Logo

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi

SAYISI : 2022/797 Değişik iş

SUÇ : İhmali davranışla görevi kötüye kullanma

KANUN YARARINA BOZMA

YOLUNA BAŞVURAN : Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı

Adıyaman 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 29.06.2022 tarihli ve 2022/797 Değişik iş sayılı Kararı ile sanıklar ... ve ... hakkında son soruşturmanın açılmasına yer olmadığına ilişkin Adıyaman 2. Ağır Ceza Mahkemesinin, 20.05.2022 tarihli ve 2022/179 Esas, 2022/265 sayılı Karara O yer Cumhuriyet savcısı ve şikayetçi ... vekili tarafından yapılan itirazın reddine karar verilmiş, verilen kararın kesin olduğu anlaşılmıştır.

Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 309 uncu maddesinin birinci fıkrası uyarınca, 12.05.2023 tarihli evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 23.06.2023 tarihli ve 2023/61597 sayılı yazısı ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü:

I. İSTEM

Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 23.06.2023 tarihli ve 2023/61597 sayılı kanun yararına bozma isteminin;

“Dosya kapsamına göre, Adıyaman 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 16.05.2022 tarihli kararı ile atılı suçun işlendiğine dair yeterli delil bulunmadığından bahisle sanıklar haklarında son soruşturmanın açılmasına yer olmadığına karar verilmiş ise de, Şanlıurfa Barosunda kayıtlı Avukatlar ... ve ...'in, ...'nun davacı müşteki vekili sıfatıyla Şanlıurfa 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2013/345 esasına kayden takip ettikleri trafik kazasından kaynaklı tazminat davasının yargılaması sırasında, daha önce bildirdikleri tanıkları dinletmekten vazgeçtikleri, müvekkili olan şikayetçinin tam kusurlu olduğu tespitini içeren Adli Tıp Kurumu raporuna itirazda bulunmak için süre verilmesine karşın itiraz etmedikleri, yargılama sonunda, maddi tazminat yönünden davanın reddine dair Şanlıurfa 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 14.07.2016 tarihli ve 2013/345 esas, 2016/598 sayılı kararından müvekkile haber etmedikleri gibi, karardan yaklaşık bir yıl sonra tebliğinin talep edilip karara karşı müvekkilinin bilgisi ve talimatı olmaksızın da süresinde kanun yoluna başvurmayarak anılan kararın 12.09.2017 tarihinde kesinleşmesine sebebiyet verdikleri, anılan kararın kesinleşmesi ile karşı vekalet ücreti ile ilgili müşteki hakkında İstanbul 29. İcra Dairesinin 2017/31054 sayılı icra takibinin başlatılarak şikayetçinin mağduriyetine neden olduklarının soruşturma kapsamından anlaşıldığı, adı geçen şüphelilerin üzerine atılı suç ile ilgili mevcut delillerin son soruşturmanın açılması için yeterli olup, delillerin takdirinin de son soruşturma aşamasında davayı görecek olan mahkemesine ait bulunduğu gözetilmeden, itirazın kabulü yerine yazılı şekilde reddine karar verilmesinde isabet görülmemiştir.”

Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır.

II. GEREKÇE

1.Adıyaman Cumhuriyet Başsavcılığının, 06.04.2022 tarihli ve 2022/3384 Soruşturma, 2022/1092 Esas, 2022/233 numaralı İddianamesiyle suç tarihinde Şanlıurfa Barosuna kayıtlı avukat olarak görev yapan ve Şanlıurfa 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2013/345 Esas sayılı dosyasında görülmekte olan tazminat davasında davacı şikayetçinin vekilliğini üstlenen sanık ... ile aynı Baroda avukat olarak görev yapan ve 21.01.2016 tarihli yetki belgesi ile bazı duruşmalara katılan sanık ...'in, verilen kesin süreye rağmen tanıkların isimlerini mahkemeye bildirmedikleri ve kesin sürenin bitiminden sonraki celsede tanık dinletme talebinden vazgeçtikleri, şikayetçi aleyhine verilen Adli Tıp Kurumu raporuna itirazda bulunmadıkları, şikayetçi aleyhine verilen kararı temyiz etmedikleri gibi şikayetçiyi de karardan haberdar etmedikleri ve bu şekilde şikayetçinin mağduriyetine sebebiyet vererek görevi kötüye kullanma suçunu işlediği iddiasıyla haklarında 1136 sayılı Avukatlık Kanunu'nun (1136 sayılı Kanun) 59 uncu maddesi uyarınca son soruşturmanın açılması kararı verilmesi talep edilmiştir.

