"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Sulh Ceza Hakimliği
SUÇ : Ticari sır, bankacılık sırrı veya müşteri sırrı niteliğindeki bilgi veya belgelerin açıklanması
İNCELEME KONUSU KARAR : Kovuşturmaya yer olmadığına dair karara vaki itirazın reddi
KANUN YARARINA BOZMA
İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığının, 11.11.2021 tarihli ve 2021/79950 Soruşturma, 2021/97973 sayılı kovuşturmaya yer olmadığına dair Kararına vaki itirazın reddine ilişkin merci İstanbul Anadolu 6. Sulh Ceza Hakimliğinin, 14.04.2022 tarihli ve 2021/7671 Değişik iş sayılı Kararının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 271 inci maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca kesin nitelikte olması sebebiyle karar tarihi olan 14.04.2022’de kesinleştiği belirlenmiştir.
Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 309 uncu maddesinin birinci fıkrası uyarınca, 07.05.2023 tarihli evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 21.06.2023 tarihli ve KYB-2023/58533 sayılı yazısı ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü:
I. İSTEM
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 21.06.2023 tarihli ve KYB-2023/58533 sayılı kanun yararına bozma isteminin;
"5271 sayılı Kanun’un 160. maddesi uyarınca, Cumhuriyet savcısının, ihbar veya başka bir suretle bir suçun işlendiği izlenimini veren bir hâli öğrenir öğrenmez kamu davasını açmaya yer olup olmadığına karar vermek üzere hemen işin gerçeğini araştırmaya başlaması gerektiği, aynı Kanun’un 170/2. maddesi gereğince yapacağı değerlendirme sonucunda, toplanan delillerin suçun işlendiği hususunda yeterli şüphe oluşturduğu kanısına ulaştığında iddianame düzenleyerek kamu davası açacağı, aksi hâlde ise anılan Kanun’un 172. maddesi gereği kovuşturma yapılmasına yer olmadığına dair karar vereceği, buna karşın Cumhuriyet savcısının 5271 sayılı Kanun’un kendisine yüklediği soruşturma görevini yerine getirmediği, ortada yasaya uygun bir soruşturmanın bulunmadığı durumda, anılan Kanun’un 173/3. maddesindeki koşullar oluşmadığından, itirazı inceleyen merciin Cumhuriyet savcısının soruşturma yapmasını sağlamak maksadıyla itirazın kabulüne karar verebileceği yönündeki açıklamalar karşısında,
Her ne kadar İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığının 11.11.2021 tarihli kararı ile taraflar arasında Türk Borçlar Kanunu'nun 444 ve devamı maddeleri kapsamındaki borç ilişkisine ilişkin anlaşmazlığın hukuk mahkemelerinin konusunu oluşturan özel hukuka ilişkin bir mesele olduğundan bahisle kovuşturmaya yer olmadığına karar verilmiş ise de; müştekinin yetkilisi olduğu şirkette çalışan şüphelinin iş akdine son verilmesini müteakip rakip firmada işe başladığı ve müşteki tarafından şirketin üretimini yaptığı tüm makine üretim teknik çizimlerini, şirket çalışanlarının üretim esnasında gönderdikleri tüm tasarım, çizim projelerini şirkete ait bilgisayardan kopyalarak götürdüğü, şirkete ait e-postaları kişisel ve üçüncü bir şahsın adresine yönlendirdiğinin iddia edilmesi ve söz konusu iddialara ilişkin olarak soruşturma dosyasına uzman raporu sunulmuş olması karşısında; müştekinin iddialarının tespiti bakımından ilgili bilişim materyalleri üzerinde bilirkişi incelemesi yaptırıldıktan sonra şüphelinin hukuki durumunun tayin ve takdiri gerekirken, eksik soruşturmaya dayalı olarak verilen kovuşturmaya yer olmadığına dair karara yönelik itiraz üzerine, soruşturmanın genişletilmesine karar verilmesi gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde itirazın reddine karar verilmesinde isabet görülmemiştir.”
Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır.
II. GEREKÇE
1.Şüpheli hakkında şikayetçinin dilekçesinde belirttiği; şüphelinin şirketin bağlantı içinde olduğu bütün firmalara ait müşteri portföyü ve elektronik posta adresi bilgilerini, ürün ve fiyat listelerini, ses kayıtlarını, uzak bilgisayar ve sunucu kayıtlarını harici iki adet harddiske kopyaladığı, şirkete ait elektronik postaları kişisel e-posta adresine ve üçüncü kişiye ait olduğunu düşündüğü başka bir e-posta adresine yönlendirdiği iddiaları üzerine başlatılan soruşturma sonucunda, İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığının, 11.11.2021 tarihli ve 2021/79950 Soruşturma, 2021/97973 sayılı Kararı ile ticari sır, bankacılık sırrı veya müşteri sırrı niteliğindeki bilgi veya belgelerin açıklanması suçunun yasal unsurlarının oluşmadığı, taraflar arasındaki anlaşmazlığın Türk Borçlar Kanunu'nun 444 ve devamı maddelerine göre çözümlenebilecek nitelikte hukuki uyuşmazlık olduğundan bahisle kovuşturmaya yer olmadığına dair Karar verilmiştir. Şikayetçi vekilinin itirazı üzerine merci İstanbul Anadolu 6. Sulh Ceza Hakimliğinin, 14.04.2022 tarihli ve 2021/7671 Değişik iş sayılı Kararı ile kamu davası açılmasını veya soruşturmanın genişletilmesini gerektirir delil bulunmadığı gerekçesiyle itirazın reddine karar verilmiştir.
