısı huzurunda alınan ifadesinin dava zamanaşımını kesen ilk işlem olduğu hususları bir arada değerlendirildiğinde, hükümlü hakkında düşme kararı verilmesi gerekirken yargılamaya devamla mahkumiyet hükmü kurulması Kanun’a aykırı olup kanun yararına bozma talebi değişik gerekçeyle yerinde görülmekle, 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin dördüncü fıkrasının (d) bendi uyarınca bahse konu hukuka aykırılık Dairemiz tarafından giderilmiştir.
III. KARAR
1.Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE,
2.İzmir 8. Asliye Ceza Mahkemesinin, 10.06.2022 tarihli ve 2022/158 Esas, 2022/550 sayılı Kararının 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin üçüncü fıkrası gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA,
3.Bozma nedenine göre karardaki hukuka aykırılığın, 5271 sayılı Kanun'un 309 uncu maddesinin dördüncü fıkrasının (d) bendi uyarınca Yargıtay tarafından giderilmesi gerektiğinden; hükümlü hakkında açılan kamu davasının aynı Kanun'un 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrası uyarınca zamanaşımı nedeniyle DÜŞMESİNE,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
12.10.2023 tarihinde karar verildi.