2.Adıyaman 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 16.05.2022 tarihli ve 2022/179 Esas, 2022/265 sayılı Kararı ile Adli Tıp Kurumu raporunda şikayetçinin yüzde yüz kusurlu olduğunun tespit edilmesi sebebiyle temyiz yasa yolunda şikayetçi lehine kararın değişmeyeceğini, sadece yargılama giderlerinin artacağını düşünerek kararı temyiz etmeyen sanıkların eyleminin görevi ihmal anlamına gelmeyeceği, şikayetçinin de hükmü kanun yoluna taşıyabileceği gibi sanıklara kararın temyiz edilmesi gerektiği yönünde talimat verdiğine ilişkin dosya kapsamında belge olmadığı, hükmün temyiz edilmemesi ile zarar arasında nedensellik bağı bulunmadığı, sanıkların iddia edildiği gibi ihmali davranışlarıyla şikayetçinin mağduriyetine neden olmadıkları, açılan davada şikayetçinin kusurlu taraf kabul edilmesinden sanıkların sorumlu tutulamayacağı gerekçesiyle son soruşturmanın açılmasına yer olmadığına hükmedilmiştir.

3.Son soruşturmanın açılmasına yer olmadığına dair karara şikayetçi ... vekili ile O yer Cumhuriyet savcısı tarafından itiraz edilmiş, itiraz mercii Adıyaman 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 29.06.2022 tarihli ve 2022/797 Değişik iş sayılı Kararı ile son soruşturmanın açılmasına yer olmadığına dair kararın usul ve yasaya uygun olduğu gerekçesiyle itirazın reddine karar verilmiştir.

4.İtiraz merciince şikayetçinin son soruşturmanın açılmasına yer olmadığına dair karara itiraz hakkı bulunmadığı gerekçesiyle vekilinin itirazının reddine karar verilmesi yerine esasen inceleme yapılarak farklı gerekçeyle ret kararı verilmesi, O yer Cumhuriyet savcısının da karara itiraz etmiş olması nedeniyle sonuca etkili görülmemiş, dosya kapsamına nazaran, sanıkların ihmali davranışları olmadığı gibi trafik kazasında şikayetçinin kusurlu taraf kabul edilmesinden sorumlu tutulamayacakları, aleyhe kararın temyiz edilmemesinin şikayetçinin mağduriyetine neden olmadığı gerekçesiyle son soruşturmanın açılmasına yer olmadığına karar verilmiş ise de; Şanlıurfa 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2013/345 Esas sayılı dosyasının 17.09.2015 tarihli celsesinde sanıklardan Celal'in tanık dinletmek için verilen kesin süreden sonraki celsede tanık dinletme talebinden vazgeçtiklerini beyan ettiğinin, sanıkların şikayetçi aleyhine verilen Adli Tıp Kurumu raporuna itiraz etmediklerinin ve dava sonucunda verilen kararı temyiz etmedikleri gibi sonucundan da şikayetçiyi haberdar etmediklerinin anlaşılması karşısında mevcut delillerin son soruşturmanın açılması için yeterli olduğu, delillerin takdir ve değerlendirilmesinin de son soruşturma aşamasında davayı görecek olan mahkemesine ait bulunduğu anlaşılmakla, kanun yararına bozma talebi yerinde görülmüştür.

III. KARAR

1.Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE,

2.Adıyaman 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 29.06.2022 tarihli ve 2022/797 Değişik iş sayılı Kararının 5271 sayılı Kanun'un 309 uncu maddesinin üçüncü fıkrası gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA,

3.5271 sayılı Kanun'un 309 uncu maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca gerekli işlemin yapılması için dosyanın Mahalline gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

02.11.2023 tarihinde karar verildi.

***