Logo

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi

SAYISI : 2022/194 Değişik iş

SUÇ : İhmali davranışla görevi kötüye kullanma

İNCELEME KONUSU KARAR : İtirazın reddi

KANUN YARARINA BOZMA

YOLUNA BAŞVURAN : Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı

Erzurum 4. Ağır Ceza Mahkemesinin, 21.06.2022 tarihli ve 2022/194 Değişik iş sayılı Kararı ile sanık ... hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin Tortum Asliye Ceza Mahkemesince verilen 07.03.2022 tarihli ve 2021/38 Esas, 2022/34 sayılı Karara vaki itirazın reddine dair karar verilmiş, verilen kararın kesin olduğu anlaşılmıştır.

Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 309 uncu maddesinin birinci fıkrası uyarınca, 12.05.2023 tarihli evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 04.07.2023 tarihli ve KYB-2023/59526 sayılı yazısı ile dosya Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü:

I. İSTEM

Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 04.07.2023 tarihli ve KYB-2023/59526 sayılı kanun yararına bozma isteminin;

“Kanun yollarının 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nda düzenlendiği, anılan Kanun'un 231/12. maddesinde yer alan, "Hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararına itiraz edilebilir." şeklindeki düzenlemeye göre, hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının itiraz kanun yoluna tabi olduğu, sanık hakkında verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmiş ise de, basit yargılama usulünün uygulanmış olması sebebiyle bu kararın itiraza tabi olmadığı, basit yargılama usulünün uygulandığı durumlarda itiraz halinde 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 252/2. maddesinde yer alan ''İtiraz üzerine hükmü veren mahkemece duruşma açılır ve genel hükümlere göre yargılamaya devam olunur. Taraflar gelmese bile duruşma yapılır ve yokluklarında 223 üncü madde uyarınca hüküm verilebilir. Taraflara gönderilecek davetiyede bu husus yazılır. Duruşmadan önce itirazdan vazgeçilmesi hâlinde duruşma yapılmaz ve itiraz edilmemiş sayılır.'' şeklindeki düzenleme uyarınca genel hükümlere göre dava açılması, yapılacak yargılama sonucunda yine hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair karar verilirse hükmün o zaman itiraza tabi olacağı, usul hükümlerinin önce uygulanması gerektiği gözetildiğinde,

Dosya kapsamına göre, Tortum Asliye Ceza Mahkemesince sanık hakkında açılan davanın basit yargılama usulüne tabi olarak yürütüldüğü, sanık hakkında verilen 2 ay 9 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına ilişkin karara, sanık müdafiinin süresinde itiraz ettiğinin anlaşıldığı, hükmü veren Mahkeme tarafından itiraz üzerine duruşma açılarak sonucuna göre bir karar verilmesi gerektiğinden, itiraz üzerine karar verilmesine yer olmadığına, gereğinin takdir ve ifası için dosyanın mahkemesine iadesine karar verilmesi yerine, yazılı şekilde itirazın esastan incelenerek reddine karar verilmesinde isabet görülmemiştir.”

Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır.

II. GEREKÇE

1.Tortum Asliye Ceza Mahkemesinin, 07.03.2022 tarihli ve 2021/38 Esas, 2022/34 sayılı Kararı ile sanık hakkında, ihmali davranışla görevi kötüye kullanma suçundan 5237 sayılı Kanun'un 257 nci maddesinin ikinci fıkrası, 43 üncü maddesinin birinci fıkrası ve 62 nci maddesi, 5271 sayılı Kanun'un 251 inci maddesinin üçüncü fıkrası gereğince 2 ay 9 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına ilişkin hükmün aynı Kanun'un 231 inci maddesi uyarınca açıklanmasının geri bırakılmasına hükmedilmiştir.

2.Bahse konu karara sanık müdafiinin itirazı üzerine Erzurum 4. Ağır Ceza Mahkemesinin, 21.06.2022 tarihli ve 2022/194 Değişik iş sayılı Kararı ile itirazın reddine hükmolunmuştur.