2.5271 sayılı Kanun'un 160 ıncı maddesinin birinci ve ikinci fıkralarında; Cumhuriyet savcısının, ihbar veya başka bir suretle bir suçun işlendiği izlenimini veren bir hâli öğrenir öğrenmez kamu davasını açmaya yer olup olmadığına karar vermek üzere hemen işin gerçeğini araştırmaya başlayacağı, maddî gerçeğin araştırılması ve adil bir yargılamanın yapılabilmesi için, emrindeki adlî kolluk görevlileri marifetiyle, şüphelinin lehine ve aleyhine olan delilleri toplayarak muhafaza altına almakla ve şüphelinin haklarını korumakla yükümlü olduğu belirlenmiştir. Aynı Kanun'un 172 nci maddesi "(1) Cumhuriyet savcısı, soruşturma evresi sonunda, kamu davasının açılması için yeterli şüphe oluşturacak delil elde edilememesi veya kovuşturma olanağının bulunmaması hâllerinde kovuşturmaya yer olmadığına karar verir. Bu karar, suçtan zarar gören ile önceden ifadesi alınmış veya sorguya çekilmiş şüpheliye bildirilir. Kararda itiraz hakkı, süresi ve mercii gösterilir...", 173 üncü maddesi“(1) Suçtan zarar gören, kovuşturmaya yer olmadığına dair kararın kendisine tebliğ edildiği tarihten itibaren onbeş gün içinde, bu kararı veren Cumhuriyet savcısının yargı çevresinde görev yaptığı ağır ceza mahkemesinin bulunduğu yerdeki sulh ceza hâkimliğine itiraz edebilir. (2) İtiraz dilekçesinde, kamu davasının açılmasını gerektirebilecek olaylar ve deliller belirtilir. (3) (Değişik: 18/6/2014-6545/71 md.) Sulh ceza hâkimliği, kararını vermek için soruşturmanın genişletilmesine gerek görür ise bu hususu açıkça belirtmek suretiyle, O yer Cumhuriyet başsavcılığından talepte bulunabilir; kamu davasının açılması için yeterli nedenler bulunmazsa, istemi gerekçeli olarak reddeder; itiraz edeni giderlere mahkûm eder ve dosyayı Cumhuriyet savcısına gönderir. Cumhuriyet savcısı, kararı itiraz edene ve şüpheliye bildirir.
(4) (Değişik: 25/5/2005 - 5353/26 md.) Sulh ceza hâkimliği istemi yerinde bulursa, Cumhuriyet savcısı iddianame düzenleyerek mahkemeye verir..." hükümlerini içermektedir.
3.Yukarıda yer verilen kanuni düzenlemelerde de belirtildiği üzere Cumhuriyet savcısı, suçun işlenip işlenmediğinin tespiti bakımından hemen işin gerçeğini araştırmaya başlamalı, toplanan delillerin suçun işlendiği hususunda yeterli şüphe oluşturduğu kanısına ulaştığında iddianame düzenleyerek kamu davası açmalı, aksi halde 5271 sayılı Kanun’un 172 nci maddesi gereğince kovuşturma yapılmasına yer olmadığına dair karar vermelidir. Karara itiraz edilmesi halinde itirazı inceleyecek olan Sulh Ceza Hakimliğince, kamu davası açılması için yeterli delil bulunmaması durumunda itirazın reddine, yeterli delil bulunması durumunda itirazın kabulüne veya eksik soruşturma nedeniyle soruşturmanın genişletilmesine karar verebilecektir.
4.Bu açıklamalar ışığında somut olay değerlendirildiğinde, şikayetçinin yetkilisi olduğu şirkette çalışmakta iken iş akdine son verilen şüphelinin şirketin e-postalarını yönlendirdiği mail adreslerinin kime ait olduğunun tespitinden, üçüncü kişiye ait olması halinde paylaşılan belgelerin ticari sır mahiyetinde olup olmadığının belirlenebilmesi bakımından özellikle bu konunun uzmanlarından oluşacak bir bilirkişi kurulundan rapor alınmasından sonra şüphelinin hukuki durumunun takdir ve tayini gerektiğinden bahisle soruşturmanın genişletilmesine karar verilmesi yerine itirazın reddine karar verildiği anlaşılmakla kanun yararına bozma talebi yerinde görülmüştür.
III. KARAR
1.Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE,
2.İstanbul Anadolu 6. Sulh Ceza Hakimliğinin, 14.04.2022 tarihli ve 2021/7671 Değişik iş sayılı Kararının 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin üçüncü fıkrası gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA,
5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca gerekli işlemin yapılması için soruşturma dosyasının Mahalline gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
12.10.2023 tarihinde karar verildi.