3.5271 sayılı Kanun’un basit yargılama usulü başlıklı 251 inci maddesinde; "(1) Asliye ceza mahkemesince, iddianamenin kabulünden sonra adli para cezasını ve/veya üst sınırı iki yıl veya daha az süreli hapis cezasını gerektiren suçlarda basit yargılama usulünün uygulanmasına karar verilebilir. (2) Basit yargılama usulünün uygulanmasına karar verildiği takdirde mahkemece iddianame; sanık, mağdur ve şikâyetçiye tebliğ edilerek, beyan ve savunmalarını on beş gün içinde yazılı olarak bildirmeleri istenir. Tebligatta duruşma yapılmaksızın hüküm verilebileceği hususu da belirtilir. Ayrıca, toplanması gereken belgeler, ilgili kurum ve kuruluşlardan talep edilir. (3) Beyan ve savunma için verilen süre dolduktan sonra mahkemece duruşma yapılmaksızın ve Cumhuriyet savcısının görüşü alınmaksızın, 5237 sayılı Kanun’un 61 inci maddesi dikkate alınmak suretiyle, 223 üncü maddede belirtilen kararlardan birine hükmedilebilir. Mahkûmiyet kararı verildiği takdirde sonuç ceza dörtte bir oranında indirilir. (4) Mahkemece, koşulları bulunması hâlinde; kısa süreli hapis cezası seçenek yaptırımlara çevrilebilir veya hapis cezası ertelenebilir ya da uygulanmasına sanık tarafından yazılı olarak karşı çıkılmaması kaydıyla hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilebilir. (5) Hükümde itiraz usulü ile itirazın sonuçları belirtilir. (6) Mahkemece gerekli görülmesi hâlinde bu madde uyarınca hüküm verilinceye kadar her aşamada duruşma açmak suretiyle genel hükümler uyarınca yargılamaya devam edilebilir. (7) Basit yargılama usulü, yaş küçüklüğü, akıl hastalığı, sağır ve dilsizlik hâlleri ile soruşturma veya kovuşturma yapılması izne ya da talebe bağlı olan suçlar hakkında uygulanmaz. (8) Basit yargılama usulü, bu kapsama giren bir suçun, kapsama girmeyen başka bir suçla birlikte işlenmiş olması hâlinde uygulanmaz" , aynı Kanun'un Basit Yargılama Usulünde İtiraz başlıklı 252 nci maddesinde ise; (1) 251 inci madde uyarınca verilen hükümlere karşı itiraz edilebilir. Süresi içinde itiraz edilmeyen hükümler kesinleşir. (2) İtiraz üzerine hükmü veren mahkemece duruşma açılır ve genel hükümlere göre yargılamaya devam olunur. Taraflar gelmese bile duruşma yapılır ve yokluklarında 223 üncü madde uyarınca hüküm verilebilir. Taraflara gönderilecek davetiyede bu husus yazılır. Duruşmadan önce itirazdan vazgeçilmesi hâlinde duruşma yapılmaz ve itiraz edilmemiş sayılır. (3) Mahkeme, ikinci fıkra uyarınca hüküm verirken, 251 inci madde kapsamında basit yargılama usulüne göre verdiği hükümle bağlı değildir. Ancak, itirazın sanık dışındaki kişiler tarafından yapıldığı hâllerde 251 inci maddenin üçüncü fıkrası uyarınca yapılan indirim korunur. (4) İtiraz üzerine verilen hükmün sanık lehine olması hâlinde, bu hususların itiraz etmemiş olan diğer sanıklara da uygulanma olanağı varsa bu sanıklar da itiraz etmiş gibi verilen kararlardan yararlanır. (5) İkinci fıkra uyarınca verilen hükümlere karşı genel hükümlere göre kanun yoluna başvurulabilir. (6) Birinci fıkradaki itirazın, süresinde yapılmadığı veya kanun yoluna başvuru hakkı bulunmayan tarafından yapıldığı mahkemesince değerlendirildiğinde dosya, 268 inci maddenin ikinci fıkrası uyarınca itirazı incelemeye yetkili olan mercie gönderilir. Merci bu sebepler yönünden incelemesini yapar ve kararını gereği için mahkemesine gönderir" hükümleri yer almaktadır.

4.Bu açıklamalar ışığında somut olay değerlendirildiğinde; sanık hakkında açılan kamu davasının basit yargılama usulüne göre yürütüldüğü, yargılama sonucunda üzerine atılı suçtan 2 ay 9 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına ilişkin hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına hükmedilip itiraz yolunun açık olduğunun belirtildiği, sanık müdafiinin süresi içinde bahse konu karara itirazı üzerine dosyanın gönderildiği merciince, 5237 sayılı Kanun'un 252 nci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca hükmü veren mahkemece duruşma açılıp sonucuna göre karar verilmesi gerektiği belirtilerek itiraz hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmesi yerine itirazın esastan incelenerek reddine hükmedilmesi Kanun'a aykırı bulunmuş ve kanun yararına bozma talebi yerinde görülmüştür.

III. KARAR

1.Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE,

2.Erzurum 4. Ağır Ceza Mahkemesinin, 21.06.2022 tarihli ve 2022/194 Değişik iş sayılı Kararının 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin üçüncü fıkrası gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA,

5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca gerekli işlemin yapılması için dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

02.11.2023 tarihinde karar verildi.

***